Gambak
--
“Üniversite kampus içine otel açtı.” Basından
--
Bakın şu işe… Devredilen Devlet hastanesini faaliyete geçirmeyen Üniversite, iki binadan oluşan otel açmış.
Üstelik içini lüks bir şekilde de döşemişler. Açılışına da şehrin bürokratları katılmış.
Hepsi orda olduğuna göre demek ki, otel işine destek veriyorlar.
Parayı nerden buldularsa?
Otel açılışına giden bürokratlar el birliği yapsalar da şu hastane işine de bir el atsalar.
Nasıl doğru olmaz mı?
Hiç olmazsa şehir insanının hayır dualarını alırlar.
--
Gambakçıbaşı
--
Sayılı günler çabuk geçer
Hatırlayın, seçimlere hemen hemen bir yıl kala eski Milletvekili Murat Yılmazer, Ak Parti Kırıkkale teşkilatının binasından hiç ayrılmamıştı.
Her hafta sonu bir tarafa, hafta içinde bile Ak Parti Kırıkkale teşkilatına gelip, halkın sorunlarını dinledi.
Kaç partili veya kaç tane vatandaşın sorun ve sıkıntısını halletti bilemiyorum ama, Yılmazer’in bir hedefi vardı.
O da yapılacak genel seçimde tekrar aday olabilmek için Ak Parti genel Başkanı Erdoğan’ın dikkatini çekebilmekti.
Zira biliyorsunuz o dönemlerde parti teşkilatı oldukça karışık olmakla birlikte Genel merkeze giden dosyaların haddi hesabı yoktu.
Bunu iyi bilen Yılmazer’de adeta Ak Parti Kırıkkale teşkilatını bürosu haline getirmişti.
Aradan zaman geçip genel seçim günü yaklaşınca Yılmazer listeye bile giremedi.
Onunla birlikte Ramazan Can’da aforoz edildi tabiiyetiyle.
Çünkü Yılmazer ile Can’ın yıldızları hiç barışmadığı gibi genel merkezdeki dosyalar büyük bir yığın halinde duruyordu.
Sonuç; bugün yeni milletvekilleri var mecliste.
Doğrusu yeni milletvekili Turan Kıratlı, ilk yılında Murat Yılmazer’i aratmamak için büyük gayret içine girdi.
Her hafta Kırıkkale’ye gelip vatandaşların sorunlarını dinledi, maddi manevi sıkıntılı olanların sıkıntılarını çözdü.
Tabi ki, Yılmazer’den farklılığını göstermedi desek yalan olur.
Zira uygulamaya geçişte sanıyorum Yılmazer gibi “biraz sabır” demedi.
Yapılması gerekenleri anında yerine getirerek, halkın gönlüne girdi.
Bunları şunun için söylüyorum.
Geçmişteki milletvekilleri ile bugünkü vekilleri bir karşılaştırın bakalım.
Öncekiler mi vatandaşa yakındı yoksa şimdikiler mi daha yakın.
Vahit Erdem’i bu karşılaştırmadan istisna tutmak gerekiyor.
Erdem, dün neyse bugün de aynı çünkü.
Geçmişte ne kadar uzak ise şimdide o kadar uzak ve o kadar yakın.
Bence Kıratlı ile Yılmazer, Mustafa Özbayrak ile de Ramazan Can karşılaştırılmalı.
MHP’den Osman Durmuş ile CHP’li Halil Tiryaki’yi de ayrıca karşılaştırmak gerekiyor.
Eski ve yeni milletvekillerine çözüme oluşma cephesinden bakıldığında ise ortaya çıkan şudur.
Yılmazer, vatandaşa sabırcı ve kaderci bir anlayış ile yaklaştı, vatandaşı memnun edemedi.
Kıratlı, ivedi sorunlar ile zaman gerektiren sorunların çözümü noktasında yaklaştı, ivedi olanları çözdü, olmayanları açıkça söyledi vatandaşı memnun etti.
Ramazan Can, daha çok kendine dönük çalıştı, kazanmaya daha çok yeğledi. Halktan uzak kaldı, Ankara’dan zorunlu durumlar hariç gelmedi bile.
Özbayrak ise ne kendine çalıştı nede vatandaşa.
Kimse Özbayrak’ı aramadı, iş istemedi daha doğrusu ulaşamadı bile.
Seçildikten sonra tepeden baktığı Kırıkkale’ye ve vatandaşına yaklaşmadı bile.
Şimdi Kırıkkale bunları konuşuyor.
Elbette bunlar bir dört yıl daha konuşulacak.
Yol belki daha uzun ama inanın çabuk geçecek.
O gün geldiğinde ise geç kalınacak.
Tıpkı 22 Temmuz seçimlerinde Yılmazer ile Can’ın geç kaldığı gibi.
Milletvekilleri biraz şehrin meseleleriyle ilgilenilse hiç kötü olmaz doğrusu.
Zira sayılı günler çabuk geçiyor,