Gök delindi yağmur oldu,
Deniz taştı,
Tusunami oldu,
Yer yarıldı,
Deprem oldu 7nokta 6,
Uçak çarpıştı yangın oldu aynı günün içinde…
Bildiğimiz,
Tanıdığımız,
Literatüre girmiş ne kadar doğal,
Tanrısal, istem dışı afet veya kaza varsa lanet oldu indi sanki Japonların üstüne o gün,
Ve hayret;
Sadece elli Japon öldü…
Ve
Bir o kadar Japon da, orasından burasından hafif şekilde yaralandı, hepsi bu.
Gün yirmi dört saat,
Ve
O saatin içinde yaşanılan, yaşandığı süre kadar zaman almadan tüm yaralar sarıldı ve unutuldu
milletçe yenilerine hazırlanmış olarak.
Kimse sitem etmedi…
Beddua okumadı,
Kadınların saçına-bacağına-pantolonuna bağlamadı işi,
Kader demedi,
Mukadderatı,
Alın yazısını suçlamadı,
Durmadı-susmadı-bilime inandı-fenne inandı-matematiğe güvendi her şeye hazırlanıp bekledi
kaçınılmaz gerçeği yaşamak için,
Ve
Ölümcül afetlerin en ölümcüllerinden sadece ve sadece, elli insanın hayatını feda ederek kurtuldular…
Ki,
İnanıyorum, o elli insanın ölümündeki sorumlularda en kısa sürede meydana çıkacak, Japon devleti
cezasını vermeden o sorumluların, onlar kendi kendini bıçaklayarak harakiri yapacaklardır.
Biz ne yaptık?
Hiç yaşanmamış gibi sanki coğrafyamızda,
Daha önce duymamış-görmemiş bilmiyormuş gibi salağa yatarak 1999 da tanıştığımızı sandık ülkece
depremle.
Baldır bacağa,
Saça başa bağladı konuyu ulema dedikleri şarlatanlar,
7 nokta 4 yetmedi mi diye pankart açtırdı çoluğa çocuğa millet enkaz altında kalmış yakınlarının
canına ulaşmaya çalışırken.
Neyse ki akil adamlar vardı bilime inanmış o günlerde,
Bilimin emrettiği şekilde çalışmalara başlasa da bir müddet sonra, onların yerine gelenler tekrar
eskiye dönüp işi, alın yazısına-mukadderata bağladılar…
Ve
Geçen yıl Maraş-Antep ve Hatay bölgesinde yaşanan 6 nokta 4 şiddetinde depremle elli bini aşkın
insanımızı-canımızı-vatan evladını göçüğün altından çıkardık...
Ve bir o kadarı kayıp,
Her ikisinden,
Yani
Ölü ve kayıplardan çok daha fazlası da yaralı!..
Ve yine getirdik işi kadının saçına-başına,
Baldır-bacağına,
Ve
Yapılan ibadetin azlığına-çokluğuna bağladık!..
Japonlar bilime inandı, matematiğe güvendi doğal olan-olmayan ne kadar afet veya kaza varsa
hepsini insan hayatına maal olmadan yada en az maliyetle atlattı-atlatıyor,
Biz ise;
İşimizi Allaha gördürerek canımız dediklerimizi toprağın altından çıkarıp tekrar toprağın içine
gömüyoruz.
Terslik bizde mi,
İnanıp güvendiklerimizde mi bilmiyorum!..
Ama bildiğim,
Japonların gaipten geldiğine inandığımız doğal afetlerin hepsini ilim-fen ve matematikle evire çevire
yendiğidir.
Hayran olmamak,
kıskanmamak elde değil!..