Damal’da ikindi vakti dağda oluşan adam siluetinden feyiz alarak trene bindiler.Demir ağlar üzerinde saatte 30 km yol alarak ancak gelebildiler.Biraz nostaljik olsun diye külüstür bir vagonda çekilir mi bu yolculuk. Şartların ne biçim namüsait olduğunu çilekeş halkımız anlasın diye böyle tercih ettiler. Memlekette o kadar yolsuzluk faili meçhul saldırı ve cinayet karşısında dut yemiş bülbül gibi davranan Zürriyet gazetesi bu sefer kahraman halkımız için hürriyet talebinde bulunuyor.”Hürriyet hakkımızdır” sloganı ile yola çıkmışlar. Bilmeyen de memlekette despotizm var sanır. Meclis yasama yetkisini kullanarak anayasada bireysel hakların kullanımını genişletecekti, bu gazete bu gelişmeyi “kaosa kalkan 411 el “ diye duyurdu.Kendileri acaba hangi hürriyetleri halkımıza tanıyacaklarmış ,bir türlü öğrenemedik.
“ Kodumu oturtan genel kurmay başkanı “ isteyen adamı da yanlarında getirtmişler.Adam dünyaca tanınmış tekaüt hakem ve maç yorumcusu. Onun bu halinden de istifade etmeyi unutmamışlar. Adam neden böyle kodumu oturtan birinden hoşlanıyor? Demokrat olandan hoşlanmıyor. Adam mazoşist herhalde. İşkencecilerden hoşlanıyor olmalı. Başında bir kalpağı eksikti. Adı suç örgütlerine bulaşmış Evin anayı neden getirmediler? Bendeniz beklerdim şahsen.Eline birde “kalpaklı Lenin ve Atatürk resimlerini yan yana gösteren afiş de verdin mi gündeme uygun olurdu. Gelmediğine üzüldüm.
28 şubat sürecinde ki gibi kolay ihale kapamayan , banka hortumlayamayan iş adamlarının maceralarına yer vermeyen gazete vatan kurtarmaya soyunuyor. Ama halkımız eskisi gibi yutmuyor.Yaz sıcağında yeterince halk desteği bulamayacağını bildiklerinden meydanı doldurmak için okul müdürleri ve öğretmenlerden destek istediler. Parasızlıktan yıllarca tatil yapamayan zavallı öğretmenler tören alanına çağrıldı. Nasılsa herkes evinde tatili geçiriyordur ,gelirler diye düşünüldü.Ama umdukları gibi olmadı.
Gelenlere de çok üzüldüm.Emir komuta zinciri ile bu çete destekçisi gazeteye kalabalık etmelerini manidar buldum.Meclisin yasama yetkisini kullanmasını kaos olarak niteleyen ve zinde güçlerin harekete geçmesini isteyen gazete halka ne gibi bir hürriyet isteyebilir ki.Halkın inanç değerleri ile her gün alay eden haberleri ile itibarlarını kayıp ettiler. Yanlarında gönüllü kalabalık bulamayacaklarını anlayınca resmi yazı ile öğretmenleri kalabalık yapan figüranlar gibi alana çağırdılar.Ama tutmadı.Halkımız totaliter ,ve özgürlük düşmanı çete sever patronların yanında yer almayacaktır. Bu adamlar,demokrat olmayı, başkasına tahammül etmeyi cahil sandıkları halktan öğreneceklerdir.
Karanlık ve gizli şer odaklarından emir alarak sivil inisiyatif sahibi olunamaz.Halkımız hür ve bağımsız karar verme iradesini, arkadan kurulu olanlara devretmeyecektir.
Zürriyet gazetesi, demir ağlarla örülü Ana yurdu saatte 30 km hızla dört baştan, aylarca gezse inandırıcı olamayacaktır. Çünkü yaptıkları işler ortadadır.Darbe severlik,çeteleri görmezlik ve ihale takipçiliği gizlenemeyen bir vasıf.
Değil mi Erman bey ? halk eskisi gibi yutmuyor.Asıl halk bir kodu mu iyice oturtuyor.Halkımız çok sabırlı ama sonunda oturttu mu bazıları bir daha oturamıyor. Bu işler top peşinde koşmaya benzemez.!