İki kişi bir araya geldi mi “hayırdır ne oluyor?
Yatırım mı geliyor” diye konuşurlar.
Hemen arkasından da “evet evet şeçim geliyor, seçim yatırımları da gelir artık”
Yatırım, bizim hayatımızın vazgeçilmezi…
Biz seçim yaklaştıkça yatırımla yatar yatırımla kalkarız.
Bazen öyle bir an geliyor ki; her yerde iş makineleri.
Ne için?
Seçim için.
Ne için kimi, nasıl kandırırız için.
Belki haksızlık ediyorsunuz diyenleriniz olabilir.
Peki; şimdiye kadar neredeydiler.
Yani yatırımlar neredeydi…
Haydi, hepimiz el sallayalım…
Siyasilerin bizi salladıkları gibi…
Neden?
Ee neden olacak yatırımlar geliyor…
Şimdiye kadar nerdeydi bu yatırımlar…
Neydi tekrar hatırlayalım,
Kalkınmada öncelikli İl olacaktık…
Yatırımlar gelecekti…
Peki;
O kadar çook kalkındık ki Kalkınmada öncelikli İl olmaya gerek kalmadı…
Evet, hem de her gün.
Her zaman kalkınıyoruz…
Bugün nereye otopark yapmayı düşünüyorum.
Bakın nasılda, düşünüyorum.
Otopark yapmaya kalkındım.
Boş sözler ve halen projelerden bahsederek kalkınmayı anlatarak kalkınacağız ancak…
Kardeşim kalkınmak bu değildir!
Şehrini kalkındıracaksın, gelecek olan yatırımcıya, alt yapıyı hazırlamak zorundasın.
Gelen yatırımcı senin kara gözüne, kara kaşına
Yâda;
Plak yapacak kadar, güzel olan sesinize gelmez.
TEDAŞ, elektriğini çekecek,
Belediye suyunu bağlayacak.
Çevre temizlik vergisini en asgaride tutacaksın,
Gerekirse su faturasını, birkaç yıl mesken olarak ayarlayacaksın.
Esnafa, tabela indirttiğin gibi,
Almayacaksın tabela vergisini.
Bak;
Yanı başında ki Çorum neler yapıyor.
Bu işi bilmiyorsanız memleketin geleceğiyle oynamayın.
Gidin bu işe bilen birine sorun.
Bu işler nasıl olur?
Yatırımcı nasıl gelir?
Acaba benim sesimi beğenir mi?
Bana kaset yapar mı?
Kırıkkale’nin geleceğiyle oynamayın.