Gelelim Osmanlı döneminde nasıl ve ne amaçla kullanıldığına.
İşte bunu duyunca belki bir daha kimseye “Toprağı bol olsun” demezsiniz.
Zira Osmanlı nezaketi ve kültürü burada açığa çıkıyor.
Kimseyi incitmeden bir arada yaşama zenginliği ve kazanımı ile birlikte tarihten gelen anlayışın ya da söyleyişin devamı sağlanıyor.
Dün gazete de şöyle bir hal hatır sorayım herkese diyecek oldum, haber merkezinden Cabir (Kaya) bir cenaze nedeniyle aklına takılan şeyi biraz da anlamsız bularak “Toprağı bol olsun ne demek” diye başını sallarken yoksa “Bir daha yerinden kalkmasın mı demek” eklemesini yaptı.
Her cenaze de birileri gelip toprağı bol olsun diyor
Sahi, bu ne demek?
Toprakla ölmenin bağı belli. Ölen toprağa gömülür de üstünde toprağının bol olmasını istemenin hikmeti nedir?
Yıllardır söylenen bu sözün özünde ne yatar?
Söyleyen iyi bir şey mi söylüyor acaba?
“Şaman dininde bir inanış var ki; ölen kişi kıymetli eşyaları ile birlikte gömüldüğü için onun herhangi bir etkenle toprağının kalkarak değerli eşyalarının açığa çıkmaması için kullanılan bir tabir bir deyim” diyor Orhan Perver Floydian. Ve birçok yerde gördüğümüz kümbetlerinde bu şekilde oluştuğunu söylüyor.
Bu açıklamaya göre Türklerin eski dini Şamanizm ile İslami defin işlemi esnasında söylenen sözün nasıl buluştuğunu anlamakta zorlandım.
Bizim Cabir’in zihnine annesi bu ne demek sorusunu kazarken oldukça haklı olduğunu düşündüm. Takdir de ettim üstelik
Ama bu deyimin günümüze kadar gelmesini sağlayan etkenin ne olduğunu tam anlamıyla çözmek gerekiyordu.
Kafama bir kılçık girmişti nihayetinde
Bu kılçığı çıkarmak beynimi rahatlatmak gerekiyordu. Bu yüzden başka anlamlar içerip içermediğine baktım.
Yine Şamanizm de ölülerin gömülmesinin ardından üzerlerine başka yerlerde yaşayanların getirdikleri topraklar atılırmış. “Toprağı bol olsun” denilirken, geleni gideni ziyaretçisi çok olsun anlamında söylenirmiş bu. Kimin mezarının toprağı bol ve yüksek ise onun ziyaretçisi, seveni ve geleni gideni çok demekmiş. Horece Pinker’de yer alan bilgiye göre aynı zamanda bu bir güç kuvvet göstergesi sayılıyormuş.
Matarama su ko’da ise bu deyimin tamamıyla Türklere ait olduğu ve şaman dininde bir insanın ölümü ile birlikte ailenin üzüntüsünü belirtmek için en değerli şey olan toprakla bütünleştirilmesi olarak aktarılıyor
Gelelim Osmanlı döneminde nasıl ve ne amaçla kullanıldığına.
İşte bunu duyunca belki bir daha kimseye “Toprağı bol olsun” demezsiniz.
Zira Osmanlı nezaketi ve kültürü burada açığa çıkıyor.
Kimseyi incitmeden bir arada yaşama zenginliği ve kazanımı ile birlikte tarihten gelen anlayışın ya da söyleyişin devamı sağlanıyor.
Osmanlı ve Selçuklu döneminde ise Müslümanlar için “Allah Rahmet Eylesin” sözü söylenirken kapı komşusu bir gayrimüslim öldüğünde ise onlara “Toprağı bol olsun” şeklinde taziyeler bildiriliyor.
Bu taziyelerin bildirilmesinden ölen kişinin Müslüman olup olmadığı da anlaşılıyor.
İngilizlerin ünlü sözlüğü Mother, bu deyimi açıklarken “Müslümanlar ile diğer din mensuplarının birbirinden her anlamda ayrılmasını sağlayan deyimlerden biri” açıklamasını verdikten sonra, “Gayri Müslim cenazelerinde Müslümanlar tarafından söylenen söz” diyor. Yine farklı bir İngiliz yazara ait Dünya deyimler sözlüğü olan Cristabella ise “Özellikle Musevi cenazelerinde kullanılan bir söz” açıklamasını yapıyor.
Cabir’in annesinin uyarısı ile yıllardır söyleye geldiğimiz bir şeyin ardında nelerin olduğunu da öğrendik.
Ben bundan sonra bir müslümanın cenazesinde “Toprağı bol olsun” demem. Sizler der misiniz bunu da bilemem.