24 Mayıs 2012 Perşembe

08.05.2008 00:00:00 627  defa okundu.

BİR CUMARTESİ AKŞAMI, BİR KADIN, İKİ ÇOCUK

Mevsimin kış olmasına rağmen, havanın ne sıcak,ne soğuk olduğu güzel  bir bahar gününü andıran bir Cumartesi akşamına erme vaktindeyiz...Cumartesi pazarının sebzecileri, balıkçıları, peynircileri ve sair pazarcıları akşamın yorgunluğu ile tezgahlarını toplarken  mahallemizin Cumartesi pazarındayım... Hava  alaca karanlık kışın akşam soğuğu kendini hissettiriyor…Halı sahada futbol maçımız var, arkadaşlar beni pazar yerinden sözleştiğimiz mevkiden  alacaklarını telefonla söylediler... Ancak evden erken çıktığım için pazarda kendi kendime yol boyu, düşünerek , çoğu zaman yaptığım gibi kendi kendime konuşarak gezinmekteyim...Uzaklarda pazarcıların radyosundan Iğdır yöresi  türküsü aman avcı vurma beni dertli, dertli söylenmekte yüreğimi doldurmakta.

 

Hayatımda olumlu değişiklikler, sevinebileceğim hal ve ahvaller olmasına rağmen doğrusu bu zamanlar yine kafam karmakarışık, dolaşmaktayım pazar artıklarının arasında, düşünmekteyim dünü, bugünü yarını, olanı , olmayanı  ve öteleri….

 

Duygularım hüzün  yüklü , gözlerim dolu, dolu…Tıpkı bulutların yağmur yüküyle yüklü olup da yağamaması gibi bir şey benimkisi….

 

Bu arada dikkatimi çeken birilerini gördüm tamda karşımdan bana doğru gelen…Akşamın alaca karanlığında zayıfça, kuruca benim yaşlarda  bir kadın ve ardında sevimli iki tane  çocuk hemen yakınımda bitiverdiler..

 

Çocuklar 4-5 yaşlarında  kara kuru ve çelimsiz görünüşleri var…Ne kadar da sevimliler, bir görseniz, heyecanlılar hayat dolular...

 

Anne 35' li yaşlarda genç bir kadın, anne de çocuklarından farklı değil…Çocuklar ellerinde çekiştirdikleri tahta  meyve kasasına ip takmışlar sürüyerek adeta oyun oynarcasına pazar artıklarından bulabildikleri sağlam yada çürük meyve ve sebze adına her ne varsa bulabildikleri, toplayarak kasaya koyuyorlar sevinç içinde..

 

Sağlam bir meyve yada sebze bulduklarında önce sevinerek , sonra koşturarak, zayıf çelimsiz annelerine göstererek tahta kasada biriktiriyorlar….

 

 Bu arada iki küçük kardeş iki tane boş bira şişesi buldular, pazarın çöplükleri arasından, sevinç gösterileri yaparak, hoplaya zıplaya köşedeki Tekel bayiine doğru koştular...iki tane ÜLKER çikolatası alarak annelerine döndüler…sevinçleri görülmeye değerdi iki adet Ülker çikolatası  ne kadarda kıymetliydi bir görseniz....HER ŞEYİN DEĞERİNİ ANLARDINIZ…

 

Benim bulunduğum alandan yavaş, yavaş uzaklaşmaya başladılar, onları izlediğimin farkında bile değillerdi ama içime yakan sızı daha da büyüyor, maça gitmeme pahasına onları izleme isteği içimde yoğunlaşıyordu...

 

Bir ara dönüp arkalarına baktılar ve ne buldularsa toplamaya yine devam ettiler, çocuklar yerlerinde duramıyor, sağa sola koşuşturuyorlardı. Adeta onlar için sanki bir oyun bahçesi gibiydi pazar yeri….Artıkları toplarken , tahta  kasayı araba sürer gibi sesler çıkararak kullanıyorlardı, belki de bir oyundu onlar için akşamın bu vaktinde pazardan meyve, sebze  artıklarıyla oynaşmak..

 

Aklımdan onlara yardım edilebilir mi gibi yönelik türlü,türlü sorular gelip,geçti yaklaşabilirim gibi düşünceler sarmıştı tüm benliğimi...

 

Üzerimde eşofman olduğu için yanımda öyle işe yarayacak para bile yoktu...cebimdeki tüm parayı versem kabul ederler miydi? konuşmayı denesem konuşurlar mıydı? Yoksa tepki gösterirler di?... gibi sorular aklıma üşüşüyordu, bir ara biraz daha yaklaşarak konuşmaya niyetlendim, ama kadın daha da hızlandı, herhalde tedirgin oldu, aslında cadde hala kalabalık sayılırdı...

 

Kadıncağızın tedirgin olduğunu anlayınca konuşmaktan  vazgeçtim,  kalakalmıştım pazarın orta yerinde...geriden biraz daha izledim onları düşünerek, üzülerek sulanan gözyaşına artık direneme diyerek….gözlerimle takip ederek ve onlara dua ederek akşamın karanlığında pazar yerinden gölgeleri kaybolana kadar geriden izledim...

 

Yaşadığım bu vakıaya  öylesine dalmışım, kendimi kaptırmışım ki  defalarca çalan cep telefonunun sesini dahi fark etmemişim...arkadaşlar arıyordu, hatta biraz da kızarak seni bekliyoruz be! arkadaş diyerek...

 

Arkadaşlarla buluştuk halı sahaya doğru yol alan arabada hiç konuşmadım onlarla, gözlerim doluydu, aklım doluydu, kilitlenmiştim vakıaya…

 

Otuzlu yaşlarda  genç bir kadın ve 4-5 yaşlarında iki güzel erkek çocuğunun hayaliyle, hal ve ahvalleriyle doluydu düşüncelerim...bu arada  arkadaşların bana sorduğu bir kaç  soruyu evet yada  hayır diyerek savuşturdum…

 

Halı sahaya geldik, sahada ısınma hareketleri yapıyoruz.Ben hala zayıf, genç sayılabilecek bir kadın ve iki sevimli erkek çocuğunun etkisindeydim, hayalleri gözümün önünden gitmemişti...Akşam yemeğinde ne yemişlerdi? yarın ne yiyeceklerdi?bu hayat nasıl böyle devam edecekti???...Halime şükürler içinde... Allah yar ve yardımcıları olsun, kimseyi açlıkla, fakirlikle imtihan etmesin diye kendi kendime mırıldandım...

 

Baharın selam verdiği, sıcaklığını gösterdiği, bir Cumartesi gününün  bir kısmı bu tür duygu ve düşüncelerle geldi geçti....bu arada halı saha maçını kaybettik benim  hatalarım yüzünden, ancak arkadaşlar benim biraz hasta falan olduğumu düşündüler ben de onlara evet bugün  vücudumda biraz kırgınlık var dedim...

 

eve geldiğimde bedenen, ruhen yorulmuş, kırılmış  bir haldeydim...evdekiler yatmıştı bile, iyi ki de yatmışlar kimseyle konuşacak mecalim yoktu zaten...nerde kaldın diye bir ara hanımın sesini duyar gibi oldum, cevap veremedim, bir duş alıp kendimi yatağa zor attım ve o gece bir kadın, iki çocuğu misafir ettim ... bana uzaktan gülüyorlar ve el sallıyorlardı,  bende onlara gülerek el sallıyordum....

 

Allah yardımcımız olsun kara kuru kadın ve iki sevimli çocuğu, bahtınız açık olsun diye mırıldanarak...

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Yassıada ve Başvekilim Adnan Menderes - 27 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Soylu Adam; Süleyman Soylu - 06 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Alparslan Pehlivanlı - 22 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Bir Yiğit Vardı - 08 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Başkent EDAŞ'a Elveda! - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Anneciğimin Kardeşi-2 - 29 Ocak 2009 Perşembe 00:00
Anneciğimin Kardeşi - 23 Ocak 2009 Cuma 00:00
Ey Rabbim! İsrail'le Sen Başedersin - 09 Ocak 2009 Cuma 00:00
Melih Gökçek'le Yola Devam - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Sağduyu Galip Gelecek, Melih Gökçek Aday Olacak - 26 Aralık 2008 Cuma 00:00
MİLLİYETİ HAREKET PARTİSİ VE YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE KULİSLER.... - 01 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Ak Parti ve Yerel Seçimler Üzerine Kulisler - 28 Kasım 2008 Cuma 00:00
Milli Eğitim Bakanı'nı Dinlerken... - 21 Kasım 2008 Cuma 00:00
Eşit İşe, Eşit Ücret mi? - 19 Ekim 2008 Pazar 00:00
Yassıada, Yaslı Ada - 06 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Ergenekon'dan Mahalle Baskısına - 03 Eylül 2008 Çarşamba 00:00
TEK ADIMDA YATIRIM - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Kuşadası Tatili - Manisa Ziyareti - 10 Ağustos 2008 Pazar 00:00
Hasan Doğan ve Ölümün hatırlattıkları - 05 Ağustos 2008 Salı 00:00
KIRIKKALEM - 03 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 12 Haziran 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 11 Haziran 2008 Çarşamba 00:00
BİR CUMARTESİ AKŞAMI, BİR KADIN, İKİ ÇOCUK - 08 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
BİR PAZAR YAZISI, BİZİM MUHARREM.. - 24 Nisan 2008 Perşembe 00:00
ŞİİRLERLE, YAZILARLA SEVGİ YOLCULUĞU... - 16 Nisan 2008 Çarşamba 00:00
GÜNEDEME DAİR DEĞERLENDİRMELER... - 11 Nisan 2008 Cuma 00:00
Ah! Benim Eskici, Vefalı Ruhum - 07 Nisan 2008 Pazartesi 00:00
İHTİLALE DOĞRU; BİR SEVDA MASALI - 30 Mart 2008 Pazar 00:00
NEWSWEEK' E KAPAK OLMAK... - 24 Mart 2008 Pazartesi 00:00
ÇANAKKALE SAVAŞININ ANLATTIKLARI... - 17 Mart 2008 Pazartesi 00:00
KÖŞE YAZARLARIYLA KAHVALTI - 10 Mart 2008 Pazartesi 00:00
Ve ey , ve ey şehidim - 27 Şubat 2008 Çarşamba 00:00
LALE VE LADEN - 22 Şubat 2008 Cuma 00:00
AHDE VEFALI OLMAK - 10 Şubat 2008 Pazar 00:00
Ve ey, ve ey AYSONA - 01 Şubat 2008 Cuma 00:00
HRANT DİNK CİNAYETİ ÜZERİNE.... - 25 Ocak 2008 Cuma 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (2) - 21 Ocak 2008 Pazartesi 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (1) - 17 Ocak 2008 Perşembe 00:00
YASLI ADA,YASSI ADA..BAŞVEKİLİ YARGILAYAN ADA... - 12 Ocak 2008 Cumartesi 00:00
Kimse yokmu derneği ve güneydoğu - 06 Ocak 2008 Pazar 00:00
Çocukluk yıllarında, Bizim mahallemiz.. - 30 Aralık 2007 Pazar 00:00
ACZ ŞERHİ - 24 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
Gün ola, bayram bizim bayram ola... - 18 Aralık 2007 Salı 00:00
Abdülhamidi Tanımak..Abdülhamidi Anlamak... - 13 Aralık 2007 Perşembe 00:00
Hey Gidi Günler - 06 Aralık 2007 Perşembe 00:00

Son Yorumlar

bırakın var olanısöküp takmayı
valla pes doğrusu bu nasıl bi zihniyet bağlarbaşı mahallesi ne 8 senedir bir avuç dahi asvalt ğelmedi kışın çamur,hendekler yazın toz toprak yazıklar olsun buradaki yaşayanlar insan değil demi size ğöre çarşıyı sökün takın para onda...gerçi yayınlamıyorsunuzda yinede yazalım..
23.05.2012 22:44:31

obalı
merak ettigim konu 2 sene önce yapılan kaldırımların suyumu çıkdıydı da şimdi yenisi yapılmaya başladı. eger hizmet etmek istiyosanız yolarımızı yapınız kenar da kalan mah.leri saymıyorum artık merkezde bulunan şhell benzinliginin önünden gecerken hatim indirecek duruma geldik araçların düşdügü çukurlar 30cm aşmış durumda belediye ise yol yerine kaldırım yapıyo yazık bu insanlara sizler ihale sayesinde ceplerinizi doldururken insanların çeblerinde olmayan paraları sanayi ye gidiyor
23.05.2012 19:53:45

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54