Gerekiyor aslında…
Osmanlı’nın özellikle son dönemlerinde yaşananlar, padişahların başına gelenler, bugünün Türkiyesi ile birebir örtüşüyor.
Ne yazık ki bir çok padişah, vatan sevgisi(!) aşırı olan, kimilerinden daha fazla olanlar tarafından hal edilmiş.
Bugün de vatan sevgisi tartışma konumuz aslında.
Kimilerine göre vatan sevgisi, kimilerine göre ise Atatürk sevgisi kimi vatandaşlardan daha fazla.
Öyle olduğunu söylüyorlar.
Hatta kimilerinin oyu kimine göre daha değerli.
Bugün ne yaşıyorsak, geçmişte de benzer durumlar yaşanmış.
Ve enteresan olan bunlar genellikle İngilizlerin, Fransızların ve Rusların etkisi ile yaşanmış.
Oysa Osmanlı’nın güçlü döneminde neler olmuş neler.
Protestanlık mezhebini Kanuni Sultan Süleyman’ın çıkardığını söylesem ne dersiniz?
Avusturya imparatoru ile mücadele etmek için böyle bir yola başvurmuş Kanuni.
Çok da başarılı olmuş.
Bugün netice ortada, Hristiyanlık Katolik ve Protestan olmak üzere ikiye bölünmüş durumda.
Onlar da İslam ve Osmanlı ile mücadele edebilmek için Mevleviliği Sabetayların öncülüğünde neredeyse bir mezhep haline getirmeye çalışmışlar.
Bu halen devam ediyor.
Başta İngiliz Kraliyet Ailesi olmak üzere, yabancıların Mevleviliğe bu kadar ilgi göstermesini buna bağlıyoruz.
Bizde klişe ve çok önemli bir laf vardır, “Geleceği görebilmek için geçmişe bakmak yeterli” diye.
Bu sözü, elimdeki kitabı okurken daha iyi anlıyorum.
Her satırında hem de.
Her Padişah aynı zamanda Halife olduğu için dine, dindarlığa ve dini birlik ile milli birliğe büyük önem vermişler.
Tek kuruş haram yedirmemeye en büyük özeni göstermişler.
Devlet ve milletle ilgili kararları imzalarken abdestli olmaya büyük özen ve dikkat göstermişler.
Bunun ne demek olduğunu açmak istemiyorum.
Anlayan anlıyor.
Ama buna rağmen, bu kadar hassas olan Padişahları hal etmeye, yani iktidardan indirip, yerine bir başkasını getirmeye çalışmışlar.
Hemen her Padişah döneminde olmuş bu.
Bunun tabii pek çok sebepleri var.
Mesela kimilerinin çıkarı elinden gitmiş, öfkelenmiş.
Kimileri iktidardan uzaklaşmış, iktidara kin beslemiş.
Kimisi ise yönetimde yer alamadığı için bir takım yollara başvurmuş.
Bazıları da azınlıkları kullanarak, dışarıdan da destek olarak Osmanlı’yı yıpratmaya, Padişahı iktidardan indirmeye çalışmış.
Emin olun, hatta altını özellikle çizerek söyleyeyim, Padişah’a karşı yapılan her hareketin arkasında ya Rusya, ya Prusya, ya da İngilizler ve Fransızlar var.
Bugün de öyle.
Yarın da böyle olacağından eminim.
Bu nedenle, kendi içimizde tartışma yaparken, bunu kavgaya dönüştürmememiz gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü Türkiye’de hemen her hareketin arkasında bir çıkar hesabı olan var.
Bunu somutlaştırmak için tarihe bakın yeter…