Anlatılanlar bir tarafa, son günlerde yaşadıklarımızda bunun delili…
Merhum, Turgut Özal’ın bulup geliştirdiği serbest piyasa ekonomisi uygulanalı beri ülkemizde, necip milletimiz her işin kolayını buldu;
Rahat ve konforlu yaşam adına…
O nedenle de çok şükür Allaha’ki başta ekonomi olmak üzere her bi şeyimiz tastamam ve yerinde!..
Serbest ekonomi deyince tüm dünyada insanlar,
Yapılacak rekabetle birlikte gerek hizmet sektöründe, gerek temel ihtiyaçların karşılanmasında, gerekse siyasi alanda “kaliteli” ve en ucuz olana sahip olacağını bilir.
Dünya insanından ayrı gayrımız olmadığından! Bizde aynı şekilde biliyor ve sanıyorduk…
Heyhat;
Yaşa da gör derler ya,
Yaşadık ve öyle olmadığımızı anladık…
Serbest piyasa ekonomisi ile birlikte, her alanda kıran kırana bir rekabete tanık olduk geçen zaman içerisinde.
Bu rekabet bildik gördük anlamda bir rekabet değil di tabiki,
Dişe diş,
Göze göz…
Güçlünün daha güçlü çıkana kadar hayatını idame ettiği,
Güçsüzünde açlığa mahkum edildiği “bileğe” ve daha önemlisi “dayıya” dayalı bir rekabet.
Bilek derken,
Faraza;
Nakliye sektöründe misiniz? (İnsan yada herhangi bir mal taşımı fark etmez.)
Rakiplerinizi kıyıda köşede kıstırır döver,
Olmadımı,
Topuğuna birkaç tane sıkarsınız …
Ortada rekabet edip sizin pazarınıza girecek adam kalmadığından mesele kendiliğinden hallolmuş demektir…
Örneklemek gerekirse,
Ankara’da dolmuşçuluk yapan insanlar müşteri tutabilmek için araçlarını her sene yeniler, yenileyemez ise, bakımını tamirini yaptırır…
Müşterilerinin yazın serin kışın sıcak bir ortamda yolculuk etmelerine itina gösterirler…
Bizde ise,
Bu amaçla bir adım öne geçmiş firmanın birkaç adamı dövülür, gerekirse kıçına bi yerlerine birkaç bıçak sallanıp korkutulur ve söz konusu firma çalıştıracak adam bulamadığından piyasadan çekilmesi sağlanır,
yada ekmek zammımı var kapıda…
Gramajı daha çok ve daha lezzetli ekmek yapan fırının çalışanları aynı yöntemle bertaraf edilip istendiği fiattan, istediğin gramaj ekmek satılır.
Örnekleri çoğaltmak mümkün…
Otobüs işletmeciliği,
İnşaat sektörü,
Kömür ticareti,
Benzin istasyonculuğu,
Aklınıza ne geliyor ise her iş kolunda rekabet bu türlü işlemeye devam ediyor…
Hizmet sektörü bundan faklımı?
Yoooo!
Aynı rekabet ordada kıran kıran devam etmekte…
Bu rekabetin hepsi bizim ülkemize has bileğe dayalı, “dayı” gücüyle devam eden rekabettir…
Müşteri memnuniyeti, kaliteli mal kullanımı, güler yüzlü hizmet anlayışı falan hak getire.
Rakibi korkut, piyasa sana kalsın!..
Mesele bu…
Gelelim siyasete!..
O cenahta çok fazla bilek gücü konuşmaz.
Genelde “dayı” gurubu bu cenahta toplandığı için maşa varken ellerini ateşin içine sokmazlar.
Kendiliğinden gitmekte olan devlette millet için,
Proje üretmek,
Yaşamsal kolaylığı sağlayacak çalışmalara katkı sağlamak,
Barışı ve ülkeyi korumak asli görevleri iken, her biri kapılmış ticareten bahtının rüzgarına, kendi özel işeri ile meşguller.
Zaten,
Diğerleri de, yani, hizmet ve mal alım satımı sektöründeki kabadayı rekabetçilerde güçlerini siyasetçilerin basiretsiz, iş bilmez, ben merkezci duruşlarından almıyorlarmı?
Çok şükür!..
Ekonomimiz rayında…
Her bi şeyimizde tas tamam…
Allahtan başka ne isteyebilirki bu millet!..