Sivas’ta şehir içine açılmış veya açılacak olan hiper market türü mağazaların alayının şehir dışına taşınması için yetkililerin harekete geçtiğini….
Daha önceleri aynı hadise İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük illerde de sorun olmuş, lakin memleketini seven duyarlı oda başkanları ve seçilmişler sayesinde konu gündeme getirilmiş ve çözümü noktasında çeşitli öneriler sunulmaya ve bazıları hayata geçirilmeye çalışılmaktaydı.
Şu anki durum nedir pek bir bilgim yok ama,
Ülke gelirinin amiral gemisi olan küçük esnafı koruma,
Kollama,
Ve onları yaşatma adına bende bu türden alış veriş merkezlerinin yerleşim yerlerinin dışına taşınması taraftarıyım…
Peki,
Kim yapacak bunu?
Elbette esnafımızın kendisini temsilen seçtikleri ile el ele vermiş diğer seçilmiş ve atanmışlar.
Şu an Kırıkkale’de nafakasını çıkarmaya çalışan küçük esnafın tek tek bu işe gücünün yeteceğini,
Sesini gerekli yerlere duyurabileceğini sanmıyorum.
Veya,
Esnaf,
Kendi ekonomik ve sosyal durumu bakımından her şeyin en iyisini ve en çeşitlisini sunmaya çalışan rakibi, hiper marketlerin ciddiyetini kavrayabilmiş mi?
Onların şehir dışına taşınmalarının ne kadar taraftarı,
Yada,
Böyle bir uygulamanın kendi ekonomik menfaati bakımından getirisi-götürüsü hangi merkezde bilgi sahibimi;
Kuşkuluyum!...
Sabah iş yerini açıp günlük nafakasından evvel aldığı malın taksidini çıkarma telaşındaki esnafın böyle bir araştırma yaptığını da sanmıyorum.
Belki de ince hesap yapmaya aklı yetmiyordur, kim bilir!..
Fakat,
Bu gün ilimizde faaliyet gösteren ve her türlü protokol yemeklerinin en ön safında kendisine yer bulabilen esnaf odaları başkanları ne iş yapar anlamak mümkün değil…
Terzilerin,
Fırıncıların,
Ayakkabıcıların,
Berberlerin,
Lokantacıların,
Manavların,
Hatta,
Parkın kenarında lostracılık yapan boyacıların bağlı olduğu bir oda olmasına ve bu odaların birlik adı altında bir çatı etrafında toplanmasına rağmen, yöneticilerinin neden böyle bir araştırma içerisine girmediğini,
Varlık nedeni olan üyelerinin çıkarlarını koruma adına neden ellerini taşın altına koymadıklarını kimse anlamıyor…
Geçtiğimiz gün “esnafın sahibi yok” diye bir yazı yazmıştım bu köşede.
Emniyeti korumakla görevli bir polis memuru, vazifesini abartınca az kalsın esnaf arkadaşı dükkanının önünde dövecekmiş falan demiştim.
Kapı duvar!!!
Onca esnaf dernek ve odası olmasına rağmen memleketimizde, beni, bir tek bakkallar ve bayiler oda başkanı sayın Adem Yurttan arayarak olayın aslını feslini öğrenmeye çalışmıştı.
Halbuki,
O esnaf da onun başkanı olduğu oda ile alakalı olmayan bir işle iştigal ediyordu.
Neyse,
Kendisine buradan mağdur olan esnaf adına teşekkür ediyorum ama istisna kaideyi bozmaz misali ısrarla,
Bu memlekette “esnafın sahibi yok.” Diyorum…
Hoş,
Sahiplenmeye çalışanlarda etkin yerlerde değiller zaten
Hal böyle olunca,
İşimiz ya “gemisini kurtaran kaptan” misali bireyselciliğe,
Yada,
Tamamıyla Allaha kalmış vaziyette…