Akşamın vaktindeyim, Tıpkı milli maçlarda duyduğum hisleri, şimdide fazlaca yaşıyorum.Ancak her nedense sevinçlerin, hüzünlerin alasındayım…Bendeki bu ahvali gören, ev ahalisi de aynı hallere bürünüyor.
Her milletten, her ırktan, her renkten, her dinden, her dilden , yüz on ülkeden, beş yüz elli çocukla Samanyolu tv.ekranlarında beraberiz...
Bizim gibi konuşan, bizim gibi düşünen, bizim çocuklarımız diyebileceğimiz dünya çocuklarının ışıl, ışıl gözlerindeyim, tertemiz Türkçelerini dinliyorum, sevinçten iki büklümüm , gözlerim nemleniyor...Hele ki bu okulların fikir mimarının hayali gözlerimin önüne geliyor....Ona bu ülkede yapılan haksızlıklar aklıma geldikçe, daha da bir hüzünleniyor birkaç damla yaş süzülüveriyor yanaklarımdan.....
Gözlerim kapıyor, yıllardır hayalini kurduğumuz Ülkücülük hayalleri bu okullarda bu çocuklarla gerçekleştiğine görüyorum....Hepten ağlıyası, hüzün dolu kara gözlerimden damla, damla yaşlar yanaklarımdan süzülürken, yüreğim tir, tir titrerken heyecanlanıyorum, Samanyolu televizyonunun hüzün dolu, sevinç dolu ekranlarında kalakalıyorum….
Son zamanlarda, Ülkemizde yaşanan vakıalardan dolayı tamda ümidimi her bir şeyden kaybetmişken , yitirdiğimi ümidimi buluyorum, yeni baharlara yelken açıyor, heyecana kapılıyorum, baharı yaşıyorum, rengarenk sevgi çiçekleri arasında, yarınlara umutla, aşkla, şevkle bakıyor, seviniyorum televizyon ekranında gösterilenlere....
Her milletten, her ırktan, her dinden, her dilden, yüz on ülkeden, beş yüz elli günahsız yürekle sevgi dilinde hoşgörü yelinde, anadilimde buluşuyorum, Türkçem’e ağlıyorum, Ülkeme ağlıyorum…
Can Azerbaycanlı yavrumuz, Hatice ALİZADE elinde mikrofon, salonda binlerce insan, ekranda milyonlarca gönüllerde buluşuyor…Karadeniz kıyafetiyle, şivesiyle ‘’Ben seni sevdiğimi ‘’türküsünü söylüyor.Karadenizliler bile inanmıyor onun Azeri kızı olduğuna ‘’nufus cüzdanına bakacağım’’ diye şakalaşan işadamları var...
MOĞOLİSTANLI yavrumuz, Dolgurma Boyer Necip FAZIL’ın Sakarya Türküsüyle karşımızda Karadeniz türküsüyle neşelenen salonu bir anda hüzün kaplıyor, hemen herkes ağlamaklı oluyor;
Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız....
şiiriyle, hüzün dolu sesi, birleşince zaten ağlamaklı karamsı gözlerim, sel olup akıyor yanaklarımdan…
Televizyon ekranında devam ediyor heyecanımız, hüzün dolu, gözyaşı dolu yolculuğumuzla beraber, Sudanlı bir başka yavrumuz,
Rahmetli Cem KARACA’nın (ruhu şad olsun) ‘’ALLAH YAR’’ adlı parçasıyla karşımızda, yüreğimizdeki titreme durmuyor, hepimizi hüzünlere boğuyor ama yarınlara dair ümit tohumları atıyor gönlümüze, bizleri yaslara koysa da, filizleniyor sevgi çiçeklerimiz, kabul görüyor dualarımız…
Hele ki minyon tipli, sevimlimi ,sevimli Tacikistanlı Suman KURBANOVA, Taciklerin Atası HACI KEMAL ERİMEZ’i anarak ve dua ve selam gönderiyor.Salondan büyük alkış alıyor.Bestesini Melih KİBAR’ın yaptığı, Yonca LODİ nin söylediği son zamanların ünlü şarkısı‘’ aldım başımı gidiyorum’’ öylesine bir söylüyor ki herkesi hayran bırakıyor.Şahsen birinciliğe layık gördüğüm bu şarkı üçüncü oluyor.
&&&&
Sibirya’ya , Kırgızistan’a, Asya stepneleri dünyanın her bir yerine at süren, sevgi götüren, merhamet olan, hoşgörü soluyan, hizmet eden önden giden atlılar aklımıza düşüyor, gönlümüze giriyor, gözlerimin önünden gelip geçiyor önden giden atlılar…
Yedi yaşındaki kızıma bakıyorum, gözlerinde yaş var....sevgi soluyanları, kendilerini hizmet yoluna adayanları, adanmışların öğrencilerini, ülkemiz adına ömür tüketenleri, Türkçemiz adına kendini feda edenleri, muhabbet fedailerinin öğrencilerini seyretsin istiyorum… tohumlarının nasıl filizlendiğini, meyvaya nasıl durulduğunu, kendi alfabesinde Türkçe harfler dahi olmayan çocukların, nasıl Türkçe konuştuklarını, nasıl şiir okuduklarını görsün, bilsin, tanısın istiyorum……
Eşime sesleniyorum aman seyredin ne olur sonuna kadar izleyin diyorum…Tarih yazıyor bu gencecik hizmet gönüllüsü Anadolu çocukları...
Medeniyetler savaşının olmayacağını, medeniyetlerin ittifak edebileceğini yedi düvele gösteriyoruz diyorum…Tarihi anlar bu anlara sizlerde şahit olun diye sesleniyorum…Bir mucize nasıl gerçekleşiyor sizlerde görün diyorum gözyaşları arasında…
Bu hizmetlere dil uzatanlara en güzel cevap Türkçe olimpiyatlarıyla verilmiştir.
Rabbim hepsinden ebeden razı olsun, dünyanın dört bir yanında bin bir zorluklara göğüs gererek Ülkemizi, dilimizi, dinimizi temsil eden, bulundukları ülkelerde örnek insan olarak gösterilen ve örnek alınan muhabbete fedailerine, hizmet erlerine selam olsun.