07 Şubat 2012 Salı

12.05.2008 00:00:00 705  defa okundu.

AHHH… ANAM AH…

İnsanın yaşı ne olursa olsun, ister ilk ana dediğin gün, ister yüz olsun yaşın… Ana her zaman ana… Ufacık bir sarsıntı geçirsen, yolda yürürken ayağın tökezlese, iki dudağın arasından bir kelime çıkar. Ah!!! Anam, vay…

Akşamdan hamur mayalar, sabahın erken saatinde uyanır, uykulu gözlerle bazlamaları yapmaya başlardı. Bazlamanın kokusuna dayanamaz, hemen uyanırdık.

Ne çay bilirdik, ne meyve suyu. Hele bazlamalar tere yağı ile yağlanmış ise, değmeyin keyfine...

Yanına bir tabak pekmez, ban çöreğini pekmeze, akşama kadar ne üşürsün, ne de acıkırsın.

Ana bunun adı, biraz üşütsen, biraz hastayım desen, yüreği kuş yüreği gibi çarpar, bir yorgan arası hazırlar, oturur baş ucuna isteklerini sorar.

Mevsimlerden kış ise: Biraz iğde kurusu, varsa biraz ceviz, kuru üzüm koyar yanına.

Oğlum- kızım; Şunlardan biraz ağzına at, şifa olur yavrum dedikçe, bin yavrum çıkar dudaklarının arasından.

Üşüyorum desen, basar bağrına, sokulursun döşüne, sıcaktır, mis gibi bir koku gider ciğerlerine… Anne kokusudur, hiçbir çiçek, hiçbir gül onun gibi kokmaz.

Arıyorum o günleri, arıyorum anamı…

Folluktan yeni getirdiği yumurtayı suya batırır, sıcak korun içerisine gömer, yumurtanın bir yanı hafif kahverengi olur, yufka ekmekle bir dürüm yapar, en büyük ilaç odur. Ne ateşin kalır, ne baş ağrın. Yumurta doğal, ekmek doğal, ne gübre vardır ununda, ne hormon vardır 

sütünde, yoğurdunda…

Yazın bağdan topladığı dayanıklı salkımları, çalı dikenlerine takarak tavana asmıştır. Kışın bir iki salkım koyar sofraya, son mevsimde getirdiği yeşil domatesler kızarmıştır, yufkanın üzerine birde salata, ilaca ne gerek, doktora ne hacet. Anamın hazırladığı her şey ilaç.

Arıyorum o günleri, arıyorum anamı…

Ağrılarım fazla, kah sırtım ağrıyor, kah başım. Ağrılar geldi mi, zehir oluyor ekmeğim aşım. Ahhh diyorum ah. Şimdi anam hayatta olsaydı, bir tarhana çorbası yapsa, şimşir kaşıkla birkaç kaşık içsem, ne sırtımda ağrım kalır, ne de başımda…

Ana bunun adı… Onun pişirdiği, onun sunduğu her şey ayrı bir lezzet, ayrı bir tattadır.

Ne doğal gaz vardı, ne tüplü ocak. Biraz çalı çırpı, biraz tezek. Koyardı kara tencereyi saç ayağının üzerine, kendi halinde pişerdi yemek.

Siz hiç madımak piştikten sonra, yufka ile dürdünüz mü? Bir damla suyunu bile akıtmak istemezsiniz yere. Baharda en güzel yemek, hele birde yoğurtlusu olursa… Onu da, anam pişirmiş ise…

İki gün önce  anneler günüydü. Öptünüz mü ananızın elini. Bastı mı bağrına sizleri. Yavrum dedikçe, gözleri doldu mu? Onlara dünyayı verseniz hiç gelir. Onların elini öpmeniz, anammmm… demeniz en büyük hediye onlara… 

Uzaktaysanız, arayıp da; Ana, seni çok özledim, seninle birlikte senin kokunu bile özledim dediniz mi? Ben, anamı yıllar önce kaybettim. Anamın sevgisi, anamın kokusu hala tazeliğini koruyor. Çok özlüyorum çok. Bu nedenle; Bütün anaların ellerini öpüyor, onların önünde saygı ile eğiliyorum. Bütün günler onların olsun. “ Anam, benim anacağım, her zaman sana muhtacım”

Not: Hızır- İlyas günü münasebetiyle, Cumartesi günü, gazete çalışanlarını ve yazarlarını  bir araya getiren, Başkan Cengiz Selciye, bu arada gazetecilerle birlikte olma jestini gösteren Belediye Başkanımız sayın Veli Korkmaz’a en işten teşekkürlerimi sunuyorum.  

 

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
SAĞLIĞA KAVUŞMAK - 30 Aralık 2008 Salı 00:00
ÖVÜNÇ MESELİSİ… - 11 Kasım 2008 Salı 00:00
Asıl Azmaz... - 09 Ekim 2008 Perşembe 00:00
ZAM ÜSTÜNE ZAM… - 22 Eylül 2008 Pazartesi 00:00
YÜZÜM KIZARIYOR… - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
KIZILIRMAK - 24 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
ZAM TSUNAMİSİ… - 30 Haziran 2008 Pazartesi 00:00
TALİHSİZLİK - 02 Haziran 2008 Pazartesi 00:00
BAKARSAN BAĞ - 29 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
MEVSİMLİK KIYAFET - 18 Mayıs 2008 Pazar 00:00
KİM YAPA- KİM SATA - 14 Mayıs 2008 Çarşamba 00:00
Azmin zaferini gördünüz değil mi? - 12 Mayıs 2008 Pazartesi 00:00
AHHH… ANAM AH… - 12 Mayıs 2008 Pazartesi 00:00

Son Yorumlar

Abidin Emmi
Okullara andımız kaldırılsın Kaldırıldı Üniforma giyilmesin Tamam çıkarıldı Milli Güvenlik dersleri kaldırılsın Kaldırıldı Öğrenciler sınıfta bırakılmasın Tamam sınıfta bırakılmadı Öğrencilere cetvelin ucuyla dahi vurulmasın Tamam pekiii Sayın Sendika başkanı demokratikleşme adına Eğitimde binbir türlü değişikliğe gidiliyor Hiç öğretmenlerden soruyormusunuz pekii Eğitimin kalitesimi artıyor? Tanıdığım bir çok öğretmene soruyorum kesinlikle hayır diyorlar Pekiii Öğrencilerin kalitesimi artıyor Tanıdığım öğretmenler okullardan öğrencilerin kafası bomboş öğrenciler mezun ediliyor diyorlar. Öğretmenler diyorki okula gelen Müfettişler artık öğrencinin bilgi seviyesini ölçmeye gelmiyorlar Ya neye geliyorlar Duvarda şu levha niye yok şu çizelge neye yok onu kontrol ediyor diyorlar Tüm bunların sonucunda Neymiş Avrupa Birliğine bakın bizim şu kadar okumuş öğrencimiz var diyecekmişiz. Yeğenim Sivasın bir ilçesinde Meslek Lisesi öğretmeni. Soruyorum öğrencileriyin seviyesi ne durumda diye. Özellikle Matematik dersindeki seviyeleri ilkokul 2 veya 3 sınıf düzeyinde diyor. Öğretimde demokratikleşme sevdasından kurtulup eğitimde kadrolaşma,sendikalaşma sevdasından kurtulup birazda eğitimin kalitesini artırmaya ne zaman başlayacaksınız acaba
07.02.2012 11:07:41

bd
Kırıkkalede hiç mi adam kalmadı ne?Kırıkkaleli değilse adam değil mi? Kırıkkaleye en büyük zararı yine kırıkkaleliler vermiştir.
07.02.2012 09:26:40

Şeref
İlimizde böyle bir kuruluşun hizmet sunması bizim için bir şans. Başta Başhekim Sayın Adnan TEZEL olmak üzere tüm çalışanları kutlar,başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim. Teşekkürler.
05.02.2012 22:36:45

zafer tekin
abicim samimi isen yolun ve ufkun açık olsun,ismimiz soyismimiz aynı bazen isimler ve soyisimler aynı şeyi ifade eder,yani o ismin veriliş sebebi vardır.başarılar bende veterinerlik görevimle vatanıma hizmet ediyom ama bazı utanılacak durumlar var bizim meslekte herkez utanmaz ama utanan vardır,kolay gelsin görevinde başarılar
05.02.2012 14:32:30

a.vural
2007 seçimleri idi bizlerde akp li olarak adaylarımızın konuşmalarını takip ediyorduk ve takip ettiğim kadarı ilede hakikaten Musafa beyin çok güzel fikirleri vardı kendisi üniversite kökenli olduğu için şöyle diyordu Allah'ın izni ile milletvekili seçilirsem MKE nin yönetim yapısı özel sektör şartlarına uygun olacak vede teknolojisini en son teknoloji le yenileyip dünya standartlarının üzerine getirteceğiz ve de eskiden olduğu gibi mke de en az 10-12 bin işçinin çalışabileceğini söylüyordu vede gayet mantıklı ve doğru şeylerdi ve Allah nasip etti kardeşim milletvekili oldu ama biz Milletvekili kardeşimizin mke ile ilgili herhangi bir girişimini hatta özel sektörle mke yi buluşturacak herhangi bir projeyi, teknoloji yenileme ile ilgili herhangi bir projeyi10-12 bin işci alımı ile ilgili herhangi bir projeyi göremedik siz milletvekili iken yöremizle ilgili hiç bir çalışma yapmazsanız benim Başbakanım bunları görmiyecek mi Beyler Türkiyenin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Beydir o da doğruları bilir ve görür benim gördüğüm açidan da Mustafa beyin üzülerek söyluyorum MKE Genel Müdürlüğü için en ufak bir şansı yoktur daha doğrusu Milletvekili olmadan önceki fikirlerini Hayata geçiremediği için şansın kaybetmiştir özünde de çok mütevazı,çalışkan vede dürüst bir kişi olmasına rağmen bence şansı yoktur tabi bu benim dışar dan gördüğüm eğer Mustafa bey yukarda saydığım olaylarla ilgili girişimleri olmuş vede bende bunu atlamış isem o zamanda kendiisinden özür dilerim ama bildiğim kadarı ile mke nin personel sayısında düşüş oldu ,teknoloji ile ilgilide pek gelişme olmadı gibi ama genede Mustafa beyin gazeteniz aracılığı ile bir cevabını beklerim Sayın Milletvekilim seni yinede seviyoruz saygılarımla
05.02.2012 10:34:37