24 Mayıs 2012 Perşembe

10.06.2008 00:00:00 854  defa okundu.

TÜRKİYE’NİN HİKAYESİ

Devir hem çok iyiydi hem de bir o kadar kötüydü.

 

İnancın karşısında, inkarın olduğu, karanlığın aydınlığı boğmaya çalıştığı, varlıkla yokluğun iç içe yaşadığı bir zaman...

 

Ümitle, yeisin mücadelesi.

Belki herkes cennete gidecek belki de herkes cehennem yolcusuydu.Yani o zaman, bu zamana öylesine benziyordu ki kuru gürültü sahibi otoriteler, bu mukayeselerin yalnız üstünlük açısından yapılmasında ısrarcıydılar....

 

Ünlü İngiliz yazar Charles Dickens 1800’lü yıllarda ‘’İki şehrin hikayesini’’ anlattığı romanına bu satırlarla başlıyordu.Kendi ülkesine dair yazdığı romanının giriş paragrafıyla adeta bugünün TÜRKİYE’ sini anlatıyor dedim kendi kendime...Günümüz  Türkiye’sini bu kadar iyi özetleyen bir paragraf daha bulunamazdı herhalde .  

 

Evet Ülkemizde yaşanan bu günlerde,  dünde olduğu gibi korkunç tezatların yaşandığı bir zaman tünelinden geçiyoruz.Söylenen bir şeyin yanlışlığı, doğruluğu , söyleyen kişiye göre, zemine göre değişebiliyor.Birisi ak dese gerçekten, ak olsa bile çok rahatlıkla başkaları yanlış olduğunu bile, bile kara diyebiliyor.Çok büyük tezatlarla, haksızlıklarla karşı karşıyayız....Herkes birbirinin işine karışıyor...Ülkeyi yöneten sistem ortadan yarılmış, sistem tıkanmış, meclis pasifize edilmiş ve  milli irade yok sayılmak istenmektedir.

 

Ülkemiz gerçekten çok zor günlerden geçmekte, daha seçimler yapılalı bir yıl bile olmamışken halkın büyük bir çoğunluğu Ak-parti yi tek başına iktidara getirmişken , iktidar partisinin bir takım  yanlışları olsa da halkın iktidara getirdiği bir partiyi çeşitli söylemlerden dolayı kapatma davası açmak neyin nesiydi  acaba?

 

411 vekilin evet dediği başörtüsünü yasağını kaldıran düzenlemeyi iptal etmek neyin, nesiydi acaba? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde toplantı yeter sayısı için 367 kuralını getirmek neyin nesiydi? Bunların hepsi halk için ne demekti?

 

Son yıllarda olanı, biteni düşünüyorum da hayretler içinde kalıyorum.Bu ülkenin bu seviyelere yani ekonomik olarak bu noktalara gelmesi bile mucize gibi geliyor bana...İçten dıştan onca bu ülkeyle uğraşanlar varken bu ülkenin ayakta durabiliyor olması mucize değil de nedir Allah aşkına?

 

Açıkça ifade edilen halkın çoğunluğunun istediği iktidarı biz istemiyoruz diyorlar... Sizleri hukuk yoluyla kapatacağız diyorlar.Ülkemizin başlıca hukuk kurumları peşi, peşine hükümet aleyhine yaptıkları karşılıklı açıklamalarla gerilmiş olan ipleri neredeyse kopacak noktasına geliyor ve son verilen Türban kararıyla koptu bile diyebiliriz.

 

Ve nihayetinde üniversitelerde başörtüsünün önünü açacak düzenleme yüksek mahkemece iptal ediliyor, yürütmesi durduruluyor.

 

Elini vicdanına koyan bir çok hukukçuya göre mahkemenin böyle bir yetkisi olmadığı söyleniyor.Bir yetki aşımı söz konusu olsa da mahkemenin verdiği kararlar her nasıl olursa olsun kesin...Karardan geriye dönüş yok, bu gerçeği kabul etmek lazım.

 

Halbuki bu karara MHP grubunun hemen hepsinin eli kalkmıştı.Ak-parti kadar MHP de türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasını istemişti.

 

Eğer ki başörtüsünü meclisten geçirmekle AKP suç işlemişse aynı suçu MHP de işlemiş olmuyor mu? MHP de suç ortağı değil mi?

 

Başsavcı bir sürpriz daha yapıp MHP yede kapatma davası açar mı bilinmez doğrusu?O zaman CHP hariç tüm partiler kapatılma tehdidinde demektir.

 

CHP ye de ne yapılırsa yapılsın halk oy vermiyor.Adı Önder olan Parti sekreterinin son açıklamalarıyla parti zaten dibi vurmuş durumda.Buna tele kulak skandalı da eklenince CHP müthiş derecede itibar kaybına uğradı.

 

MHP Genel başkanı Bahçeli Ak-partiye klonlama tavsiye ediyor.Nasıl olsa kapatılacaksınız yeni parti, yeni bir hükümetle bu kaostan çıkabiliriz diyor.Netice itibarıyla bir partinin iç işlerine karışmak tavsiyelerde bulunmak en azından etik değil?

 

Diğer yandan hükümet kanadından bıçak sırtındayız açıklamaları geliyor..Ekonomi alarm sinyalleri veriyor.25  milyar dolardan fazla yatırım başka ülkelere kaçtı gitti bile...

 

Her yerde bir belirsizlik var hiç kimse ne olacağını bilmiyor.Kapatma davasının olası sonuçlarına göre bir çok yorum ortada dolaşıyor.Kabus senaryoları birbirini kovalıyor.Ülkemizin zaten karışık olan kafası şu günlerde daha da bir karışmış durumda.

 

İki şehrin hikayesi ‘’Türkiye’nin hikayesine’’ dönüşüyor...Ne dersiniz Charles Dickens ‘’İki şehrin hikayesini’’ anlattığı romanının girişindeki yazılanları yaşamıyor muyuz sizce de?

 

Korkunç tezatların yaşandığı bir zamandı.

 

Devir hem çok iyiydi hem de bir o kadar kötüydü.

 

İnancın karşısında inkarın olduğu, karanlığın aydınlığı boğmaya çalıştığı, varlıkla yokluğun iç içe yaşadığı bir zaman...

 

 

 

Ümitle yeisin mücadelesi.

 

Belki herkes cennete gidecek belki de herkes cehennem yolcusuydu.

 

Yani o zaman, bu zamana öylesine benziyordu ki kuru gürültü sahibi otoriteler, bu mukayeselerin yalnız üstünlük açısından yapılmasında ısrarcıydılar....

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
DP GENEL BAŞKANI SÜLEYMAN SOYLU - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Kırıkkale'de Yerel Seçim Kulisleri - 10 Ağustos 2008 Pazar 00:00
SİYASETTE YENİ BİR YÜZ; HALİL ÖZTÜRK - 18 Haziran 2008 Çarşamba 00:00
TÜRKİYE’NİN HİKAYESİ - 10 Haziran 2008 Salı 00:00
AK-PARTİYİ KAPATMA DAVASI ÜZERİNE... - 02 Haziran 2008 Pazartesi 00:00
KEMAL ALBAYRAK VE SEVGİNİN GÜCÜ - 23 Mayıs 2008 Cuma 00:00
MASUM DÜŞÜNCELER... - 15 Mayıs 2008 Perşembe 00:00

Son Yorumlar

bırakın var olanısöküp takmayı
valla pes doğrusu bu nasıl bi zihniyet bağlarbaşı mahallesi ne 8 senedir bir avuç dahi asvalt ğelmedi kışın çamur,hendekler yazın toz toprak yazıklar olsun buradaki yaşayanlar insan değil demi size ğöre çarşıyı sökün takın para onda...gerçi yayınlamıyorsunuzda yinede yazalım..
23.05.2012 22:44:31

obalı
merak ettigim konu 2 sene önce yapılan kaldırımların suyumu çıkdıydı da şimdi yenisi yapılmaya başladı. eger hizmet etmek istiyosanız yolarımızı yapınız kenar da kalan mah.leri saymıyorum artık merkezde bulunan şhell benzinliginin önünden gecerken hatim indirecek duruma geldik araçların düşdügü çukurlar 30cm aşmış durumda belediye ise yol yerine kaldırım yapıyo yazık bu insanlara sizler ihale sayesinde ceplerinizi doldururken insanların çeblerinde olmayan paraları sanayi ye gidiyor
23.05.2012 19:53:45

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54