Milli eğitimden sorumlu! müdür tarafından, önce sayın vali yardımcısı suçlu tutulmuştu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında tören alanına ulu önderimizin posterinin asılmaması konusunda…
Sonra belediye başkanı sorumlu edilmeye çalışıldı.
Şimdi ise başka başka suçlular bulunmaya çalışılıyor…
Hatta,
Dili oraya kadar uzanıverse,
“adam sende çocuk! bayramı değil mi, Atatürk’ün resmi de eksik oluversin” diyecek…
Ama kazın ayağı öyle değil maalesef…
23 nisan,
bir ulusun dünyada ezilen masum milletlere kendi ayakları üstünde nasıl durulacağının Türkler tarafından öğretildiği büyük bir gündür.
Dikkat edin,
Bu tarihten sonra Atatürk’ün dünya görüşlerini benimseyen Afrika’da, Asya’da, Amerika’da ne kadar sömürge devlet varsa, hepsi birer birer özgürlüğüne kavuşmuştur.
Fakat emperyalistlerde kurnaz!..
Yapıştığı devletin iliğini kanını emmeden bırakmak istemiyor.
Bu sebeple,
Hepimizin bildiği, ABD ve AB ve onların içerdeki şakşakçıları ulu önder Mustafa Kemal’in kurduğu Üniter devlete ve onun taraftarlarına karşı bıkıp usanmadan savaş vermeye devam ediyorlar.
Bu savaşta kimi bilerek,
Kimi ise bilmeyerek onların ekmeğine yağ çalıyor.
Bu gün masumane gibi görünen istekler veya “sehvenmiş” gibi yapılan hataların altında yatan tek gerçek ise, onu ve kurduğu Cumhuriyeti ilelebet tarih sayfasına gömmek.
Bu yazdıklarıma inanmayan,
Son yıllarda yaşadıklarımızı,
AB ve ABD’nin dayatmalarını gözünün önüne getirsin…
Sonra,
Atatürk’ün gençliğe hitabesini yüksek sesle defalarca okusun;
Hala inanmamakta direniyor “yok canım abartıyorsun sende” diyebiliyorsa şayet, art niyetli olmadığını düşünmemek mümkün değil…
Başta Kırıkkale olmak üzere yurdun bir çok yerinde tören alanına o büyük insanın resmini asmadılar.
Trabzon’dada yakasına astığı Atatürk rozeti ile namaz kılmak için camiye girmeye çalışan bir vatandaşa “günah” diye engel olmaya çalıştılar…
Hepsinin ardından ya yanlış anlaşıldık, yada suçlu falanca diye topu birbirinin üzerine atmaya yada Atatürkçülükleri hakkında fetva vermeye kalktılar.
Elbet bu böyle devam etmeyecek.
Bunları yapandan da, yapılmasına göz yumandan da bir gün hesap sorulacaktır…
AKP’nin milletvekil adayı milli eğitimden sorumlu müdürüne buradan defalarca sormuştum.
Milli eğitimden hizmet alan çocuklarımızın ve okullarımızın sizin yönetiminizdeki son durumu nedir diye?
Fen lisesinin başarı oranı Türkiye sıralamasının neresinde?
Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi mezun verdiği ilk sene Türkiye birincisi iken bu gün neden eksik öğrenci ile eğitim ve öğretime devam ediyor ve sıralamaya girebiliyor mu?
Burnunuzun dibindeki Kırıkkale lisesinde öğretmen açığı hangi boyutta?
Üniversite imtihanında sıfır çeken öğrencilerin ne kadarı Kırıkkaleli?
Üflesen yıkılacakmış gibi duran onlarca okulumuzun fiziki görüntüsünü değiştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Öğretmenlerimizin insanca ve onurluca yaşamaları için ihtiyaçlarının karşılanması ve onlara yapılan haksızlıkların giderilmesi için parmağınızı oynatıyor musunuz?
Bir hafta geçti tık yok!...
Yoksa,
Kaçırılan milletvekilliğini bir daha ki seçimde tekrar yakalayabilmek için çalışmalarınıza şimdiden başladınız da eğitim gibi basit! Şeylere ayıracak zamanınız mı yok?
Bilmek hepimizin hakkı…
Sayın müdür, durup durup, geldiği günden bu tarafa otuz küsür bin kitap topladığını söylüyor;
Milli eğitim camiasından bazı arkadaşlar bilir.
Meziyetse eğer tek başıma ben bile, başkanlığını bizim fikonun yaptığı Kitap sevenler derneğine kültür bakanlığından rica minnet bin küsür kitap almıştım…
Nedense,
Şu kadar kitap topladım diye de hiç kimseye hava atmamıştım…
Çünkü derneğin sekreteriydim ve asli işimde buydu…