Karar vereceksin, düşüneceksin, aklını kullanacaksın, yılmayacaksın, halktan istemesini bileceksin… İşte başarının temel koşulları…
Elemelere Ankara’da katılmış, başaramamış, mücadele etmiş, İstanbul’da yapılan elemelere katılarak, Pop Star Alaturka şarkı yarışmasında, yarışmacı olma şansını yakalamış. Hem de tek başına mücadele etmiş, elinden tutan hiç kimse de olmamış… Yarışmanın ilk günlerinde geçmişini anlattı. Gençliğini yaşayamamış, emsalleri gibi doğru dürüst eğitim alamamış, ailenin hem babası, hem anası olmuş. Gazino hayatına atılarak, sesi ile ekmeğini kazanmış, bu arada kardeşinin Tıp tahsilini tamamlatmış…
Yarışmanın ilk haftalarında dikkatleri üzerinde topladı, işitme engeli vardı giderildi, işitme cihazlarına intibak edebilmek için çok zorluklar çekti, ama yılmadı.
Kimden bahsettiğimi anladınız. Pop Star Alaturka şarkı yarışmasında mücadele eden Mehtap’tan bahsediyorum. Üç aydan bu yana devam eden yarışmada, hem rakipleri ile, hem jüri üyeleri ile, hem de halkla yarıştı. Rakipleri arasında öyleleri vardı ki! onları solladı, yeri geldi jürinin eleştirisine katlandı, yeri geldi onları esprileri ile kahkaha tufanına boğdu. Doğallığı ile halkın ve programın gözdesi oldu. Jüri üyesi, sayın Armağan Çağlayan, bir televizyon kanalında yaptığı programa, yarışmacılar arasından onu çağırdı. Bu davet bile Mehtap’ın uğraşısı ile oldu.
Kural gereği her hafta bir yarışmacı eleniyordu, Mehtap, yeri geldi haftanın birincisi oldu, yeri geldi son ikiye kaldı. Ama; Hiç yılmadı, hiç umutsuzluğa kapılmadı. Bir keresinde halka döndü ve şöyle dedi. “112 Acil nerdesin !!!!” 112 Acil yetişti ve onu kurtardı. Kimdi 112 acil ? Elbette halktı, Halk gönderdiği SMS lerle Mehtap’ı yoluna devam ettirdi…
Yarışma boyunca yaşadığını izleyenler çok iyi bilirler. Burada uzun uzadıya anlatmamıza gerek yok. Yılmadı, azminden dönmedi, “ Adım Hıdır, elimden gelen budur” dedi ve finale doğru koştu…
Finali gördü, son üçün içerisinde arkadaşı Ercan’ı da eleyerek, finali oynadı ve ikinci oldu.
Final gecesi, Gaziantep’i, Düzce’yi gördük. Mehtap Ankara’dan katılmıştı yarışmaya, Final gecesi Ankara’yı da gördük.
Gaziantep ve Düzce bir festival hazırlığı yapmıştı. Ankara mı! söze ne hacet, her şey kamu oyunun gözü önünde yaşandı…
Her iki ilimizin Belediye Başkanları, sivil toplum kuruluşları el ele vermiş adaylarını destekliyorlardı. Keçiören Belediyesinin, Mehtap için tahsis ettiği bölgede ise; Mehtap’ın yakınlarından başka kimsecikler yoktu. Ne desem bilmem ki! Burası Başkent; Bir Belediye Başkanı çıkıp oraya gelenlere verilecek bir bardak çayı bile üstlenememiş. Belediyeler ki ! Nerelere neler harcıyorlar, kim hesabını soruyor. Üstelik; O gece Ankara’yı temsil eden bir kızımız final oynuyor. Ne olduğu belli olmayan, bir Amerikalı şarkıcı Ankara’ya gelmiş olsaydı, ayağının altına kırmızı halılar sererdik.
Mehtap: Seni kutluyorum. Sen, bu yarışmada çok kişiye ders verdin. Sen Türk halkının gönlünde yerini aldın. Yolun açık olsun…
Ders alması gerekenler: Mehtap’ın verdiği mücadele size örnek olsun. Tek başına halkla bütünleşti, halka elini uzattı, halk onun elinden tutarak finale götürdü…
Ya siz, ne zaman halkla bütünleşecek, ne zaman halkın elinden tutacaksınız.?
Azmin zaferini gördünüz değil mi?