Evet, Türkiye’yi karıştırmaya çalışanlar, basın ve yayın alanında faliyet göstermiş ve göstermekte olan azınlık yabancı okul mezunlarının ünlü simalarından Türk olmayan ama Türk ismi taşıyan gazeteci ve yayımcı sayısı 46 kişidir.
Bunlardan bazıları şunlar;
Cengiz Çandar; 1948 doğumlu olup, 1970’de Musevi okulundan mezun olmuştur.
M.Ali Birand; 1942 doğumlu olup, 1955 yılında Musevi okulu mezunudur.
Nazlı Ilıcak; 1944 doğumlu olup, 1963 yılında Robert Winson koleji mezunu olup yine Musevi okulu mezunudur.
İsmail Cem İpekci; 1940 doğumlu olup 1962 yılında Musevi okulundan mezun olmuştur.
Yine Ağabeyi Apti İpekçi 1929 doğumlu olup, 1948 yılında azınlık okulu mezunudur.
Görülüyor ki, Türkiye’nin ender yetiştirdiği bir hariciyeci Kamuran İnan, Demirel döneminde hanımı ejnebi olduğu için dış işleri bakanlığına atanmayıp, enerji ve tabi bakanlığına atanmıştır. Halbuki, İsmail Cem İpekçi, Abdi İpekçi(Dönme), olmalarına rağmen İsmail Cem İpekçi Dışişleri bakanlığına getirilmiştir. Bu zamana kadar kültürümüzü bu okullar bozmuştur. Bozmaya da devam etmektedir.
İnanın ruhban okulları bu okullardan faydalı. Çünkü bu okullarda kendi geleneklerine göre din eğitimi veriliyor. Hiç değil ateist değiller.
Ama gel gör ki, Robert koleji gibi ve Galatasaray liseleri gibi azınlık okullarından mezun olanlar Makgartinci, karıştırıcı yani mikser gibi fırıldak insanlar yetişiyor. Ve her yana oynayabiliyorlar.
Dahası var, bunların hiç mi hiç dostu olmaz. Bunların bir gözü Türk milletinin paçasındadır. Paçandan tutmaya görsünler, kendinizi yerde bulursunuz.
Bunların emir kumanda halkaları Mıgırdıç ve Sellenyerlerin elindedir.
Sevgili Kırıkkaleli hemşerilerim, bunları dinleyin ama önem vermeyin. Yazılarını okuyun ama inanmayın.
Bunların bir tek gayeleri var, tek ve son kalemiz olan Türkiye Cumhuriyetini yıkmak.
Aman dikkat!