Akla, hayale gelmeyen zorlama formüller yazılıp, çiziliyor.İşte bu sebeple Ülkemizde yaşayan hemen, herkesin kafası karmakarışık, hiç kimse yarın ne olacak kestiremiyor, adı konmamış günler, aylar, saatler yaşıyoruz....
Ak-Parti kapatılırsa ne olur kapatılmazsa ne olur, kapatılsa da , kapatılmasa da her halükarda önemli gelişmelerin olacağı muhakkak... Kapatılmazsa bile, yasaklamaların olacağına, partiye hazine yardımının kesileceğine dair bir çok görüş ve düşünce var...
Son günlerde ise, daha çok Ak-partinin kapatılmayacağına dair yazılar çıkıyor, Başbakanın bir takım bilinmeyen güçlerle anlaşmaya gideceği, bakanlarını değiştireceği, o güçlerle anlaşacağı bir orta yolun bulunacağı,partinin kapatılmayacağı Başbakanın kulağına fısıldıyorlarmış.
‘’Yani Başbakan Halktan yana olan tavrını değiştirecek , önceliklerini yenileyecek, Ergene kon operasyonu durdurulacak, başörtüsünden vazgeçilecek, yerine onların isteklerini ön plana alan bir yaklaşımla iktidara devam edilecekmiş.’’
Böyle bir ihtimale kesinlikle inanmıyorum.Çünkü Başbakanın güvendiği asıl dayanak halkın bi-zatihi kendisidir.Halkın bu desteğini, inancını boşa harcarsa, bu kadar oyu birilerinin iktidarının devamı için kullanırsa tarih boyunca halk Erdoğan’ı affetmeyecektir.
Ben hiçbir zaman, halkın büyük çoğunluğunun desteğini alan Başbakan’ın halkı aldattığına, aldatacağına ihtimal vermiyorum...Başbakanın siyasi yaşamına şimdilik ihtimal dahilinde bir son verilse, yasak getirilse bile, Başbakan halkın gönlünde, sessiz çoğunlukların sesinde, yaşamaya devam edecektir.
Türkiye’nin orta direğinden asıl desteği aldığını onların destekleriyle ülkenin en önemli makamlarına geldiğini Tüm dünya biliyor...
Başbakan sağlam durduğu sürece kendisine yasaklama gelse, partisi kapansa dahi halkın bu desteği her daim devam edecektir.
Çünkü başbakan halk tarafından sevilmektedir.
Sevgi gücü her şeyin üzerinde olan bir güçtür.
Başbakan halktan aldığı bu sevgi gücüyle aşılmayan dağları aşarak bu günlere geldi...
Ve yine aynı güçle aşılmayacak gibi görünen dağları aşacaktır.
Çünkü Başbakanın duruşu, konuşması, bakışı kısacası karizması halk geniş kesimleri tarafından beğenilmekte takdir toplamakta, bir sevdayla Başbakana bakılmaktadır...
Çünkü başbakan, her kim ne derse desin Anadolu’nun sessiz çoğunluğuna ihanet etmemiştir, ona neye mal olursa olsun ihanette etmeyecektir.
Yani başbakana siyasetin yolları yasaklanacak, kapatılacak olsa bile, sessiz çoğunluğun gönlünde yaşamaya her daim devam edecektir.
Sayın Başbakanımızın hapse atıldığı günleri hatırlıyorum.Ardından ne kadar çok ağlayanı, sızlayanı feryad edeni vardı.Onu hayatında hiç yüze yüz görmemiş insanlar ağıtlar yakıyor, şiirler yazıyor, şarkılar besteliyor ve BU ŞARKI BURDA BİTMEZ diyorlardı...O günlerde bizde bir grup arkadaşla her hafta olduğu gibi toplanmış siyasi değerlendirmeler yapıyorduk;
R.Tayyip ERDOĞAN’ ın siyasi geleceğinin bu yasaklamayla engellenemeyeceğini, gün gelecek, devran dönecek bu ülkeye Başbakan olacağı düşünüyor ve söylüyorduk....Ve gün geldi bu ülkeye uzun yıllar sonra anayasayı değiştirecek çoğunlukla TEK BAŞINA İKTİDAR a gelmek ona nasip oldu.
Şimdi şu günlerde bilindiği üzere, Ak-partinin kapatılmasıyla birlikte, kırka yakın Ak-partiliye yine bir yasaklama söz konusu, böyle bir ihtimal, çok yüksek bir ihtimal, Başbakan yasaklanacak, siyaset yapmaması için tüm argümanlar kullanılacak...Ama öyle olsa bile ileride Sayın Başbakan Ülkeye Cumhurbaşkanı yada Devlet Başkanı olarak döneceğini, hizmet edeceğini düşünen bizim gibi bir çok insan var....
Yıllar önce milliyetçi bir şiir okuyup, hapis yatan Başbakan şimdide ‘’başörtüsü velev ki siyasi simge olsun’’ sözünden dolayı siyasi yasaklama gelmesi ihtimal dahilinde... Yüce mahkeme henüz bir karar vermiş değil.Her nasıl karar verirse, versin kararın bir an önce verilmesinde siyasi belirsizlik açısından, ekonomi açısından, ÜLKEMİZE sayısız yararı OLACAKTIR..
HANİ DERLER YA EN KÖTÜ HÜKÜMET HÜKÜMETSİZLİKTEN İYİDİR.Bizde diyelim’’EN KÖTÜ BELİRSİZLİK, SİYASİ BELİRSİZLİKTİR’’.
Eğer ki kapatma yada yasaklama gelmezse Ak-Parti yoluna devam edecektir.Ancak bu ihtimal en zayıf ihtimal...Kapatma davasının sonuçlanmasıyla birlikte parti kapanır, yasaklar gelirse şu günlerdeki siyasi belirsizlik, hiç değilse en azından belirginleşecektir.Kesinlikle siyaset kendisine bir çıkış yolu bulacaktır.Çünkü demokrasilerde çareler var...Mutlaka normalleşebilme adına bir çıkış yolunu siyaset kendisi için, ülke için üretip bulacaktır.
Tabii ki tüm dileğimiz, Demokrasi adına Akpartinin kapatılmaması, yasaklamaların olmaması, şayet ülkemiz demokrasiyle yönetiliyorsa, sandıkla iktidara gelinip, sandıkla gidiliyorsa, Ak-partinin de sandıkla gitmesini demokrasi adına isteyen insanlardanım.
Keşke Ak-partiyi yaptıklarıyla, yapamadıklarıyla bir baş başa bırakabilselerdi.İcraatlarının hiçbir zaman halk tarafından sorgulama imkanı olmadı.Hatta yaptığı icraatları muhalefet partileri bile sorgulamadı.
Çünkü hemen herkes geçtiğimiz dönemde Cumhurbaşkanlığı seçimlerini konuştu, 367 şartını konuştu, 27 Nisan bildirisini konuştu, laikliği konuştu, başörtüsünü konuştu nihayetinde bu gündemlerle Genel Seçime gidildi.Ve halkın ekseriyeti yine Ak-partiyi tek başına ikinci kez iktidarı teslim etti.Şimdi de gündemimizde başörtüsü ve ak-partiyi kapatma davası var.Kapatılırsa yada siyasi yasaklamalar gelirse yine sandığın yolu gözüküyor.
Davanın sonucuna göre siyaset yeniden şekillenecek, partiler yeniden siyasetini belirleyecek, herkes kendi konumunu, durumunu gözden geçirerek kendilerini yenileyecektir. Birileri Başbakanın kapatma sonrasında çifte seçim restini çekeceğini yazıyor, çiziyor.Doğrusu böyle bir düşünce oldukca mantıklı.Kapatma ve yasaklama sonrasında çifte sandıkla en kısa sürede seçime gidilecektir.
Allah , hepimizin yar ve yardımcısı olsun, Ülkemiz için hayırlı olanı nasip eylesin...