Evet!..
Başlangıçta sadece bir seçimdi bu.
Pek fazla işlevi kalmayan millete vekil
Ve
Herşeyi ile akla gelebilecek herşeyin tek söz sahibi, cumhurbaşkanını seçecektik!..
Bakan olamayan,
Atanmış bakana laf anlatamayan,
Kaldır elini-indir eliniden başka sekreteryası,
Danışmanı,
Şoförü,
Bir de hava ile birlikte maaşı ve dokunulmazlığı olan,
Aslında,
Eskisi kadar işlevi olmadığı için olsa da olur, olmasa da olur kabilinden millete vekillik bölümünü hala-
valayla seçerek geçtik, şükür!..
Yasa gereği,
Hiç bir aday toplam seçmen sayısının yüzde ellisini geçemediği için,
Kaldı cumbaba seçimi!..
Yani,
Yeni sistemin herşeyi...
Tek adamı,
Tek sesi,
Tek söz sahibi,
Tek karar vereni!..
Anlaşıldı ki;
Necip milletimin en başta barınma,
Yani,
Ev sahibi veya kiracı olma, kira tahsilatı yada kira ödeme gibi,
Evlenme, eşine sahip olma,
Gelecek kurma,
Bu gün ve gelecekte ekmek-aş-iş-işsizlik-sağlik-eğitim-öğretim-üretim-teknik-teknolojik-çağdaş
yaşam-dünya ile entegrasyon falan-filan gibi bir sorunu yok şükür Allaha…
Sorunu;
Her il belediyesine henüz birer adet tahsil edilmiş olduğu aşikar yerli ve milli, ki, nerde yapıldığı, kaç
çalışanının olduğu, çalışanlar sendikalı mı, sendikalıysa hangi sendikaya bağlı olduğu tam
aydınlatılmasada TOOG marka aracımızla selfiye çekmek,
Birde
Mülteci ve kaçak göçmenler tabi!..
Allaha hamd olsun ki,
Ben hariç herkesin çektirdiği bir selfiye ile TOOG sorununu aşmış olduk,
Lakin;
Asıl sorun süriyeli mülteciler
Ve
Haritada yerini bilmediğimiz Afganistan, Pakistan, Bangladeş, belkide araya bizim Konyalı gibi sıkışmış
birkaç Hintli kaçak!..
Ve
Bu iki turlu seçimin ikinci turuna kalmış iki adaydan birisi,
Yani,
Sınır, nereli ve ne idüğü, (hırsız mı, arsız mı, harami mi, terörist mi, savaşçı yada çoban mı?) belirsiz
insanlar tarafından kevgire çevrilirken görevde olanı seçilirsem onları bir yere göndermem diyor,
Diğeri ise;
Burası dingonun ahırı değil, “Ne mutlu Türküm” diyebilen insanların yaşadığı Türkiye cumhuriyeti
devletidir, diyor!..
Dolayısı ile 28 Mayısta yapılacak sade ve sıradan bir seçim değil,
Bilakis;
Ülkemizde bu güne kadar yapılmış tüm seçimlerin üzerinde çok nazik ve hayati bir öneme sahip
referandumdur.
Konusu;
Önlem alınmazsa geleceği söylenen on milyonu hariç, kaçak-göçek yurmumuza girmiş şimdilik on üç
milyonu aşmış sayıları ile güvenlik başta olmak üzere her türlü sorunun kaynağı bu insanlar, geldikleri
yerlere gönderilsin mi, yoksa gerek yürüyerek, gerek üreyerek, gerekse koşarak kılcal damarlarımıza
kadar sirayet etmiş olarak birlikte yaşamaya devam mı edelim?
Bana göre oylanacak şey bu Pazar günü kurulacak sandıkta…
Yoksa;
Soğan,
Domates,
Et,
Ekmek falan hikaye,
Çünkü;
Öyle bir derdi yok asgari ücretle geçinmeyi yaşamak belleyen necip milletimin!..