Görmek istemeyen gözlere ulu önder Mustafa Kemal’in savaş meydanlarında yaptıklarını göstermek, duymak istemeyen kulaklara onun yoktan bir ulus yarattığını fısıldamak boşu boşuna nefes tüketmek olur artık bu saatten sonra.
Çünkü,
Karşındaki insan cahil,
Cühala,
Tarih bilgisinden yoksun biri değil.
O,
Atatürk cumhuriyetine,
Aydın,
Kültürlü,
Bilgili, akıllı nesiller yetiştirmekten sorumlu MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ seksen bir tane il müdüründen birisi…
Bilmez mi,
Ulusal kurtuluş harbinin zamanın en güçlü silahlarına sahip emperyalist ülkelerine karşı bir ulusun top yekun var olma mücadelesi olduğunu…
Bilmez mi,
Tek dişi kalmış canavarın dişlerini boynumuzdan o eşsiz insanın önderliğinde çıkarıp dünya milletlerinin karşısına gururla onurla ve dim dik ayakta ve onun baş komutanlığında çıktığımızı…
Biliiirrrr bilir!..
Ee, ne halt etmeye, ulusal varlığımızın başlangıç gününü bayram olarak kutlarken, tören alanına MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün resmini asmaz;
Onu da biz biliriz…
Cumhuriyet şehri Kırıkkale,
Daha ilçeyken bile ülke genelinde yapılan bilgi yarışmalarında veya,
Öss, oks, askeri okullar ve diğerleri gibi imtihanla girilen tüm okullarda hatırı sayılır dereceler alır, çocuklarımızın çoğu istediği yerleri güle oynaya kazanırken, hükümetin kadrolaşma sevdası ve atadığı bu müdürle birlikte,
Şimdi,
iki yıllık herhangi bir yüksek okul kazanmış çocuklarımıza bile “tıbbiyeyi kazanmış” gözü ile bakar olduk…
Daha gelir gelmez yaptığı atamaların kanunsuz ve atadığı kişilerin yetersiz olduğunu seneler sonra fark eden yetkiliden ne beklenebilir ki başka?
Bu sene onun Sorumsuzluğu, Tüm Türkiye’de sınırlı sayıda olan Güzel Sanatlar Lisesinin eksik öğrenci ile öğretime devam etmesine neden olmadı mı?
O gelinceye kadar,
İstanbul,
Ankara,
Ve İzmir’den sonra en yüksek puanla öğrenci alan Fen Lisesi,
Şimdi,
Yoldan geçenin laf olsun diye tercih ettiği bir okul değil mi?
“Deveye demişler ki, boynun neden eğri, oda nerem doğru ki demiş…”
hangisini anlatalım ki bu müdürün icraatlarının…
Allah aşkına,
Bakın etrafınızdaki en yakın herhangi bir okulun hem fiziki hemde öğretim yapısına.
Kim memnunum diyebilir?
Bütün bu olumsuzluklardan o sorumlu değilse kimdir?
Benmiyim yoksa…
Şimdide ulusal egemenliğimizin baş mimarı MUSTAFA KEMAL ATAÜRK’ÜN mavi gözlü resmini tören alanlarına astırmıyor…
Bana göre o artık siyasi bir kişiliktir…
Zaten kendisi de önünde yapması gereken dağlar kadar iş varken millet vekilliği sevdasına kapılmış, siyasi kimliğini ortaya dökmüştür.
Bu menfur olayla birlikte derhal istifa etmelidir.
Son olaylar göstermiştir ki,
Sayın müdüre il milli eğitim müdürlüğü beş gömlek fazla gelmektedir.
Biz biliyoruz ki,
Ve
Ülke genelinde yaşadığımız son olaylar göstermiştir ki, bu gibi yöneticiler, “istifa” diye bilinen bir kurumun varlığından haberdar değiller.
En büyük silahları,
Zaman!..
Şimdi işi soğutmaya,
Milletin hafızasının zayıflığına havale etmeye çalışacaklar.
Nasıl olsa,
Sesini yükseltecek bir seçilmiş yok karşısında.
Hesap sormaya yetkili olanlarında hesap sormaya niyetleri yok gibi…
Hayırlısı!..