Amerika kafamıza çuval geçirir,
İsrail ülke topraklarını metre metre satın alır,
Alamadığını büyük Ortadoğu projesine dahil etmeye çalışırken…
Haritada dahi yerini bilmediğimiz Allahın Patagonyası bile Türk vatandaşına vize uygulayıp sekizinci-onuncu sınıf insan muamelesi yapar,
Biz, yunan sınırları içerisinde yüz binlerce Türk kökenli insanımızın yaşadığı İSKEÇEYE bir banka temsilciliği dahi açamaz,
Yunanlıların bizim ülkemizde beş yüzün üstünde şubesi olan bir bankamızı kökünden satın alırken,
Kah İtalyan menşeli mayına basarak,
Kah, amerikan yapımı Kanas marka uzun namlulu silahlarla Mehmetlerimiz can verirken,
Belirli güçler tarafından Ermeni soykırım yasa tasarısı adı altında tamamen siyasi bir kararla Türkiye Cumhuriyeti dünya nezrinde mahkum edilmeye çalışılır,
İngiliz,
Fransız,
Yunan, ve tüm emperyalist ülkelerin çizmeleri altında sürünmekten bu ülke ve bu milleti kurtaran MUSTAFA KEMAL ATATÜR için “onu görmektense bu ülkenin başında İngiliz komutanını görmeyi yeğlerim,”
Ve
Atatürk olmasa idi adı,
Kuvvetle muhtemel Kirkor,
Yada Agop olacak hayasızların televizyonlarda “biz Humeyni’yi seviyor, Atatürk’ü sevmiyoruz” dediklerinde,
Ortalıkta gözükmeyin,
Yaşamı boyunca Türk milliyetçiliği Türk ülküsü,
Ve
Kamu vicdanı adına mücadeleden kaçmamış bir adamı,
Üç kilo patatese,
Beş kilo pırasaya,
Bir paket çaya,
Makarna,
Yağ, şeker,
Pirinç
Odun,
Kömüre,
Yavrularının geleceğini ipotek aldığınız,
İnsanlara,
MUSTAFA ÖZBEK’İ
Şikayet edin…
Ne diye?
Size “salak” dedi diye…
Ne adına?
Milliyetçilik adına…
Milliyetçilik ne?
Milletini, yurdunu sevmek,
Onurunu, haysiyetini, şerefini dünyaya karşı korumak demek…
Siz,
Bu milletin kafasına çuval geçirilip onuru ayaklar altına alınır, haysiyeti çiğnenir, izzeti nefsi iki paralık edilirken,
Ve
Hatta,
Daha dün,
Avrupa Birliği adlı örgütün,
Atalarımızın canı pahasına aldığı topraklara “RUMCA” isimlerini geri verin diye karar aldığında sırra kadem basın,
Bir zamanlar alnının teri kurumadan emeğinin hakkını fazlası ile alan işçinin iş yerlerini kapanma noktasına getirdiğinizi gizlemek için bu gün,
Domatesle,
Patatesle,
Odun,
Kömürle rehin aldığınız insanlardan “size salak” dedi diye tepki koymasını bekleyin…
Çok kurnasınız valla!..
Acaba bu afişle şöyle mi demek istiyorsunuz,
“ eğer bizim dediklerimizi yapmazsanız, daha öncekilere yaptığımız gibi sizin ekmeğinizi, aşınızı, yağınızı-yarmanızı, odununuzu-kömürünüzü keseriz mi? Diyorsunuz”
Ne diyorsunuz?
Açık açık söyleyin…
Anlaşılan sizin hala haberiniz yok milletin size dediğinden.
“Bundan böyle, hem domatesi, hem patatesi, hem odunu hem kömürü, hülasa bizim verdiğimiz vergilerden yürüttüğünüzden arta kalanlarla yardım yaptığını her fırsatta başımıza kakınç eden “salakların” verdiklerini alacağız, fakat söylediklerine itibar etmeyeceğiz…
Afiş yaptırıp duvara asmamız gerekirse de “takiye” yapmadan altına kocaman TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLARI VE GERÇEK TÜRK, HEMDE ATATÜRK MİLLİYETÇİLERİ yazdıracağız…” diyorlar.
İşin doğrusunu itiraf etmek gerekirse,
Mustafa Özbek’i köle durumuna getirdiğiniz insanlara afişle şikayet eder gibi yapıp aslında, onları tehdit etmeniz çok değişik ve yeni bir icat.
Her yenilik gibi takdire şayan!..
Fakat,
Altına kimliğinizi belirtirken, TÜRK MİLLİYETÇİLERİ yazmak yerine, ihaleci, koltuk sevdalısı, asalak KURNAZLAR yazsaydınız daha doğru ve daha inandırıcı olurdunuz…