24 Mayıs 2012 Perşembe

15.05.2008 00:00:00 397  defa okundu.

MASUM DÜŞÜNCELER...

Belki ufak, tefek kırıntıları kaldı yüreğimin bir köşesinde ileride unutulmaya mahkum olan....

       

 Şimdi sen istediğin kadar varsın  yüreğimde, beynimde... Hep ben acaba beni düşünür mü? bir mektup yazar mı? beni anar mı? aklından bir lahza geçirir mi? diye düşünmekten, sorular sormaktan kendimi alıkoydum,

 

Artık sana dair düşünceleri zindana attım, ayaklarına prangalar vurdum,haps ettim daralan,sıkışan yangın yerine dönen yüreğime...

 

Ne senle, ne sensiz olmayacak tam anlamıyla seni unutmadan huzurum, mutluluğum... Belki de senle daha da huzursuz, mutsuz olacağım şu yaşanmayası, kahrolmayası son asrını yaşadığı sanılan fani dünyada...

 

Sana göre ,bana göre farklı gibiydi düşünceler ,duygular,farklı gibiydi arkadaşlığımız önceleri...

Ben sadece özel, güzel bir arkadaşlık kardeşlik duygularıyla bağlanmak istemiştim sana ...

 

Bu farklılık, sıra üstü masum hane meşru bir farklılık olmalıydı, benim nazarımda, senin nazarında... yada ben öyle anlıyordum , algılıyordum, zannediyordum bu karmaşık görünen aslında hiçte karmaşık olmayan masum hane,günaha bulaşmamış duygularımı...

 

Farklıydın, evet farklıydın nazarımda hiç te öylesine sıradan değildin, samimi dostum, arkadaşım olduğunu,özel olduğumu zannediyordum ben hep....sen zaten bana eş olacak yaşta değildin ben daha on sekizimde sen kırkındaydın....Sana hiç aşık, maşuk olmadım ki ben zaten, sen benim olmalısın demedim ki , benim olacağını hiç düşünmedim ki...Müsaade etmezdi zaten böyle bir birlikteliğe,arkadaşlığa inançlarım, ideallerim, fikirlerim...

Sen zaten benden, çok büyüktün belki de evliydin yada değildin..Ben  anadolulu bir memur çocuğuydum, bir üniversitede okuyan sıradan bir öğrenciydim .Halim ahvalim, şartlar eşit değildi müsait hiç değildi ben zaten böylesine bir ilişkiye girmez giremezdim ki...

Her zaman seninle olmalıyım, sen benim vazgeçilmezimsin hiç demedim ki ben sana...

 

Ben sadece sınıf üstü, özel, güzel, içinde haram barındırmayan,harama yaklaşmayan sıra üstü bir arkadaşlık...dertleri ,sevinçleri paylaşacak, birbirinden bir şey saklanmayacak, aranacak, sorulacak, yüzüstü bırakılıp kaçılmayacak , sözünde durulacak, arandığında cevap verilecek, hemen ona dönülecek,bekletilmeyen, gizlisi,saklısı olmayan, birinci sınıf özel,güzel, tüzel bir arkadaşlık, belki de kardeşlik düşlemiştim kendimce... her zaman olmasa bile sık sık hatırlanan,hal hatır sorulan kardeş hane,masum hane bir arkadaşlık....

 

Defalarca yanılmıştım kahrolmayası fani dünyada, bir kez de senin için  yanılmışım ne  ne çıkar ki .. Senin zannetmediğin kadar  öylesine çok ki öylesine sıradan, öylesine kurulan, öylesine konuşulan öylesine var olan, sadece kimi günlerde hatırlanan her cinsten arkadaşlık ....

         

Şimdi kalben ruhen manen,  ayrıldık işte.Sende benim için istediğin gibi sıradan ara sıra hatırlanan tıpkı diğer her cinsten arkadaşlarım gibi hatırlanacaksın bayramlarda ,seyranlarda işte öylesine..

 

Ben hiç bir zaman koşmadım  hiç kimselerin, ardından...Ben hiç bir zaman koşmadım sevgiye, vefaya önem vermeyen, sözünde durulmayan yalancı arkadaşlıkların peşinden...Benim kaderim niye böyleymiş  demedim ki hiçbir zaman...Kadere hiç isyan etmedim ki...sevdim ben hep kaderimi., sevdim ben hep iyi kötü günlerimi...

 

Şimdi kadere olan inancım bir kez daha pekişti, bir kez daha yerleşti, yüreğimde yaşanan o temiz saf günahsız kısa günlere, düşüncelere hiç küsmeden, hiç darılmadan... Hiç kimselerin kalbini kırmadım ki ... Ah keşke kırabilseydim demedim ki...Hiç kimseler düşmanlık yapamadım ki...İyilikten maraz doğar öyleyse iyilik yapamayayım demedim ki, iyilik yap denize at balık bilmezse halık bilir düşüncesiyle yetiş ki biz, öyle öğrendik anadan,babadan....

      

          

Hep iyi, güzel müspet düşünceler sözlerle,eylemlerle geçti şu kısacık ömrüm... Hayatımda hiç sıradan bir küfür,kaba bir söz  bile edemedim ki....Hiç ömrümce harama bulaşmadım ki... hiç ömrümde birilerine düşmanlık etmek istesem bile edemedim ki, düşmanlık nasıl yapılır onu dahi bilemedim ki...

 

Hep sevgi, saygı, hoşgörü diyen bir neslin ferdiydim, vefa bilen, vefa gören , vefa tadan, vefa soluklayan birisi olmaya çalıştım onca istismara,yalanlara  rağmen.... Onca yoksulluğa,sıkıntıya rağmen halime ahvalime şükrederek geçmekte benim şu kısa dertli ömrüm...Belki ibadetler tam anlamıyla yapılamasa da, hep onun azminde izinde olmanın gayreti içinde oldu benim  ömrüm...

 

Herkese gülücükler dağıttım, sadaka yerine geçer diye, herkese irili ufaklı iyilikler yaptım kendimce belki de bir sevap alırım ümidiyle....Dualar ettim özel, güzel günlerde kalbimde,yüreğimde var olan arkadaşlarıma, dostlarıma, sevdiklerime...çam sakızı çoban armağanı misali küçük hediyeler verdim, vermekteyim sevdiklerime, dostlarıma...

 

Sen de isteseydin girebilirdin  kalbimdeki dostlarımın, sevdiklerimin en mutena yerine , bana çok uzaklarda olsan bile girebilirdin ama sen bu fırsatı kaçırdın artık...

Hulasası ben hep iyi bir insan olmanın mücadelesi içinde oldum, olmaktayım, ne ben seni ,ne sen beni  zaten hiç tanımıyorduk ki...belki de bu mektupla benim nasıl bir insan olduğumu hususunda bir kanaat oluşturabilecek o daracık ne yapacağını,ne söyleyeceğini bilemeyen küçük yüreğinde...

 

 Beni hatırlarmısın diyorsun mektubunda,elbette belki de hatırlayacağım seni de   dualarımda bir bahar seher vaktinde sabah namazında,  yada bir kış gece vakti, her şeye rağmen tatlı, acı karışık bir hüzünle hatırlayacağım belki de işte öylesine...

 

 

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
DP GENEL BAŞKANI SÜLEYMAN SOYLU - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Kırıkkale'de Yerel Seçim Kulisleri - 10 Ağustos 2008 Pazar 00:00
SİYASETTE YENİ BİR YÜZ; HALİL ÖZTÜRK - 18 Haziran 2008 Çarşamba 00:00
TÜRKİYE’NİN HİKAYESİ - 10 Haziran 2008 Salı 00:00
AK-PARTİYİ KAPATMA DAVASI ÜZERİNE... - 02 Haziran 2008 Pazartesi 00:00
KEMAL ALBAYRAK VE SEVGİNİN GÜCÜ - 23 Mayıs 2008 Cuma 00:00
MASUM DÜŞÜNCELER... - 15 Mayıs 2008 Perşembe 00:00

Son Yorumlar

bırakın var olanısöküp takmayı
valla pes doğrusu bu nasıl bi zihniyet bağlarbaşı mahallesi ne 8 senedir bir avuç dahi asvalt ğelmedi kışın çamur,hendekler yazın toz toprak yazıklar olsun buradaki yaşayanlar insan değil demi size ğöre çarşıyı sökün takın para onda...gerçi yayınlamıyorsunuzda yinede yazalım..
23.05.2012 22:44:31

obalı
merak ettigim konu 2 sene önce yapılan kaldırımların suyumu çıkdıydı da şimdi yenisi yapılmaya başladı. eger hizmet etmek istiyosanız yolarımızı yapınız kenar da kalan mah.leri saymıyorum artık merkezde bulunan şhell benzinliginin önünden gecerken hatim indirecek duruma geldik araçların düşdügü çukurlar 30cm aşmış durumda belediye ise yol yerine kaldırım yapıyo yazık bu insanlara sizler ihale sayesinde ceplerinizi doldururken insanların çeblerinde olmayan paraları sanayi ye gidiyor
23.05.2012 19:53:45

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54