2008 yılı “Savcılar” yılımı?
Görülüşe bakılırsa bu yıl savcılar gündemden düşmüyor.
En barizi ve ilginç olanı ve hatta terazi ile kılıç’ın kimsenin unutmaması gerektiği mesajını Türk milletine Yargıtay başsavcısı hatırlatmış oldu.
Savcılara eleştiriler yöneltirken sanki bir teşevvüş de yaşanıyor. Hakimlik mesleği ile savcılığı birbirine karıştırmamak lazım.
Biri tarafsız diğeri ise hukuk tekniği açısından taraf olmasa da “İddia makamı” olarak bir çeşit taraftır. Hakim, savcı, avukat her üçü de hukukçudur.
Fakat yen ve vazifeleri farklıdır savcı vazife itibariyle avukat’a daha yakındır. Buna rağmen savcı mahkemede ki mevki bakımından avukatın değil hâkimin yanında hakimin seviyesindedir. Ne kadar yanlış ve anti demokratik bir hukuk manzarası…
Bu manzara müdahil veya davacı olarak kişinin aleyhindedir. Hukuk insana ve insanın şahsında cemiyete hizmet sanatı ve bu sebeple bir sosyal meslektir.
Onun içindir ki bazı kalkınmış ülkelerde vekâlet ücretinin yarısı devlet tarafından karşılanır.
Birçok kanun metninde bu günde geçen ismi ile savcı “müdde-i umumi” dir. Yani umumun dava vekilidir kamunun hak ve menfaatlerini savunur.
Hukuk mahkemelerindeki idare avukatlarının ceza mahkemelerindeki karşılığıdır.
Buna rağmen hukuk mahkemelerinde belediye ve hazine gibi ilgili amme biriminin avukatı vatandaşı temsil eden avukata eşitken ceza mahkemelerinde vaziyet her cephesi ile tamamen farklı ve netice itibariyle sanık aleyhindedir.
Ceza kanunu devrin İtalya’sından tercüme edip başına “TÜRK” kelimesi getirmenin her şeye yeteceği aldanmasının çarpıklıklarından biri.
Ne yazık ki dışardan aldığımız kanunlar uyarlama bile değil çok az sayıda madde haricinde motomot tercüme bu tercüme ile roller şöyle dağıtılmıştır: Arapça ile “Hakim” Türkçe ile “Savcı” ve Fransızca ile “Avukat”.
Hakim tarafsızdır mutlak tarafsız olması gerekir diğer kişide iddia ve savunma makamları adıyla birer taraftır. Fakat buna rağmen çok kere savcıdan da hakim gibi tarafsız olması beklenir. Savcıdan tarafsızlık beklememeli ancak ne kadar tarafsız olursa olsunlar savcıdan ve avukattan da beklenen hukukçuluktur. Savcıda avukatta adalet duygusunu incitecek iddia talep müdafaa ve mesleki faaliyette bulunamazlar.
Savcıda avukatta diğer tarafı hasım olarak göremezler.
Taraf olmakla husumet duymak farklı şeylerdir savcıda avukatta ellerindeki imkanları kötüye kullanamazlar nasıl ki tabiatta bir şeyler noksan olduğu zaman ekoloji denge bozuluyorsa hukukta da öyledir. Üçünden biri olmazsa adaletin dengesi bozulur.