AKP dağılır mı?
Her zaman söylemişimdir.
Siyaset Kırıkkale’de bir başka şekilde yaşanır.
Ne Ankara, ne İstanbul, nede Çorum’dakine benzer.
Siyasi atmosferin en sönük olduğu dönemde dahi, geçmişte siyasetle uğraşan iki vatandaş bir araya gelmeye görsün.
Eski siyasi atmosferden dem vurularak başlayan cümleler, mevcut siyasi döneme gelir ki sandıkta oy verdiği parti ve yöneticileri dahi eleştirilir.
Nerede yanlış yapıldığı, bunun ceremesinin ne şekilde kime çıktığı ortaya koyulur.
Öyle ki konuşmalara bakılır ise siyaset bilimci kesilmişlerdir.
Özellikle Kırıkkale’nin parkları ile çay ocakları, bugünlerde siyaset bilimcilerin mekanı halinde.
Konu belli.
AKP’nin durumu birinci gündem maddesi.
İkinci gündem maddesi ise yapılacak yerel seçimlerde hangi partiden kimlerin aday olabileceği konusudur.
Parklardan ve çay ocaklarından çıkan ortak veya karşıt görüşler bir yana, mevcut siyasi gelişmeler hakkında muhtemel teorileri şu şekilde sıralayalım isterseniz.
Biliyorsunuz Türkiye’nin kilitlendiği iki siyasi gündem var.
Bunlardan biri AKP’nin kapatılıp kapatılmayacağı ile AKP’nin kapatılması veya kapatılmaması durumunda ortaya çıkacak siyasi yapı.
İkincisi ise kapatılma ile birlikte doğacak yeni partinin toparlayıcı olup olmayacağıdır.
Ben hemen söyleyeyim.
AKP kapatılır ise tıpkı ANAP veya DYP’de olduğu gibi büyük bir dağılmanın yaşanması kaçınılmaz olacaktır.
Yani evli evine köylü köyüne tabiri gibi, geçmişte değişik siyasi partilerde görev alıp AKP’de politika yapanların tekrar partilerine dönüşleri büyük ihtimal engellenemeyecek.
Kaldı ki, AKP’nin kapatılmasıyla siyasi yasaklı durumuna düşecek AKP’liler, kesinlikle dağılmayı körükleyecektir.
Gerek Ecevit başkanlığındaki DSP, gerek Demirel idaresindeki DYP ve gerekse Özal başkanlığındaki ANAP gibi, kongrelerde o eski heyecan aranacak hale düşülecektir.
Zira lidere bağlı oy verme zihniyeti halen Türkiye’de tazeliğini yetirmedi.
Dolayısıyla AKP’nin kapatılması sonrası Erdoğan’ın siyasi yasaklı olması durumunda yerine kim geçerse geçsin seçmenin sandıkta mührü AKP’ye basması mümkün kılınamayacak.
Hal böyle olunca da elbette ki, AKP’de kendini parti çöplüğünde bulacaktır.
Tahmin ediyorum AKP’ye kızmalarına rağmen hala Tayyip Erdoğan diyerek sandık başına gidip mührü AKP’ye basanlarda ani bir dönüşle, kendilerine başka partilerde yer aramanın yolunu arayacaktır.
Mesela 22 Temmuz seçimlerinde milletvekilliği için kendine AKP’de yer arayan onca aday adayının arasına girerek aday olmayı isteyen çok sayıda AKP’li milletvekili adayı da, AKP’nin kapatılması sonrasında AKP’de aday olma yarışına girmeyecektir.
Tabiî ki bunlar benim görüşüm.
Kabul etmeyenler veya karşı çıkanların olması muhtemel.
Ama şunu söyleyeyim 1980’den itibaren siyasi gelişmelerin şöyle bir irdelenmesi durumunda bana katılmayanların sayısının oldukça azalacağını düşünmek sanırım çok fazla iyimserlik değildir.