Partinin kritik döneminde, partisi ile uğraşan bir görüntünün ötesine geçemiyor. Bir yandan da yaptığı bu hamlelerle kendini yıpratıyor, seçim dönemi kazandığı saygınlığı yitiriyor.
Ak parti’de mahalli seçim yaklaştıkça daha aktif ve kapatılma davası nedeniyle de daha bütüncül görünmesi gerekilen bir yerde bunlar oluyor.
Ak Parti’de vekillerin müdahale etme sürecinin işlemesinde en etkin olanı kim?
Pazartesi günü burada sizinle paylaştıklarım sonrasında detaylarını öğrenmek isteyenler oldu. Detay dediğimiz kim ne yapmıştan ziyade “Bunlar kimle iş yapıyor?” noktasında kilitlenmelerden oluşuyordu.
Kapatılma sürecinin yanı sıra Vahit Erdem’in açıklamaları nedeniyle partide dışlanmış ve ya gözden düşmüş olduğu hissine kapılan milletvekilinin Kırıkkale üstünde tek söz sahibi olma çabası gözden kaçmıyordu.
Bu vekil Kırıkkale üstüne kuracağı her argümanı iyi kullanıp ondan fayda sağlamaya yönelik şeylere imza atma gayretinde idi.
Bu nedenle her gün Ankara’ya gidip gelenlerin sorununa parmak basmak maksadıyla sabahın erken saatlerinde Ankara trenine binmişti.
Vekilimiz o günden sonra sürekli trene binmeyi sürdürdü.
Saatleri günleri değişti ama trene binmekten vazgeçmedi.
Erdem dışlanmış olsa bile hiçbir zaman dikkate almadığı Mustafa Özbayrak gerçeği Kırıkkale’de bütün çıplaklığı ile ortada duruyor.
Özbayrak, Ak Parti’de hem Kırıkkale’de hem de Ankara’da varlığını sürdürüyor. Milletvekili Turan Kıratlı’nın bu anlamda yaptığı çalışmalar veya attığı adımlar yarım kalıyor.
Seçim zamanının en popüler ismi olması ve o zaman kazandığı saygınlık nedeniyle vatandaşların yakından takip ettiği bir vekil oldu.
Bu yüzden de sürekli izlendi belki de kapısı en çok aşındırılan isim oldu.
Kıratlı bu ilgi karşısında kendini merkez olarak görmeye başlayınca Kırıkkale teşkilatı üstünde oynamalarda yapmak istedi.
Özelikle geçmiş dönemde parti içinde bulunup küskünler haline gelenlerin de odağı oldu.
Seçim sonrası Ankara- Kırıkkale trenine bu kez onlarla binmeye başladı.
Kapatılma riski taşıyan bir partinin teşkilatı ile uğraşmak, ilçe başkanını il başkanını veya yönetimi değiştirmek kime hangi faydayı sağlayacak?
Veya böyle bir süreçte bu tür bir girişimde bulunmanın gerçek niyeti nedir?
Bu soruları sürekli yöneltenler var.
Bunlara ne tür bir cevap hazırladılar acaba?
Ayrıca Kıratlı’nın göz ardı ettiği Erdem veya özelikle Özbayrak yaptığı her hamlede karşısına çıkmayacak mı?
Çıkacak.
Buna rağmen neden bu tekil ısrarlarda bulunuyor.
Üstelik genel Merkez düzeyinde etkin ve güçlü bir isim olan Belediye Başkanı Veli Korkmaz ile de gizli bir mücadele içine girerek sürekli kendine cephe açan acemi komutan edasına giriyor?
Bu tarz bir davranışla varacağı ilk ve son nokta nedir?
Erdem’e karşı demeç vererek, Özbayrak’ı yok sayarak, teşkilatı tümüyle görmezden gelerek, belediye başkanını önemsemeyerek bu tren yolculuğu nereye kadar sürebilir ki?
Kıratlı bütün hamlelerini yapmaya devam ederken önceki gün gazetelerde bir haber dikkatimi çekti…
“Kıratlı trenle geziyor”
Seçim zamanında kimsenin tanımadığı dönemde bindiği trenden inemedi bir türlü Kıratlı anlaşılan.
O trenin kendine zarar vereceğini de kestiremedi.
Tren de bugün kimler var tam olarak bilmiyoruz ama Ak parti’de Kıratlı cephesi böyle…
Partinin kritik döneminde, partisi ile uğraşan bir görüntünün ötesine geçemiyor. Bir yandan da yaptığı bu hamlelerle kendini yıpratıyor, seçim dönemi kazandığı saygınlığı yitiriyor.
Ak parti’de mahalli seçim yaklaştıkça daha aktif ve kapatılma davası nedeniyle de daha bütüncül görünmesi gerekilen bir yerde bunlar oluyor.
Yarın öteki adımları ve isimleri paylaşalım sizinle.