Bu esas ancak tam bağımsızlık edinilmesiyle sağlanabilir.
Ne kadar zengin ve bayındır olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir millet uygar insanlık karşısında uşak olmak durumunda.
Yüksek bir işlem için değer taşıyamaz. Yabancı bir devletin koruma esirgemesini benimsemek insanlık niteliklerinden yoksunluğu güç yetmezliği ve uyuşukluğu benimsemekten başka bir şey değildir.
Gerçekten bu aşağılığa düşmemiş olanların isteyerek başlarına bir yabancı getirmeleri asla düşünülemez. Ve insanlar öyle veya böyle inanç sahibi olmak ihtiyacındadırlar. İnançsız insan boş bir kabuk gibidir. İnançsız insan pusulasız dümensiz bir gemi gibidir. En eski çağlardan beri insan toplulukları gerek kahinat hakkında gerek sürdükleri yaşayışıyla ilgili olarak belirli infiallere sahip olmuşlar ve bu inanlara göre münasebetlerini yaşayışlarını düzenlemişler. Ancak bir milleti yönetmek rahatsız beyinlerin işi değildir.
Örneğin attan düşüp beyin travması geçirmiş ise vede epilepsi rahatsızlığına düşar olup makam aracının içinde bayılıyorsa ve balyozlarla operasyon yapılıp kurtarılıyor ise makamın tatlılığından dolayı tedaviye zaman ayıramıyorsa eylemleri ile söylemleri birbirini tutmuyorsa hala nereden nereye diyorsa beraber yürüdük biz yolları diyorsa doğrudur.
Sıvı yağın beş litresi 8 ytl iken 28 liraya satılıyorsa tüp 22 liradan 42.500 liraya satılıyorsa damacanası 1 liradan satılan su 3 liraya satılıyorsa bunlar gözle görülenler. Dul ve yetime yılda 12 lira zam yapıyorsa PKK’nın partisini kapatmaya gücü yetmiyorsa tarihi bu millet yeniden yazmak zorunda değil mi?
Bu milletin bir kısmı hala kara öküz sevdasında. Vakti zamanında köylü dayının birisi, celepçi mi desem sürekçi mi desem hayvan tüccarından bir çift öküz almış. O zamanlar traktör biçerdöver yok. Her işini öküzle kağnı ile görecek. Dağdan Buğdan sapı yüklemiş kağnısına. Her nasıl olduysa kağnının tekeri çıkmış. Kağnı uçuruma yuvarlanmış derken kağnı aşağı öküz yukarı sarı öküz zelveyi kırmış kurtulmuş. Kara öküz kağnının altında can vermiş. Köylü kağnının başına çömelmiş diyormuş ki, vay kurban olduğum kara öküz. Kelleyi verdi kağnıyı vermedi diyormuş, batasıca. Yığınla borç arkandan geliyor ama iddiasından vaz geçmiyor. Sayın okuyucular siz nasıl yorumlarsanız yorumlayın.