“Ben sayın Nesin’i, hayal dünyası geniş, yaratmaya her daim hazır bir insan olarak bilirdim. Fakat on günlük Türkiye tatilimde fark ettim ki Aziz Nesin, hayalden olaylar üretmek yerine, sadece gördüklerini yazmaktaymış!..”
anlamı şu; kitapları bilinen tüm dillere çevrilerek okunan ve bizim bir zamanlar canlı canlı yakmaya çalıştığımız mizah ustamız Aziz Nesin, yazdığı şeyleri hayal dünyasını çalıştırıp üretmek yerine, günlük, sıradan, her gün yaşanmakta olan olayları kaleme alıp kitaplaştırmaktaymış!..
Yazar böyle diyor!..
Kimi katılır kimi katılmaz, ama bir gerçek var ki millet olarak yaşadığımız traji komik hadiseler, içimizden binlerce Aziz Nesin çıkarmaya yeter de artar bile.
Bakın ergenekon diye adlandırılan davaya…
Her gün gazetelerde okuyoruz falanca filanca tutuklandı.
Amaçları, örgüt kurup anayasal düzeni değiştirip iktidarı ele almak!..
Nasıl varıldı bu kanıya?
Emekli bir paşanın tuttuğu günlükten…
Emekli paşa ne diyor günlük için;
“ Valla- billa ben böyle bir günlük tutmadım.”
Tuttuğu iddia edilip tutmadım diye direnilen günlüğün yazdıkları ile tutuklananlar kim?
Emekli paşalar,
Yazarlar,
Gazeteci,
Parti başkanı,
Sanayi ticaret oda başkanı vs.
Siz darbe yapacaktınız haaa!..
Annem babam ölsün ki yapmayacaktık.
Hayır hayır yapacaktınız biz biliyoruz ki,
Ve hatta,
Eminiz ki, kafanızda böyle bir düşüncede vardı!..
Ekmek-nüsap çarpsın bizim böyle bir şeyden haberimiz yok. Arada bir geyik olsun diye telefon muhabbetlerinde bir birimize takılmış olsak da şerrrefsizim böyle bir şey asla düşünmedik.
Ama günlük öyle demiyor!
Hangi günlük?
Emekli paşanın yazmadım dediği günlük…
Ee iyi ya, oda yazmadığını söylüyor ya zaten!..
Yaptındı,
Yapacaktındı,
Düşündündü,
Yok,
Yanlış anlaşıldı böyle düşünmedikti falan derken,
Örgütün gizli kasası,
Bağkura borç,
Hastaneye borç,
Çevreye borç takıp,
Ve kefen parası da borç alınarak toprağa verildi.
13 aydır ne için ve neyle suçlandığını bilmeden…
Aslında,
Merhumu darbe yapmayı düşünenlerin gizli kasası olarak tutuklayıp yargılamama yapmak yerine, bağkura yokluklar nedeni ile pirimini borçlanıp ödememekten ve sosyal kurumların tümünü zarara uğratarak iflasına neden olmaktan yargılamaya çalışsalardı daha doğru olacaktı;
Ama neyse!...
Giden gitti…
12 Eylül sabahı darbecilere “nerde kaldınız” diye methiyeler düzen “vayyy filanca şerefsiz de memleketi Rusya’ya satacak” diye darbecilere jurnalcilik yapan ne kadar zevat varsa aslan demokrat kesildi bu günlerde.
Kahvede,
Çay ocağında,
Kaldırımda sokakta,
Ve terzi Haşimin orda sıklıkla rastlamak mümkün bu elemanlara….
12 eylül darbesinde nerdeydiniz diye sorsanız, hepsi sus-pus…
Bunlar olmayan bir günlüğe dayanarak “ siz darbe yapmayı düşünmüşsünüz” diyor,
Onlar,
Allah belamızı versin, ekmek-nüsap çarpsın, hemi valla-hemi billa düşünmedik diyorlar…
Binlerce insanı işkenceden geçirip,
Kiminin ölümüne,
Kiminin sakat kalmasına,
Kiminin de ömür boyu alnından çıkmayacak “vatan haini” damgası yemesine sebep olan ve sadece düşünmekle kalmayıp darbeyi hayata geçirerek memleketin kaderi ile oynayan gerçek darbeci komutanda NÜ resimler yaparak paşa paşa Marmaris’te yaşamın keyfini çıkarmaya devam ediyor…
Hayret ki ne hayret;
Demeden edemiyor insan…
Üzerinde çocuklar oynarken sadece gördüklerini de yazsan yattığın yerde sen rahat oyu sevgili AZİZ NESİN…
Biz hala,
Güleriz ağlanacak halimize…