Doğal gaza zam, Elektriğe zam, suya zam, ekmeğe zam, zam üstüne zam… Yırtık büyük, yamalık küçük. Ne tarafa çekersen çek, bir tarafı açıkta kalıyor. Yaşam zorlaştı, bu koşullar altında hayat her geçen gün çekilmez hale geliyor.
İşsizlik almış başını gidiyor, üniversiteden mezun olan gençler, asgari ücrete bile razı oldukları halde iş bulmakta zorlanıyorlar. Ücretler, enflasyonun baskısıyla erim erim eriyor.
Cümle alem ucuz ekmek satan bayilerin önünde kuyruktalar. Yaz aylarının başlamasına rağmen, pazarlarda vatandaş en ucuz sebze satanları arıyor. Sabah saatlerinde pazarlarda fazla kalabalık göremiyorsunuz, insanlar akşam üzeri pazara çıkmayı yeğliyor. Nedeni açık, biraz daha ucuz sebze alabilir miyim diye, akşam saatlerini bekleniyor. Yurt dışına ihraç ettiğimiz sebze ve meyveler standartlara uygun olmadığı için iade ediliyor. Bu nedenle bazı sebze ve meyvelerde ucuzluk göze çarpıyorsa da, yabancıların iade ettiği sebze ve meyvelere insanlarımız rağbet etmek zorunda kalıyorlar. Bu durum ne zaman kadar insanları rahatlata bilir ki? Yarın bir gün, yapılan bu zamlar ister istemez her şeye yansıyacak, insanlarımızın daha çok zorluklarla karşılaşması kaçınılmaz olacaktır.
Dar gelirli insanlarımız, zamlar tsunamisinin altında kalacaklar. Ekonomiyi allayıp pullayıp
güzel göstermeye çalışanlara şaşıyorum doğrusu…
Zam furyası böyle devam edecek olursa, ay başlarında vatandaş evine cebi boş olarak geleceklerdir. Elektriğe %21 zam yap, otomatiğe bağla, emekliye de %5 zam ver. 600 lira emekli maaşı alan bir emekli aylık otuz lira zam alacak olursa, hangi yarasına merhem edebilir ki! Bu yaz zor geçeceğe benziyor. Yazı zor geçen yılın, sonbaharı ve kışı nasıl olur dersiniz? Bunu şimdiden kestirmek gerçekten olanaksız.
İnsanlarımızı zor günler bekliyor. Bu koşullar altında insanlarımız, kış hazırlığı yapmakta oldukça zorlanacaklar. Piyasayı yakından takip ediyorum. Çok esnaf, siftahsız dükkan kapatıyor. Piyasada alabildiğine bir durgunluk yaşanıyor.
Tüketiciler, kredi kartlarına yükleniyor. Dikkat ediyorum; İnsanlarımız kredi kart borçlarının asgarisini ödeyerek gününü gün ediyor. Çok kişi bu konuda icralık durumda…
Bir bankanın borcunu, diğer bankadan aldığı borçla kapatma yolunu tercih edenler çoğunluktalar. Vatandaşın geliri bankalara faiz olarak akmaktadır.
Bu kadar acı tablo karşısında, siyasiler birleri ile kavganın içerisindeler. Vatandaşı düşünen yok. Her gün yeni bir gündem, her gün yeni bir tartışma…
İpin ucu elden çıkmış, yakalamak olanaksız. Bir kör dövüşüdür, devam ediyor…
Nereye gidiyoruz, bu gidişe kim dur diyecek?
İnsanında taşıyabileceği yük sınırı vardır. Bu kadar ağır yükün altında bu insanlar ne zamana kadar dayanabilirler?
Ülkede, iktidar olanlara sormak lazım. Zam çözüm mü?
Zamların savunulacak yönü var mı?
Siz maliyeti sıfır olan hidroelektrik santralardan elektrik üretmezseniz, doğalgazlı elektrik üretirseniz, daha çok zam yaparsınız…