Siyasiler halka inmez sıkıntılarını dinlemez ve çözüm üretemez ise kendilerine zarar verir.
Çünkü, sonraki seçimde adaylıkları tehlikeye düşecektir.
Parti teşkilat başkanları yönetimdeki eleştirilere kulak tıkar kayıtsız kalır ise hem temsil ettikleri partiye hemde adaylarına zarar verir.
Tabanı kaybeder, seçimde barajın altında ezilir.
Bürokrat himayesindeki çalışanları arasında adil olmaz, tepeden bakıp adam yerine koymaz ise bürokrat ta önce temsil ettiği devlete sonra vatandaşa zarar verir.
Örnekleri çoğaltmak mümkün.
Neticede idarecilik başka bir şey, yetenek ister.
Halkın arasına indiğinizde, vatandaş ile sohbet ettiğiniz de bunu açıkça görebilmeniz mümkün.
Siyasiler için seçmen ne kadar önemli ise bürokrat içinde sorumlu olduğu görev alanı içersinde halka uyguladığı yaptırımlar da o derecede önemlidir.
Ancak sıkıntı vermemek kaydı ile.
Bu manada son zamanlarda Kırıkkale’de uygulanan trafik denetimleri ile kesilen cezaları derlendirecek olursak, bir çerçeveye koymak mümkündür.
Değişik kesimlerden bu konuda gelen serzenişler ayyuka çıkmış durumdadır.
-Esnafı
-Çiftçisi
-Tüccarı
-Siyasetçisi
-Çaycısı
-Memuru
-Emeklisi
-İşçisi yapılan uygulamaları memnuniyetle karşılarken, abartılı bulmalarına kulak kabartmak gerekiyor.
Yapılan denetimlere yaklaşım tarzı ise gerçekten ilginç.
Kaldı ki, Kırıkkale’nin ekonomik yapısı bir tarafa, emekli şehri oluşunun yanı sıra geçim darlığı hat safhada.
Bir çok aile Devletin yaptığı yardımlar sayesinde ayakta kalabiliyor.
Memuru ise kredi ile ancak alabildiği aracı ile haftada en fazla iki defa aracını kullanabiliyor.
Trafik denetimlerine bir defa yakalandığında ceza almaya görsün.
Hafta sonu zehir oluyor adeta.
Canı yanıyor, üstelik kahrediyor.
Zira içişleri Bakanı ile Emniyet Genel Müdürünün Kırıkkaleli olduğu bir yerde, vatandaş abartı denetim ile cezaları kaldıramıyor desek yeridir.
Banka kuyrukları, çay ocakları, alışveriş merkezleri, mağazalar ile okullardan yükselen serzenişlere kulak tıkamak yerinde bir davranış olmasa gerek.
Netice itibarıyla Kırıkkale hepimizin, yüreklerde meydana gelen acı ise yine hepimizin acısı.
Hani diyorum, ekonomik sıkıntının halkı perişan ettiği Kırıkkale’de biraz esnek olunsa ne kaybedilir.
Şık olmaz mı?