Bir yere giden veya bir yerden gelen her meslektaş merhaba yazısı yazar genelde.
Yazının sonucunu her ne kadar merhaba kelimesiyle bağlamış olsam da bu bir merhaba yazısı değil kesinlikle.
Sadece yanlış anlaşılmalara meydan vermemektir buradaki niyet.
Çünkü, çevrede o kadar karıştırıcı, kalbi bozuk, istismarcı, iftiracılar var ki bazen benim bile inanasım geliyor söylenenlere.
Aklım karışıyor mesnetsiz söylentilere.
İşte bu yazı en azından tanınmaya bir vesile olsun istedim.
Esasen yazının başlığı da belki ayrılık olmalıydı, bilmiyorum.
Zira kim olursa olsun ayrılık her zaman zor gelir.
Uzak diyarlarda hasret çekmek, yakınlarınız ile kucaklaşamamak da ağır gelir.
Ama sabretmek ve beklemek, zamana bırakmak kolay olmasa da bir çözümdür çoğu zaman.
Bu manada hiçbir ayrılık beni üzmedi.
Uzaklardaki dostlarla yıllar geçtikten sonra görmek ve kucaklaşmaktan büyük mutluluk duyduğumu söyleyebilirim ama büyük hasret yaşamamışımdır.
Çünkü, yaptığından veya yapmak zorunda kaldığından dolayı pişmanlık duyan bir yapı uymaz bana.
Bugün buradayım.
Bu bir hasret değil.
Özlemde olmadı hiçbir zaman.
Geride bıraktıklarımdan dolayı üzgün de değilim.
Meslekte 25’inci yılın doldurmuş biri olarak yazdıklarımdan ve söylediklerimden de pişmanlığım olmadı.
Doğrular üzerinde kendi kararını veremeyecek kadar aciz de kalmadım.
Dostlarım ve sevdiklerim hariç maddi kayıplarıma üzüldüm ama pişmanlık duymadım.
Kazandıklarımla yetinmeyi bildim, kaybettiklerim için teselli aramadım.
Zaman zaman yerdiklerim ve eleştirelim olmuştur.
Yanlış gördüm ama yanlış yapmadım, riyakar ise hiç olmadım.
Hesap veremeyecek yazı ve söylemde bulunmadım.
Bildiğim doğruları söylemekten vazgeçmedim.
İyileri kılavuz seçtim, kötülerden uzak durmaya çalıştım.
İftira atmadım, iftiraya maruz kaldım ama gülüp geçtim.
İki yüzlülük karakterim olmadı.
İki yüzlülerden uzaklaşmayı kazanç saydım.
İnsan satmadım.
Dostları kandırmadım.
Hırsıma kapılıp basamak yaparak insan üzerinden çıkar sağlamayı hiçbir zaman düşünmedim.
İnsanları birbirine düşürecek söylemlerden uzak durdum.
Ve bugün buradayım.
Düşünün bir kere.
İnsan bedeni bile kendinden olmayanı dışarı atıyor.
Mesleğim süresince hiçbir yapıya ters düşmedim ki, insan bedeni gibi dışarı atılacak zararlı madde durumuna düşmedim.
Kimseyi bilerek ve isteyerek rencide etmedim.
Rencide edilmeyi hak edenlere ise hak ettiğinden mahrum bırakmadım.
Bulunduğum yerde varlığımdan rahatsızlık duyanlardan mümkün olduğunca uzaklaştım.
Varlığından huzursuz olduklarım ile mesafeyi korumaya özen gösterdim.
Yaşamım ve mesleğim süresince ya olduğum gibi görünmeye veya göründüğüm gibi olmaya çalıştım.
Ödün verdiklerimden belki zarar gördüm ama kimseye zarar vermedim.
Kuruluşundan itibaren var olduğum yapıya tekrar döndüm.
Bu yapı bana, ben ise yapıya uyuyorum.
Aksi durumda dönüş kolay olur muydu?
Ve bugünden itibaren buradayım.
Herkese merhaba.