Kırıkkalespor yemeği
Nebi Çeliker Kırıkkalespor eski kulüp başkanıdır biliyorsunuz.
Başkanlığı döneminde büyük sıkıtılar yaşadı.
Öyle ki, Kırıkkalespor’un bazı deplasman maçlarında gidecek para olmadığı için gitmediği işadamı, deplasman harcırahı istediği siyasi kalmıyordu.
Hatırlayan bilir, o demde bugünkü gibi kulübün sürekli bir gelir kaynağı da yoktu.
Futbolcunun günlük iaşesi olan patates, soğan, maydanoz, yumurta, ekmek gibi giderleri şehrin esnaflarından yardım olarak temin ediliyordu.
Çeliker “Büyük sıkıntı içindeyiz. Şehrin ileri genlerinden destek gelmiyor. Yardımlarını bekliyoruz.” deyip takımın başarısızlığının nedeni olarak maddi sıkıntıları gösterdiğinde beklide en çok eleştirenlerden biri bendim.
Hatta demiştim ki, “madem kulübü götürüm, Kırıkkalespor’un horozu benim” diye başkanlığa geldiniz, neden yardım istiyorsunuz. Para başkasından olduktan sonra o başkanlığı herkes yapar.”
Sonuçta Çeliker, Kırıkkalespor’u şampiyon edip bir üst lige çıkarmaya nefesi yetmedi.
Geçen hafta sonunda yine Kırıkkalespor eski başkanı Ergün Tekin’in sahibi olduğu Otel 318’deki toplantıyı ve siyasetçisinden işadamına, sivil tolum temsilcileri ile Milletvekilleri dahil valisinden Belediye başkanlarına varıncaya kadar toplantıya katılanları görünce hemen aklıma geldi.
Yerel seçimde yaklaştı ya, içime bir kurt düşmedi de değil doğrusu.
Her ne kadar Kırıkkalespor’un kuruluş yıldönümü için bir araya gelinmiş olsa da “Yine birilerinin sıkıntısı var galiba” demekten kendimi alamadım.
Nitekim o beklenen cümle duyuldu, “Sıkıntılarımız var”
Hakan ve Harun Aykul’ların siyasete soyunduklarını düşünmüyorum.
Demek ki, sorun maddi sıkıntı.
Önceki Başkanlara da zaman zaman söylemiştim.
Sıkıntı yaşıyor ve içinden çıkamıyorsunuz peki neden devam ediyorsunuz?
Zira Kırıkkalespor’u bu sıkıntılarını bilerek devralmadınız mı?
Hatırlıyorum, kimseden talepte bulunmayacağınızı da söylemiştiniz.
Bu iş her şeyden önce gönül işi olduğuna göre, gönül kırgınlığı oluşmuş ise kimsenin kendisini zorlamanın anlamı yok bence.
Kırıkkalespor geçim kapısı değil çünkü.
Birilerinin sıçrama tahtası hiç olmamalı.
Adı kuruluş kutlaması olsa da temelinde yatan gizli hesaplar, kesinlikle şehir halkının vicdanında yargılanıyor.
Son cümle diyeceğim odur ki, bu kutlama Kırıkkalesporu seven gerçek taraftarlarının da katılımıyla olmalıydı.
Böylece kimse bu işin altında bir bityeniğinin olduğunu düşünmezdi sanırım.