ÇOK ÖNEMLİ BİR KONU
Dijitalleşen dünyada haberin üretim ve tüketim alışkanlıkları değişirken, basın sektöründe uzun süredir beklenen "telif hakları" konusunda somut bir adım atıldı. MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, dijital platformların haber içeriklerinden elde ettiği gelirin basın kuruluşlarıyla adil bir şekilde paylaşılmasını öngören kanun teklifini kamuoyuna duyurdu.
ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Öztürk’ün hazırladığı teklif, arama motorları ve sosyal medya ağları gibi dijital devlerin, haber içeriklerini kullanarak yarattıkları ekonomik değer karşılığında içerik üreticilerine ödeme yapmasını hedefliyor. Teklifin en dikkat çekici noktası, bu ödemenin mevcut 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu haklarına halel getirmeyen, münhasıran çevrimiçi kullanım için tasarlanmış "sui generis" (kendine özgü) bir yükümlülük olması.
TEKLİFİ ANLATTI
Halil Öztürk, teklifin gerekçesini şu sözlerle özetledi: "Dijital hizmet sağlayıcıları haberleri listeleyerek ve özetleyerek büyük bir ekonomik değer üretiyor; ancak içerik üreticisi medya kuruluşları bu değerden adil pay alamıyor. Bu durum özellikle yerel ve bağımsız medyanın sürdürülebilirliğini tehdit ediyor." Hazırlanan teklif sadece bir gelir paylaşımı değil, aynı zamanda dijital ekosistemdeki güç dengesizliğini gidermeyi amaçlayan kapsamlı bir düzenleme içeriyor:
NELER OLACAK
Haber içeriklerinin listelenmesi ve yönlendirilmesi karşılığında şeffaf bir pazarlık süreci kurulacak. Platformların, içerik üreticileri üzerinde algoritmalar aracılığıyla baskı kurması veya ayrımcılık yapması engellenecek. Kamu yararına habercilik yapan yerel medya kuruluşları, yeni düzenleme ile ekonomik olarak desteklenecek. Platformlar ve medya kuruluşları arasındaki uyuşmazlıklar, hızlı ve öngörülebilir bir usulle çözüme kavuşturulacak.
DOĞRU BİLGİYE ERİŞİM
Teklifin yasalaşması durumunda, dijital platformların "haberi bedelsiz kullanma" döneminin sona ermesi bekleniyor. Öztürk, bu düzenlemenin dolaylı olarak kamuoyunun doğru bilgiye erişim hakkını da koruyacağını vurguladı. Ekonomik olarak güçlenen medya kuruluşlarının, dezenformasyonla mücadelede ve kaliteli içerik üretiminde daha dirençli hale geleceği öngörülüyor. Bu gelişme, Avrupa Birliği ve Avustralya gibi bölgelerde halihazırda uygulanmaya başlanan "dijital telif" yasalarının Türkiye'deki izdüşümü olarak değerlendiriliyor.