İyi günde,
Kötü günde…
Hastalık da,
Sağlıkta!..
Savaş da!..
Sel de,
Deprem de, Yangın da,
Ve
Hülasa,
Bilumum tabi afette insanımızın yanında olmalıydı, onurumuz, gururumuz, göz bebeğimiz Kızılay’ımız.
Varlık nedeni o çünkü,
Kuruluş amacı buydu.
Hilal-i Ahmer adı ile başladığı serüvenine,
Kızılay ile devam ederken kuruluş amacından zerre saptığını görmedi dünya.
Taa ki;
1999 Düzce-Adapazarı-Gölcük depreminin tüm Marmara bölgesini yerle yeksan ettiği 17 ağustos
gecesine kadar.
O geceye kadar irili ufaklı depremlerde,
Lokal yada toplumsal yangınlarda,
Başta doğu Karadeniz olmak üzere her yıl tekrarlanan ve bir çok insanımızın maddi manevi canını
acıtan sel de,
Heyelan da,
Bizzat devletin kendi diye gözlerin aradığı ilk kurum Kızılaydı,
Ve
O güne değin her yerde, her şekilde tüzüğüne-programına, varlık nedenine uygun olarak yanı
başımızdaydı.
O gün gördük,
Ve
Bizzat tanık olduk ki,
Göz bebeğimiz, zor gün dostu, canımız, ciğerimiz Kızılayımız birileri için “Ali babanın” çiftliğinden
başka bir şey değilmiş.
Daha önce yazdım;
Şahsen ben ve Kırıkkale ekibi merhum Mehcure Kocaballı başkanlığı,
Ve
Eşi emekli hakim Ümit Nuri Kocaballı önderliğinde genel merkez kongrelerine müdahil olmuş,
Kızılay’ın birileri için Ali babanın çiftliği olması devamına kısmen de olsa son vermiştik.
Ülkemizde,
Her iyi niyet ve başarı gibi Mehcure hanımın iyi niyeti ve başarısı da cezasız kalmamış,
Kırıkkale şube başkanlığından alınarak bileti kesilmişti.
Genel başkanlık makamının Kızılay’ı şirket gibi yönetme biçimini her Türk vatandaşı gibi asla tasvip
etmemekle birlikte, uzun zamandır ilgilenmediğim Kırıkkale şubesinin çalışmalarını önceki
makalemden sonra bizzat başkan Mustafa İşler tarafından davet edilerek gezme ve inceleme imkanı
buldum.
Benim önceliğim,
Beytül malın keyf-i alaya göre kullanılmamasıydı,
Neticede öyle olduğunu gördüm.
İkincisi ise tüzüğün yazdığı gibi programlanan her şeyin kitabın kavlince ve siyasete, ticarete, din’e,
mezhebe ve başkaca yan dallara bulaştırılmadan uygulanmasıydı,
Onu da gördüm.
Ülkemizin yaşadığı ekonomik krizin etkileri ile iyice yoksullaşan halkımızın sadece doğal afetlerde
yanında görmek istediği Kızılay’ımızı artık normal günlerde de sıkça vatandaşa ayni ve nakdi yardım
yaparken görmekten çok da hoşnut değilim açıkçası ama, işin ehemmiyeti ve ciddiyeti göz önüne
alındığında özveri ile “halka hizmeti hakka hizmet” addedip görevin üstesinden gelenleri de yürekten
alkışlamak gerektiğine inanıyorum.
Umarım ve inşallah siyasetten-ticaretten ve dini şekillenmeden uzak başta başkan Mustafa İşler
olmak üzere gönüllülerle birlikte bu insanların özverisi ve emeği sayesinde Kırıkkale Kızılay şubesi
çok daha güzel yerlere gelir…
Allah yar ve yardımcıları olsun,
Hem onların hem vatandaşın.