Ahmet yeşil


REİSİN ADAMLARA!..

REİSİN ADAMLARA!..


 

Alınan sıkı tedbirlerin sonunu görmeden,

 Erken seçim istedi hükümet ortağı MHP 2002 yılında

Ve

Böylelikte üç yıl diye Türkiye siyaset yaşamına adım atan AKP’nin kesintisiz yirmi bir yıl sürecek iktidarının yolunu açmış oldu.

Şöyle oldu,

Böyle oldu,

Şurdan gelip-şuraya gitti,

Şu tesadüftü,

Bu kurguydu,

Aha da şu şanstı da yirmi bir yıl böylece geçti falan demeyeceğim milletin gözünün önünde yaşanan bir çok şey için,

Ama

Şurası da bir gerçek;

Bu coğrafyada nefes alan insanlar, “ne cumhuriyet tarihinde nede onun öncesinde var olmuş bir partiye yada padişaha, veya ağaya-beye- paşaya ne bu kadar tölerans gösterdi, nede bir parti başkanına yada padişaha veya ağaya-beye-paşaya  bu kadar kredi” açtı...

Üç dönem,

Yani,

Dörder yılda bir seçim olduğunu düşünürsek on iki yıllığına gelmişlerdi aslında,

Gelirken,

Kimse kendine oy istememiş ilk seçimin Türkiye konjöktüründe yaşanankargaşa ve belirsizlik ortamından istifade,

Vatandaşta

Kimseye oy vermiyordu zaten.

Dili dönen için varsa yoksa Erdoğan,

Varsa yoksa Recep Tayyip,

Dönmeyen için ise,

 Varsa  yoksa partinin amlemi, lamba!..

İnanması güç lakin bir o kadar da gerçek olan,

Çoğu vatandaş sandığa giderken oy verdiği ne milletvekilinin, ne belediye başkanının, nede onun meclisinin  adını-sanını-cinsini-cibiliyetini-memleketini dahi bilmiyordu!..

Bu gerçeğinfarkında olan pek kıymetli seçilen de,

Zahmetsiz,

Eylemsiz,

Masrafsız,

Reklamsız, bulduğu koltuk ve makama mabadını yerleştiriyor,

Giderken giderken de bir yerlerinde boncuk olduğu savı ile kendini vazgeçilmez sanıyordu.

Çoğundan vazgeçildi!..

Yola çıktıklarını,

Yolda buldukları ile değiştirdiler;

Ve

Böylece onlar için rüya gibi yaşanan ve çeyrek asra yaklaşan koskoca bir yirmi bir yıl geldi geçti.

Çeyrek asırda Reis’in kimseye ihtiyacı yoktu…

İsmi,

Sesi,

Nefesi,

Boyu-posu-yürüyüşü-endamı yeterdi.

Ve şu an!..

Yani bir çoğuna göre son,

Bir çoğuna göre var olup olmama seçimi,

Ve bu seçimde,

Reisin adaya ihtiyacı var.

İsme ihtiyacı var.

Kitleleri-kalabalıkları kendi ismi olmadan peşi sıra sürükleyecek,

Sürüklerken coşturacak,

Coştururken sandığa taşıyacak adamlara ihtiyacı var…

Türkiyeyi bilmem!..

Kibrinden arınmış,

Kendi emeği-gayreti-sevgisi-saygısı ve sempatisiyle mabadını AKP ve reis sayesinde koltuklarda ısıtmamış, Kırıkkalede iktidar mensubu böyle bir adam varsa,

Gücü-kudreti-hitabeti de dahil,

Buyursun önden alalım!..

NOT;

MHP’de birinci sıra adayı kesin gibi, Halil Öztürk. Kulağıma gelen duyumlar, bir türlü ikinci, hele de üçüncü sıra adayını bulamadıkları yönünde. Hatta, kendi bilgisi dışında vazifelenen biri, etrafına dert yanıyormuş; “ gardaşım benim ne param var, ne halim, nede vaktim  adaylık için ama, illede müracaat edeceksin dediler, aday adaylığım noktasında yarın bir gün basın önünde açıklama yapacağım” demiş. İnanmıyorum ancak, ortada konuşulan dedikoduyu da duyurmak zorunda olduğumu biliyorum dikkate alanlar için.