24 Mayıs 2012 Perşembe

26.07.2008 00:00:00 486  defa okundu.

Şehirdeki Bazı Sorunlar

 

Yahu bizim Zabıta Memurlarımız ne kadar çok çalışıyorlar öyle. O kadar çok çalışıyorlar ki yoğunluktan gözleri şehrin merkezinde cirit atan dilencileri görmüyor. Neden müdahale edilmiyor anlayabilmiş değilim. Dilenciler çok rahatsız ediyorlar insanları. Bu sorun çok dile getiriliyor fakat hiçbir yere bildirilmiyor.

Birincisi; dükkân müptelaları var. Her gün akşam ya da günün “belirlenmiş” saatlerinde abonesi oldukları dükkânlara geliyorlar. Belirli bir ücretin altında “sadaka” verirsen giderken söyleniyorlar. Her gün ama her gün geliyorlar. Kesintisiz.

Bir de sokaklarda gezenler var. İnsanların yüzüne mahzun avam tabiriyle “acıklı acıklı” bakarak “sadaka” talep ediyorlar. Yeni denk geldim bir tanesine. Eli ayağı sağlam. Benden daha irice. Yürürken azıcık ayağını büküyor, bir de elini kıvırıyor. Benden bir iki sefer istedi para. Tabi isteme şekilleri malumunuzdur. Ne dualar, ne temenniler… Yazmaya çalışsam yazı biter. Ben o çocuğa para vermedim. Bizim dükkânın önünden dilenerek geçerken beni gördü. Yaptığı hareket karşısında kendimi zor tuttum. Çocuk 3 sefer yaptı. Yani 3 kere caddenin bir başından öbür başına gitti. Her seferinde de bizim dükkânın tam önüne tükürdü. Böyle bir şey olabilir mi yahu. Böyle bir intikam şekli. Para vermedim diye yaptığına bak. Dikkatli izledim. Hani başka yerlere de tükürüyor mu diye. Yok. Sadece bizim dükkânın önü. Sabrettim. İlk gün gördüğümde elinde bir şey yoktu. İkinci gün eline bir de tas almış onunla dileniyor. Kazanıyor da yani. Geçen akşam durumu bir zabıta memuruna bildirdim. Bana ileride duran polise söylememi istedi. Çok meşguldü anlaşılan.

Gözlemlediğim bir diğer dilenci de köşe başlarını ya da belirli noktaları mesken tutanlar. Bu meskenlerin en başında camiler geliyor. Kadın 8 yıl önceki reçeteyi getirmiş oğlum hasta ilaç alacağım diye dileniyor, Cuma namazından sonra. İnsanımız da inanıyor. Kimsenin reçeteye bakmak aklına gelmiyor. Bankalar caddesinde mesken tutmuş bir yaşlı adam vardı. Onu uzun zamandır göremiyorum. O kadar mahzun bakardı ki… Adama iki dakika bak bütün dünyan kararır yahu. O da kendince “sadaka” istiyordu. Ben tam amcanın yanından geçerken adamın biri dilencinin dikildi karşısına. Elin ayağın tutuyor, ne öyle bakıp ta insanları acındırıyorsun kendine.” diye kızdı. Dilenci adam “git lan işine, oyalama beni” dedi. Kulaklarıma inanamadım. O kadar mahzun bakan bir adamdan bu sözleri duymak aklımın ucuna bile gelmemişti. Dilenciye kızan adam söylene söylene yoluna devam etti.

Dikkat ettiyseniz “sadaka” kelimelerini özellikle belirttim. Çünkü sadaka, muhtaç olana verilirdi. Ama bu insanlar sadaka istemeyi kazanç yolu olarak, iş olarak benimsemişler. Konya’da yaşlı bir dilenci adamın banka hesabında 73 Bin YTL çıkıyor. Nereden kazandın diye sorulunca da emekli maaşımı biriktirdim diyor. Yahu sen nereden emekli oldun amca. O kadar emekli maaşı alıyorsun. Ben bir gün -işim yok- hesap yaptım. 5 kişilik bir dilenci ailesi ayda 10 bin YTL kazanıyor. Mübalağa yapmıyorum. Cuma günleri bonus günler tabiî ki.

Buradan Zabıta ekiplerimize sesleniyorum. Lütfen alnının teriyle kazandığı parayı muhtaç olduğunu düşündüğü ama hiç de ihtiyacı olmayan insanlara kaptıran vatandaşımıza bu eziyeti çektirmeyin. Eziyet diyorum çünkü versen bir türlü vermesen bir türlü. Bazen denk geliyor, hakikaten yardıma muhtaç insan. Onu da diğerleri gibi zannedip geri çeviriyorsun. Lütfen vatandaşımızı “yolmaya” çalışan bu “sefil” insanları engelleyin. Yapabileceğinizden eminim.

Yorum Yaz


YORUMLAR
hasan demir:
espri dolu güzel bi yazı olmuş, aynı dertlerden bizde müstaripiz belediyeden dilenciler olayını çözmesini bekliyoruz.
28.07.2008 20:05:00

YAZARIN TÜM YAZILARI
Şehirlerarası Otobüs Terminali - 17 Haziran 2009 Çarşamba 00:00
Şehirdeki Bazı Sorunlar-3 - 06 Haziran 2009 Cumartesi 00:00
Şehir'deki Bazı Sorunlar - 2 - 17 Eylül 2008 Çarşamba 00:00
Doğu'nun Çocukları - 09 Eylül 2008 Salı 00:00
Yine Turneden - 31 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
Şehirdeki Bazı Sorunlar - 26 Temmuz 2008 Cumartesi 00:00
Merhabalar - 21 Temmuz 2008 Pazartesi 00:00

Son Yorumlar

bırakın var olanısöküp takmayı
valla pes doğrusu bu nasıl bi zihniyet bağlarbaşı mahallesi ne 8 senedir bir avuç dahi asvalt ğelmedi kışın çamur,hendekler yazın toz toprak yazıklar olsun buradaki yaşayanlar insan değil demi size ğöre çarşıyı sökün takın para onda...gerçi yayınlamıyorsunuzda yinede yazalım..
23.05.2012 22:44:31

obalı
merak ettigim konu 2 sene önce yapılan kaldırımların suyumu çıkdıydı da şimdi yenisi yapılmaya başladı. eger hizmet etmek istiyosanız yolarımızı yapınız kenar da kalan mah.leri saymıyorum artık merkezde bulunan şhell benzinliginin önünden gecerken hatim indirecek duruma geldik araçların düşdügü çukurlar 30cm aşmış durumda belediye ise yol yerine kaldırım yapıyo yazık bu insanlara sizler ihale sayesinde ceplerinizi doldururken insanların çeblerinde olmayan paraları sanayi ye gidiyor
23.05.2012 19:53:45

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54