Yeni yöntem hesaplama ile kişi başına düşen GSMH 6,772 dolarmış. Epey mesafe almışız! AB ülkelerinde ortalama 33,772 dolarmış.Daha çok yol gitmemiz gerekiyor .İşsizlik büyük sorun.
Dayanışmacı aile yapımız olmasaydı halimiz ne olurdu? Aile yapımız cemaatvari bir dayanışma sergiliyor. Sosyetemize göre çok banal bir dayanışma tarzı. Sosyetemiz çok daha çağdaş yöntemlerle dayanışırken fakir geniş halk kitleleri cahil bırakılmış. Kendilerine sunulan çağdaş hizmetleri bir türlü kabul etmeyip, inatça cemaatçi yardımlaşmadan vazgeçmemişler. Aydınlarımız bu gerici halka çağdaş ve ilerici yaşam yöntemlerini sunmuşlar ama köylü kalmayı tercih ediyorlar.
Hala ilkel doğum kontrol yöntemleri deniyorlar. Eskiden savaşırkene (!) düşmanı yanıltmak için kullandığımız geri çekilme yöntemini kullanıyorlar.Çağdaş yaşamı desteklemeciler birçok spiral alıp doğudaki sağlık ocaklarına bağışladı ama ,kadınlar dinleme cihazıdır korkusuyla takmak istemiyorlarmış. İlkel yöntemlerle kırsal alanlarda doğum yapıyorlar. AB ülkelerinde her doğan 1000 çocuktan 7.3 ölürken bizde ise 30 çocuk ölmektedir.Ya doğum sonrası ölen anneler ve yetim kalan çocuklar? Varsın olsun babalar yeni bir cicik anne alırlar.
Gelir dağılımındaki adaletsizlik nasıl çözülecek? Varlıklı olanlar bile yeşil kart sahibi olduklarına göre sonuç almak üzereyiz. Gariban halkımız soğan ekmek yediği sofrasından şükrederek kalktığı halde kalondorlar geğirene kadar tıkıştırmanın derdindeler.
Aile yapımız çekirdekleşirken çekirdek de çatlamış atom misali nötron ve protona ayrılmıştır. Dede moruklaşmış nineler ahmak karı olmuştur(!) Dedeler torunlarını yanına alıp din öğretemezler. Rejim tehlikeye girer!
Plansız sanayileşme, köyü taşıdığımız şehirlerimiz, yağmalanan sahiller ,bir türlü patlamayan turizm, çarpık ulaşım sistemi ve bitmeyen krizler.Otoban kenarında kendini satan insanlar! Ne olacak halimiz?
Fakirliği yenmemiz ve bu sorunları aşmamız için maliye bakanımız çözümü bulmuş olmalı. Geçenlerde haberleri izliyordum bakanımız TPAO’ya her türlü ödeneği vermeye hazır olduğunu açıklıyordu. Yalnız sınır boyularında vurulacak sondajları yere doksan derece dik olarak değil de 160 derece meyilli olarak vurup, yer altından komşu ülke sınırları içinde bulunan petrol yataklarına ulaşarak petrol zengini ülke olma yolunu açmak istemişti. Sayın bakanın esprili anlatımı ve güleç yüzü ile kendisini dinleyince epey gülmüştüm.
Planlı değişimle daha üst bir yaşam düzeyi hedeflenirken, deformasyonla olanı yozlaştırmak daha kolay. Yozlaşma insan kalitesinin de düşmanıdır.Kalite düşünce ne sanat ne de fikir kendini yenileyerek bir üst oluşuma katkı sağlayabilir.
Sayın bakanımız halkımıza dik delmeyi değil de 160 derece eğik delmeyi öğretirse olacağı buydu demek lazım gelir. Kolay gelsin. İyi delmeler.