Pek durmak ve dik durmak
Sayın Kırıkkaleli hemşerilerim dik durmak halkına hömermek değildir. Önemli olan halkını yaşat ki Devlet yaşasın. Halka verilen yok ama talep yerine azar çok.
Bir köyde bir ağa bu kadar olur.
Halbuki patinaja düşen bir aracın sürücüsü aşağı inecek var ise zincir takacak.
Değilse lastiklerin havasını indirecek patinajdan öyle kurtulacak.
Örneğin bir ev gaz lambası kullanıyor ise gaz lambasının fitilini fazla verirseniz dolayısı ile is yapar. Lambanın şişesi çatlar fazla kısarsanız karanlık düşer.
Diyeceğim şu ki bu mübarek lambayı bir ayarda tutmak elbette maharet ister.
İşte bakınız ben bilmiyordum Yargıtay’ın yetkisinin bu kadar olduğunu izlenen politikanın sayfa arasındaki karbon kâğıdının Yargıtay tarafından çıkartılacağını kimin aklına gelebilirdi ki. Demek ki olabiliyormuş.
İnsanın arkasında büyük bir güç olması her istediğini yapa bilir ve hatta halkına zaman zaman hömere bilir. Yetkisini verir mi vermez mi onu bilemeyiz ama Kırıkkale plakasına bağlayanlar daha iyi biliyorlardır.
Zanlımca öyle veya böyle bu işin yanlış olduğunu birilerinin söylemesi gerekiyormuş ki söylediler.
Bu zamana kadar Yargı tayın açtığı dava hiç geri dönmedi bilen varsa söylesin.
Hayırlısı bakalım bu nasıl olacak herkesin dilinde bir söz var idi. Bundan sonra artık ihtilal olmaz deniliyordu hukukun üstünlük ilkesi her zaman olduğu gibi bundan böylede devam edecek olması Türk demokrasisi ve Türk adaleti revaçta olacak. Adalet ve demokrasi yıllardır birbirine kardeştir.
Hukukun olmadığı yerde demokrasi zaten yoktur.
Demokrasinin olmadığı yerde anayasa zaten rafa kalkmıştır.
Yargıtay başsavcısına hömermek veya Arapça hakarete hiç gerek olmasa diye düşünüyorum.