Dikleşiyor, sertleşiyor, bağırıyor, çağırıyor, kızıyor, öfkeleniyor...
Kendisine öfkeli diyen olursa, onu bir maharet kabul ederek +Öfkelenmek de bir hitabet biçimidir+, veya sanatıdır diye savunmaya geçiyor.
Bu milletin dudağını uçuklatan olaylar gelişiyor birden bire...
En yüksek seviyedeki hukuk adamları devreye giriyor, dava açıyor...
Bizim baş efendi yine aynı tarz ile devam ediyor, piyasalar allak bullak oluyor, ekonomi beş yılın stresini deprem edasıyla deşarj ediyor...
Korkular, tedirginlikler başlıyor...
Her yerden itidal sesleri yükselmeye başlıyor...
Sivil toplum örgütleri çıkıp bildiriler yayınlıyor...
Yargının zirvesinden +yapmayın, etmeyin+ ricaları geliyor...
Muhalefet geri adım isteklerine "bu işin müsebbibi iktidardır, onlar anayasaya uygun çalışmayınca biz tenkit ederiz+ diyor...
Baş efendi aynı havada...
Yine adeti üzere yurtdışından ses veriyor "geri adım atmak mı? anlamadım"
Bizi yine enayi olarak hissediyoruz kendimizi...
Ve reisicumhur hazretleri bu sıcaklığın içerisinde muhalefeti meclise davet ediyor...
Hemen mazeret ilanı "bu davet yeni değil, konu da bu günkü gerilim değil"
Gidiyorlar...
Milletin eli yüreğinde, bir uzlaşma, bir anlayış birliği işareti bekliydr...
Dalga geçer gibi bir cevap iniyor gündeme ana muhalefet liderinden.
"Biz iç siyaseti konuşmadık, mantı yedik"
Kafamızı duvarlara vurmak geliyor içimizden.
Dört vatandaş dört dakuikalığına bir araya gelse "ne olacak bu gidişin sonu?" derken...
Bu ülkenin zirvesinde bulunup milletin sırtında hörgüç gibi duranların bir araya geldiklerinde "ne olacak bu işin sonu?" demediklerine inanmıyorum, inanmak istemiyorum.
Diyemiyecek kadar aymaz iseler bu millete yakışmıyorlar, orada şık durmuyorlar...
Dediler de "demedik" diyorlarsa yalan söylüyorlar.
Demediler de sırf mantı muhabbeti için bir araya gelmişlerse bu millet ile dalga geçiyorlar...
Millet ile "siz ne yaparsanız yapın, bizim gündemimizde yoksunuz" diye alay ediyorlar...
Velhasılı bunlar bu toplantıda bizim derdimizden uzak bir kof muhabbetle eğlenmişlerdir bence...
Keşke böyle yapmak yerine susup, devlet sırrı huvusında bir sahte tavır alsalar daha iyi olacaktı...
Ama heyhaaat, bizi ne zaman bizim irade, ifade ve mantığımızla temsil ettiler ki, şimdi etsinler...