24 Mayıs 2012 Perşembe

17.03.2008 00:00:00 711  defa okundu.

ÇANAKKALE SAVAŞININ ANLATTIKLARI...

Ağzından da Çanakkale içinde vurdular beni adlı marşı yüksek sesle seslendirmeye çalışıyor… Hatta bazen ‘’baba sende’’ dediğinde ikimiz beraber akşamın bir vaktinde Çanakkale içinde vurdular beni marşını söylüyoruz…

             

              Kızımın okulu Çanakkale’ye gezi düzenleyecekti yeterli sayıya ulaşamadıkları için gezi iptal edildi ama ben annesinin daha küçük dayanamaz gitmesin muhalefetine rağmen gitmesine destek vermiş ve gezi iptal olmazsa bu konuyu evde oylamaya sunacağımın sözünü bile vermiştim… Çünkü necip milletimizin dirildiği yer olan, her bir metrekaresi yüz binlerce şehit kanlarıyla sulanmış olan kutsal mekânları dokuz yaşında olsa da kızımın görmesini, gezmesini arzulamıştım… Tabii ki tüm bunlar beni ne kadar memnun ediyor bir bilseniz… Şu günlerde moralimin kimi konulardan dolayı bozuk olmasına rağmen bu durumlar beni çok sevindiriyor…

         

               Çanakkale’ye Ege’nin bir vilayetinde görev yaptığım yıllarda şehitliğimizi ve Gelibolu’yu mihmandar eşliğinde, yüreğimiz sızlaya, sızlaya, gözümüzde yaşlarla, ağlaya, ağlaya gezmiş ve bu toprakların bir Türk insanının hac görevini yapar gibi gezilmesini, görülmesini ve idrak etmesini Çanakkale mefkûresinin bilincinin uyanmasını ne kadarda çok arzulamıştım…

 

                  Şimdi yazılı ve görsel basından izlediğim kadarıyla Gelibolu yarımadasına ve şehitliklerimize seyahat acentelerine talebin artması bu düşüncemi doğruluyor olması yüreğime doğrusu su serpiyor ve beni çok sevindiriyor… Çünkü biliyorum ki yedi düvele karşı, her türlü imkânsızlıklarla mücadele edilen o kutsal topraklar bir mihmandar eşliğinde gezilip, görülmedikçe o günlerin değeri, anlamı anlaşılamayacak… Bir Çanakkale bilinci, ruhu bizi sarıp sarmalamayacaktır…

 

           Biliyorum ki Türk milleti olarak tarihimizde birçok savaşlar yapmış olmamamıza rağmen ve hatta Anadolu’ya gelişimiz bu toprakları vatan edinişimiz Malazgirt zaferinden bile fazlasıyla Çanakkale savaşlarının önemi ve anlamı vardır. Azizi Milletimizin yapmış olduğu savaşların içinde bu savaşların ayrıca anlaşılıp, değerlendirilmesi ve bir ideal haline, bir mefkûre haline getirilmesi ayrı bir yeri ve önemi var… Tarihimizde cereyan etmiş herhangi bir harp olmadığı gibi yapmış olduğumuz tüm savaşların bir sonucu olduğunu düşünürüm.

          

            İslam’ın sancaktarlığını yapan Necip Milletimizin var olma yâda yok olma noktasında yapılan en büyük savaştır Çanakkale… Yedi düvele, Devleti–Aliyenin tükendiği, bittiği noktada bir dirilişin, bir var oluşun adıdır Çanakkale… Türk milletinin top yekûn ölüm kalım mücadelesi verdiği, yedi düvelin, ağzında salyayla başımıza üşüşenlerin top dövdüğü, 11 ayda 500 bin insanın hayatını kaybettiği, kahramanlık destanlarının yazıldığı yerin adıdır Çanakkale…

 

         Çanakkale Türk Milletinin vermiş olduğu bağımsızlık mücadelesinin, idealinin mefkûresinin adıdır… İstiklal Marşımızın büyük şairi Mehmet Akif’in Çanakkale adını vererek yazdığı asımın neslini anlattığı muhteşem şiirinde ideal neslimizin resmini çizmiştir… Çanakkale de yapılan savaşların aziz milletimizin tarihinde ve kaderinde oynadığı, büründüğü roller sadece Türk milletine değil tüm dünya milletlerine örnek olabilecek türden bir savaşın adıdır… Çanakkale mutlaka gelecek nesillere ve gençlerimize tarih kitaplarının, şiirlerin, romanların vasıtasıyla anlatılmasında zorunluluk olan ve hatta farz olan, Milletimizin verdiği onca yokluğa, yoksulluğa rağmen verilen büyük bir mücadelenin, kahramanlığın adıdır…

 

                Müttefik ordular kumandanı General Jean Hamil ton şöyle diyordu; ‘’ evet, insan ruhunu yenmek mümkün olmuyor, Dünyada hiçbir ordu bu kadar sürekli ayakta kalamaz… Sadece bir günde 1800 şarapnel attık… Aylardan beri gece gündüz Türk mevzilerini bombalıyoruz… Son derece hırpalanmış Türkleri koruyan Allah’larında ayırmak için başka ne yapılabilirdi ki’’’ cümleleriyle bir hakikati ifade ediyor ve RABBİN Türklerin yanında olduğun ifade etmiş oluyordu.

 

              Beşinci Osmanlı ordusu kumandanı Mareşal Liman Van San ders ‘’ Bir asker için mutluluk denen bir şey varsa, oda Türklerle omuz omuza savaşmaktır, diyebilirim. Fakir insanları, buğday kırığından yapılmış çorba en önemli yemekleriydi.

          Sağlıksız su içerlerdi; çamur barınaklarda yatarlardı, fakat en modern silah ve araçlarla donanmış düşmanlarına karşı arsanlar gibi savaşırlardı… Bu insanların kalplerinde sadece ve sadece ulvi bir vatan sevgisi vardır. Ölüme onlar kadar gülümseyerek giden bir millet ferdi daha diyecekti.


           Çanakkale savaşları hakkında bu iki kumandanın ifade ettiği bu sözler hangi şartlarda Aziz Milletimizin nasıl bir ölüm-kalım savaşını verdiğini özetleyen en önemli ifadelerdi… Hele ki  Mehmet Akif’in Çanakkale Şehitlerine yazdığı şiiri Türk Milletine armağan ettiği bu müthiş şiirinde boğaz harbinin dünyada eşi menendi bulunmayan bir savaş olduğunu, en güçlü orduların Marmara’ya yüklendiğini anlatıyordu dizelerinde…

 Mehmet Akif devam eder;

 

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedri’n aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.

 

Bedrin aslanlarına benzettiği, Mehmetçiklerimize şiirinin finalinde ;

Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,
Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber

 

Bu müthiş şiirin tamamını bir kez daha, okumanızı, okutmanızı, çoluğunuza, çocuğunuza, öğrencinize Çanakkale bilincini ruhunu anlatılmasın diler… Şehitlerimizi bir kez daha sevgi ve saygı ve rahmetle anar ruhlarına birer fatiha okunmasını bu yazıyı okuyan herkesten dilerim…

 

 

NOT:Yönetiminde bulunduğum Enerji Bir-Sen Sendikasının 29 MART 2008 Cumartesi günü akşam 19.00 da Öğretmenevinde düzenleyeceği, Doç.Dr.Sıddık ÇALLIK'ın konuşmacı olarak katılacağı Çanakkale şehitlerini anma gecesine Tüm Kırıkkaleli hemşerilerimi davet eder saygılarımı sunarım... 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Yassıada ve Başvekilim Adnan Menderes - 27 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Soylu Adam; Süleyman Soylu - 06 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Alparslan Pehlivanlı - 22 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Bir Yiğit Vardı - 08 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Başkent EDAŞ'a Elveda! - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Anneciğimin Kardeşi-2 - 29 Ocak 2009 Perşembe 00:00
Anneciğimin Kardeşi - 23 Ocak 2009 Cuma 00:00
Ey Rabbim! İsrail'le Sen Başedersin - 09 Ocak 2009 Cuma 00:00
Melih Gökçek'le Yola Devam - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Sağduyu Galip Gelecek, Melih Gökçek Aday Olacak - 26 Aralık 2008 Cuma 00:00
MİLLİYETİ HAREKET PARTİSİ VE YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE KULİSLER.... - 01 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Ak Parti ve Yerel Seçimler Üzerine Kulisler - 28 Kasım 2008 Cuma 00:00
Milli Eğitim Bakanı'nı Dinlerken... - 21 Kasım 2008 Cuma 00:00
Eşit İşe, Eşit Ücret mi? - 19 Ekim 2008 Pazar 00:00
Yassıada, Yaslı Ada - 06 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Ergenekon'dan Mahalle Baskısına - 03 Eylül 2008 Çarşamba 00:00
TEK ADIMDA YATIRIM - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Kuşadası Tatili - Manisa Ziyareti - 10 Ağustos 2008 Pazar 00:00
Hasan Doğan ve Ölümün hatırlattıkları - 05 Ağustos 2008 Salı 00:00
KIRIKKALEM - 03 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 12 Haziran 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 11 Haziran 2008 Çarşamba 00:00
BİR CUMARTESİ AKŞAMI, BİR KADIN, İKİ ÇOCUK - 08 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
BİR PAZAR YAZISI, BİZİM MUHARREM.. - 24 Nisan 2008 Perşembe 00:00
ŞİİRLERLE, YAZILARLA SEVGİ YOLCULUĞU... - 16 Nisan 2008 Çarşamba 00:00
GÜNEDEME DAİR DEĞERLENDİRMELER... - 11 Nisan 2008 Cuma 00:00
Ah! Benim Eskici, Vefalı Ruhum - 07 Nisan 2008 Pazartesi 00:00
İHTİLALE DOĞRU; BİR SEVDA MASALI - 30 Mart 2008 Pazar 00:00
NEWSWEEK' E KAPAK OLMAK... - 24 Mart 2008 Pazartesi 00:00
ÇANAKKALE SAVAŞININ ANLATTIKLARI... - 17 Mart 2008 Pazartesi 00:00
KÖŞE YAZARLARIYLA KAHVALTI - 10 Mart 2008 Pazartesi 00:00
Ve ey , ve ey şehidim - 27 Şubat 2008 Çarşamba 00:00
LALE VE LADEN - 22 Şubat 2008 Cuma 00:00
AHDE VEFALI OLMAK - 10 Şubat 2008 Pazar 00:00
Ve ey, ve ey AYSONA - 01 Şubat 2008 Cuma 00:00
HRANT DİNK CİNAYETİ ÜZERİNE.... - 25 Ocak 2008 Cuma 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (2) - 21 Ocak 2008 Pazartesi 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (1) - 17 Ocak 2008 Perşembe 00:00
YASLI ADA,YASSI ADA..BAŞVEKİLİ YARGILAYAN ADA... - 12 Ocak 2008 Cumartesi 00:00
Kimse yokmu derneği ve güneydoğu - 06 Ocak 2008 Pazar 00:00
Çocukluk yıllarında, Bizim mahallemiz.. - 30 Aralık 2007 Pazar 00:00
ACZ ŞERHİ - 24 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
Gün ola, bayram bizim bayram ola... - 18 Aralık 2007 Salı 00:00
Abdülhamidi Tanımak..Abdülhamidi Anlamak... - 13 Aralık 2007 Perşembe 00:00
Hey Gidi Günler - 06 Aralık 2007 Perşembe 00:00

Son Yorumlar

bırakın var olanısöküp takmayı
valla pes doğrusu bu nasıl bi zihniyet bağlarbaşı mahallesi ne 8 senedir bir avuç dahi asvalt ğelmedi kışın çamur,hendekler yazın toz toprak yazıklar olsun buradaki yaşayanlar insan değil demi size ğöre çarşıyı sökün takın para onda...gerçi yayınlamıyorsunuzda yinede yazalım..
23.05.2012 22:44:31

obalı
merak ettigim konu 2 sene önce yapılan kaldırımların suyumu çıkdıydı da şimdi yenisi yapılmaya başladı. eger hizmet etmek istiyosanız yolarımızı yapınız kenar da kalan mah.leri saymıyorum artık merkezde bulunan şhell benzinliginin önünden gecerken hatim indirecek duruma geldik araçların düşdügü çukurlar 30cm aşmış durumda belediye ise yol yerine kaldırım yapıyo yazık bu insanlara sizler ihale sayesinde ceplerinizi doldururken insanların çeblerinde olmayan paraları sanayi ye gidiyor
23.05.2012 19:53:45

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54