SEVGİLİ KIZIM…
Daha dün gibi…
Heyecan içinde Konya’ya gidişimiz.
Hani,
Otel bulamamıştık da öğretmen evi müdürünün tanıdıkları için ayırdığı tek kişilik oda da seni uyutabilmek, ertesi günkü yapılacak seçme sınavında zinde uyanabilmen için sabaha kadar nöbet tutmuştum da, şişkin gözlerimi görünce “baba sen hiçmi uyumadın” demiştin.
Hele o sınav sıramızı beklerkenki kalp atışlarım.
Heyecanına heyecan katmamak adına sürekli konuşmaya çalışmam…
İmtihan çıkışı ağlayıp bana sarılman,
Sonucu aldığımızda,
Sevinçten bir kez daha göz yaşı dökmemiz…
Sonrasında Bolu İzzet Baysal,
Ve
Ankara Gazi Üniversitesi…
Hepsi,
Ama,
Hepsi daha dün gibi.
Ne zaman geçti o dört sene de şu an “kep” atıyorsun;
Ben farkında değilim.
Her şeye değdi kızım…
Sana binlerce kere teşekkür ediyorum.
O salonda bulunan yüzlerce anne baba gibi bende göz yaşları içerisinde ayakta alkışlıyorum hepinizi.
Sen,
Onuru,
Haysiyeti,
Şerefi,
Vatan aşkı,
Ve,
yüreği insan sevgisi ile dolu,
Aldığı üç otuz maaşla yaşama savaşı veren yüz binlerce öğretmenimizden bir tanesi oldun.
İnanıyorum,
Aldığın terbiye,
Allahın bahşettiği akılla birlikte,
Seni,
Daha güzel yarınlara taşıyacaktır.
Asla,
Geldiğin yeri ve kim olduğunu unutma.
Sana emanet edilen vatan,
Ve evlatlarını,
Elinden geldiğince bilgin ve becerinle donatmaya çalış.
Bizler,
Dün olduğu gibi,
Yarında,
Hep yanınızda olacağız…
“Öğretmenler, yeni nesil, sizlerin ellerinizde olacaktır.”
Diyen sese kulak verin.
Gerçektende bu vatanın geleceğini belirlemeye hazırlıklı olun.
Sana ve senin gibi yüreği doğup büyüdüğü topraklara borcunu ödemeye hazırlanmış tüm gençlere saygılarımı sunuyor,
Hepinizi öpüyorum…
Allah bahtınızı,
Ve yolunuzu açık etsin…
Sevgili kızım…