Pirinç, ayçiçeği, buğday konusunda kuraklık bahane edilerek çiftçi tembelliğe itiliyor. Ziraat odaları başkanı İbrahim Yetkin’in sözleri bu. Yoksa biz uydurmuyoruz. En yetkili ağızdan aktarıyoruz. Türkiye dünyanın tahıl ambarı olmasına rağmen Allah korusun bir nevi kıtlıkla karşı karşıyayız.
Şu andaki iktidar elinde bir gündem kumandası habire zampikliyor. Yani durmadan gündem değiştiriyor. Tam altı yıldır halkı uyuşturdu. Halk dinamik yemiş balık gibi oldu. Ve kimin eğri kimin doğru olduğunu kavrayamaz hale geldi.
Bir türban meselesi, anayasa değişikliği, yok 301.madde tadilatı, AB’ne girmişiz gibi Kızılay’da davullu zurnalı şenlik yapmalar, kuzey Irak’a girdik gireceğiz derken teskere meselesi, yok kuş gribi puşt gribi derken satışlar başladı. Tüpraş, Telekom, tekel derken şimdide bedaşın satışı başladı. 1 Mayıs geldi çattı. Birini söylerken diğerini unutuyoruz. 340 milletvekilim var diye dediğim dedik çaldığım düdük derken birde AKP’nin kapatılması ortaya çıktı. Eeee şimdi ne olacak? Saçma yemiş bıldırcın gibi bir ayağını salladı gidiyor. Herkes kendi derdine düşmüş. Tarımı kim ne yapsın, çiftçiyi kim neylesin? Oy potansiyelini artıracağım diye 800 bin ton olan kömürü fak-fuk fonuna verebilmek için tonajı bir milyon tona çıkardı. Ama kömür işletmelerine borcunu ödemiş değiller. AKP kapanırsa yerine gelen hükümet bu borcu ödemek zorunda.
Alış verişe bak… Kömür ile oy takas eden AKP, borcu ödeyecek başka iktidar. Hani devlette devamlılık mecburiyeti var ya, al oyna çal oyna. Diyeceğim şu ki, Cumhuriyet tarihinde futbolcu başbakanımız olmuş ama her golü Türkiye’nin kalesine attığını sanıyorum. Sayın okuyucularım demeyin ki, gazeteniz ayrıntı bir mahalli gazete olarak düşünmeyin. Sitemizden bizi başka ülkelerde yaşayan yurttaşlarımız da okuyor. Köşe yazılarımız ve haberlerimiz kalehaber.com sitemizden okuyabilirsiniz. Çünkü internet denen bir olay var. Ulusalı mahallisi kalmadı artık. En iyi günler sizin olsun.