Yargı ya bağımsızdır, yada değildir.
Dikkat edin… Devletin üç erki vardır.
Yasama, yürütme ve yargı.
Devlet bu üç sütunda yükseliyor.
Yasama dediğimiz TBMM yürütme. Yargıda en küçüğünden en büyüğüne mahkemeler bahsedeceğimiz itiraf önce bir adli yıl başında dile getirilmiştir.
Daha sonra ise doğrudan doğruya Yargıtay başkanınca terennüm ediliyor. Terennüm dedik ama doğrusu terennüm tasavvura yetmez. Yüksek mahkemenin zirvesindeki insan “yargı tam bağımsız değil” diye haykırıyordu.
Bu iddiayı “yargı bağımsız değil” şeklinde anlamak lazım.
Kazayı güç yargı erki, ya bağımızdır veya değildir.
Bu meselenin tam bağımsızlığı, az bağımsızlığı olmaz. Üstelik mahkemelerin bağımsız olmadığını söyleyen sadece Yargıtay başkanı da değil. Barolar birliği de aynı tezi ileri sürüyor. Binlerce avukat, savcı, hakim bu fikri paylaşmakta. Dikkat edilmesi gereken tartışmalar konuşmaların çaylı kahveli aile toplantılarında değil, cumhurbaşkanı hükümet ve siyasi parti liderlerinin huzurunda yapılmış olmasıdır.
Bu itiraf ve manzaralar devletteki ciddi tıkanıklığın işareti değil midir?
Bir mahkeme yani onu işleten hakim, savcı, avukat, yazı işleri müdürü müdahaleden azade değilse bu mahkemenin de malum ifadesiyle yargının verdiği hüküm ne kadar adil olur?
Hiç olmaz…
Yargı kararı adil olmayan bir memlekette adalet mülkün temeli olabilir mi?
Herhalde hayır…
Bunun böyle olmayacağını sokaktaki alakasız kimseler değil, adalet tevzi ile mükellef kimseler söylüyor. Bir bozukluğu daha fazla saklamanın vicdan azabından kurtulmak için çare düşünülmesi isteniyor.
Şunu merak ediyoruz, bundan sonra da topluluk önünde konuşan bazı kimseler, söylenmesi gerekeni söylemekten kaçmak istedikleri zaman “mesele yargıya intikal etmiş olduğu için” diye meşhur bahaneyi sığınacaklar mı?
Kuvvetler ayrılığı sisteminin yani Türk Parlamentarizminin üç kuvveti de fevkalade düşündürücü halde… Bu sebeple devletin yeniden yapılanması lazım.
Alsında lazım değil şart.
Fakat ne zaman, nerede ve nasıl?
Hemen Türkiye’de ve diyalog ile…
Mutlak yargı bağımsızlığı için hukuktan adli mekanizmaya kadar her şey sıfırdan ele alınmalı.
Cumhurbaşkanı “yargı bağımızdır” derken, yargı mensupları taşarak “hayır yargı tam bağımız değildir” diye konuşurken acaba dünya bize ne diyor?
Diyeceğim şu ki, yargı hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmamalı. Hak ve adalet tarafsız tecelli etmelidir diye düşünüyorum.
Örnek vermek gerekirse mecliste iktidarın hiç muhalefetin teklifini kabul ettiği görülmüş müdür, vatanın menfaatine olsa dahi…
Buda bir adaletsizlik değil mi?