Bu memlekette en başarılı belediye kimin? Deseler…
Ben hemen “kahraman Kırıkkale’nin”, derim….
Gülmeyin bi dakika…
Ben ciddi manada bir yorum yazmak için oturdum masama.
Ciddiyet mi bunun neresinde?
Her yerinde…
Bir kere düşünün ağam, hem de iyice dikkat ederek hem düşünün hem de suallerime cevap verin…
Bir başkan adayı seçilecek, o memleketin deve dişi gibi siyasetçileri ortaya çıkıyor, temayüller, tasarılar, fikirler gırla giderken bir büyük siyaset adamı kendini atıyor ortaya ve “aday buuuuu” diyor.
Ve herkes eyvallah çekerek demokrasiye olan perestliğinden dolayı kabul ediyor ve giriyor seçime.
Alaşağı koy ukarı seçim çalışmalarına girişiliyor.
Koskoca bir bakan kefil mi? Kefil…
Başbakanın ve cumhurbaşkanı namzeti ile bütün şirket mensuplarının dostu mu? Eveeet.
Dünya çapında bir sürü insanı ikna ederek milyarları toplayan kurnaz bir lobinin, şirketlerin yöneticisi mi? Evet…
Eeee gardaşım bela mı istiyorsunuz, işte size taş gibi bir başkan adayı, verin oyları…
Seçildi başkan…
Oturdu makama…
Ve etrafı doldu, dolduruldu, nerede diğer partilerden soğutulmuş, atılmış, itilmiş, para kazanma, makam kazanma hesabı olanlar var ise oldular bir dağ…
Ve doldu otağ…
Gelen paralar avukata gitti, özelleştirilme adıyla firmalara gitti.
Arada derede esnaflık yaparak belediyeden maaş alan personele gitti.
Sağa gitti, sola gitti. İnek içti, dağa kaçtı vs.
Ve kilitlendi belediye hizmetleri.
Maaşlar ödenmemeye başladı.
Personel nemasını, işçi haklarını isteyince Adalet adını taşıyan partilerin ilk şartı gereği adliye yolu gösterildi ve hemen hemen her davada mahkûm oldu, cezalar ödendi, avukata –yandaş- paralar gitti.
Hatta personeli “illa şu avukata vereceksin” diye taciz ettiler.
Eskiden kalma bütün tesis ve hizmetler battal oldu, bitirildi.
Mesela Kültür Park2ta bulunan tarihte devlet kuran Türkbüyüklerinin tunç heykelleri bile kaidesiyle bielikte sökülüp atıldı veya bi şeyler oldu.
O parktaki ihmale ve istismara dayalı zarar milyarları aşıyor.
Müze dersen berbat olmuş.
Ben bu konu da kaç defa yazı yazmama rağmen devlet erkânının kılı kıpırdamadı.
Vali bey –sağolsun- bilgi istedi ona bile bilgi verilmedi.
İşte başarı burada yatıyor.
Ben bir başka kurumla ilgili bu kadar yazı yazmış olsaydım savcılar, hakimler devreye girer, zararı tespit eder hemen suçluya ödettirilirdi.
Müfettişler devreye girerdi, valilik yargı izni verirdi.
Ama buncaolup bitenlere rağmen belediye başkanının semtinden bile geçilemiyorsa bu memlekette “en büyük başkan bizim başkan”…
Hadi AKP nin alkış tayfası vurun ellerinizi birbirine, en büyük başkan bizim başkan deyin.
Gürültüyü çok çıkarın yakında seçim var…