24 Mayıs 2012 Perşembe

22.02.2008 00:00:00 844  defa okundu.

LALE VE LADEN

Yürek sızlatan televizyon görüntülerine o günlerde eski makale defterime  notlar düşmüşüm.; Lale ve Ladan Bijani kardeşler, Fars eyaletinin Firuzabad kentine bağlı Lohrasb köyünde 3'ü erkek, 8'i kız, 11 çocuklu yoksul bir ailenin fertleri olarak dünyaya gelmişlerdi.

Lale ve ladenle ilgili o günlerdeki gazetede haberlerinde fotoğraflarını saklamışım.Onların fotoğraflarına baktığımda yüreğim sızlayarak onların yerine kendimi koyduğum olur kimi zaman…Onların yerine kendinizi koymak bile insanın içini ürpertiyor.Bir başkasıyla kafatasını ortak kullanarak yaşamak hayali bile zor geliyor insana…

Bir insan, en çok kimi sever ki, annesini, babasını, eşini, çocuklarını yada bir başka insanı kimi seversek sevelim insanın fıtratında var olan özgürlük duygusu hiç kimseyle kafatasını paylaşmaya razı gelemezdi.Bir düşünelim lütfen, Tek kafada iki beyin iki ayrı beden, iki ayak, kollar, hasılı geriye kalan her şey çift…

 

Bilir misiniz bu iki kardeş birbirlerini sevseler de,  karakter,  olarak öylesine birbirine zıtlardı ki.. sevdikleri renkler, tuttukları takım, giydikleri elbise, seçtikleri meslek, her şeyleri birbirlerinden çok farklı…Lale gazeteci olmak istiyor, Ladan avukat olmak istiyor.Lakin Rabbin onlara sunduğu bir sorumluluktu beraber olmak, her şeye beraberce katlanmak, bir parmak kalınlığındaki beyin damarıyla aynı kafa tasında iki bedeni yaşatmak…

 

Evet ölümden de beter bir şeydi bu durum..Zaten onlarda nihayetinde ayrılmak istemişlerdi, ayrılıkları onlara ölümü getirecek olsa da…

 

Evet, Lale ve Ladan kardeşler bitişik kafayla 29 yıl yaşamışlardı. Beraber oturup, beraber kalkarak, beraber uyuyarak tamı tamına yirmi dokuz yılı, iki ayrı vücutta , bitişik kafayla beraber geçirmişlerdi.

İkizler bir konuda anlaşmazlığa düşse Laden’in dediği olurmuş.Artık yolun sonuna geliniyordu,, LADAN ayrılmak istiyordu.Kimi zaman kafalarına öylesine ağrılar giriyordu ki kelimeler tarife imkan vermiyordu.Ameliyat olma konusunda Lale hiç istemese de  yine son sözü baskın karakteri olan Ladan söyleyerek ameliyat olmaya karar vermişlerdi.Yapılacak ameliyatı  Avrupalı cerrahlar çok tehlikeli bulmuş, ameliyatı yapmaktan vazgeçmişlerdi.

 

Lale ayrılmak istemese de, baskın karakterli Laden’ ın  kararı sonucu bıçak altına yatarak bir nevi ölümü seçmişlerdi.Ameliyatta ilk Ladenin ölüm haberi gelmişti, iki saat sonra Lalede ahrete irtihal edecekti.Dünyadayken ayrılamayan başları ölümleriyle ayrılmış iki farklı mezara gömülmüşlerdi.

 

Uğraşları farklı, merakları farkları,karakterleri farklı, sevmeleri, sevmemeleri farklıydı.Bunca farklılık içinde bir olan başları, saçları ve onları bir parmak kalınlığında  birbirine bağlayan beyine giden damarlarıydı.…

 

Düşünüyorum da Ne kadar zor!  Ya rabbim! Ne kadar zor..

Son zamanlarda her ikisi de baş ağrılarından şikayet ediyorlardı.Tamı tamına 29 yıl aynı yatakta, aynı tuvalette aynı banyoda beraber olmak zorundaydılar.…bir tanesinin tuvalet, banyo ihtiyacı olsa diğeri de o ihtiyacı olmasa bile yaşamak zorundaydı, bırakın yılları,  dakikalar bile geçirmek ne kadar zordu.

 

Birbirlerine parmak kalınlığında bir damarla bağlanmışlar ve ayrılmaları imkansız hale gelmişlerdi.

 

Ameliyat oluncaya dek hayata dair ne varsa hepsini beraber yapmışlardı. Her şeye rağmen yaşama sevincini gözlerindeki ışıltılarda hissetmek mümkündü..

 

Ancak her ne olursa olsun Laden ayrılmak istiyordu, nihayetinde Singapurlu cerrahlar ameliyata ikna edilerek ‘’ ayrılma’’ ümidiyle bıçak altında yatan başlarından yapışık ikizler elli saatlik bir operasyonun sonunda beyinlerine yeterli kan gitmemesi sonucu 90 dakika arayla hayata veda ediyorlardı. İkizlerin doğum günü olan 31 Aralık tarihi memleketleri Iranda umut günü ilan ediliyordu.

 

Bu iki kız kardeşin ölümüne o kadar çok üzülmüştüm ki işte bunu kelimeler dahi tarif edemiyordu…Onların yaşamı, ölümü bizler için tam bir ibretlik vakıaydı.İkiz bitişik kafalı kardeşlerin hayatından alacağımız öylesine dersler vardı ki…Ve onların yerine herkesin kendisini koyarak düşünmesi gerekiyordu.Çünkü hemen herkes halinden, ahvalinden memnun değil.Sağlıklı olmanın bile başlı başına ne kadar çok kıymeti var bunun farkında değiliz bile…

 

Hepimiz kendimize göre bir hayat yaşıyoruz.Ancak halimize şükretmeden bir hayat sürüp gidiyoruz. Ve gözlemlediğim kadarıyla kimsecikler yaşadığı hayattan memnun değil…

 

Niye ki, bu memnuniyetsizlik…

Niye ki, bu şükürsüzlük…

Niye ki, mevki makam, zengin olma hırsı, telaşı…en iyi, en güzel olma arzusu…

Niye ki, kendini beğenmeme duygusu…yada kendini çok beğenme arzusu…

Niye ki, enaniyet duygusu, her şey benim olsun arzusu

Niye ki, herkesi kendi konumunda durumunda kabullenmeme, ret etme duygusu…

 

Sorularımı daha da  çoğaltılabiliriz…Herkes Rabbin kendine sunduğu hayatı yaşamak zorunda…herkes haline ahvaline şükrederek, öteleri de düşünerek, kendine çeki düzen vererek, gününe şükür Rabbim demelidir…Bu tür duygu ve düşüncelerle Lale ve Ladene ötelerde rahmet diliyor, herkesin kendince bu vakıadan dersler çıkarmasını umut ediyorum…

 

 

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Yassıada ve Başvekilim Adnan Menderes - 27 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Soylu Adam; Süleyman Soylu - 06 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Alparslan Pehlivanlı - 22 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Bir Yiğit Vardı - 08 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Başkent EDAŞ'a Elveda! - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Anneciğimin Kardeşi-2 - 29 Ocak 2009 Perşembe 00:00
Anneciğimin Kardeşi - 23 Ocak 2009 Cuma 00:00
Ey Rabbim! İsrail'le Sen Başedersin - 09 Ocak 2009 Cuma 00:00
Melih Gökçek'le Yola Devam - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Sağduyu Galip Gelecek, Melih Gökçek Aday Olacak - 26 Aralık 2008 Cuma 00:00
MİLLİYETİ HAREKET PARTİSİ VE YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE KULİSLER.... - 01 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Ak Parti ve Yerel Seçimler Üzerine Kulisler - 28 Kasım 2008 Cuma 00:00
Milli Eğitim Bakanı'nı Dinlerken... - 21 Kasım 2008 Cuma 00:00
Eşit İşe, Eşit Ücret mi? - 19 Ekim 2008 Pazar 00:00
Yassıada, Yaslı Ada - 06 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Ergenekon'dan Mahalle Baskısına - 03 Eylül 2008 Çarşamba 00:00
TEK ADIMDA YATIRIM - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Kuşadası Tatili - Manisa Ziyareti - 10 Ağustos 2008 Pazar 00:00
Hasan Doğan ve Ölümün hatırlattıkları - 05 Ağustos 2008 Salı 00:00
KIRIKKALEM - 03 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 12 Haziran 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 11 Haziran 2008 Çarşamba 00:00
BİR CUMARTESİ AKŞAMI, BİR KADIN, İKİ ÇOCUK - 08 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
BİR PAZAR YAZISI, BİZİM MUHARREM.. - 24 Nisan 2008 Perşembe 00:00
ŞİİRLERLE, YAZILARLA SEVGİ YOLCULUĞU... - 16 Nisan 2008 Çarşamba 00:00
GÜNEDEME DAİR DEĞERLENDİRMELER... - 11 Nisan 2008 Cuma 00:00
Ah! Benim Eskici, Vefalı Ruhum - 07 Nisan 2008 Pazartesi 00:00
İHTİLALE DOĞRU; BİR SEVDA MASALI - 30 Mart 2008 Pazar 00:00
NEWSWEEK' E KAPAK OLMAK... - 24 Mart 2008 Pazartesi 00:00
ÇANAKKALE SAVAŞININ ANLATTIKLARI... - 17 Mart 2008 Pazartesi 00:00
KÖŞE YAZARLARIYLA KAHVALTI - 10 Mart 2008 Pazartesi 00:00
Ve ey , ve ey şehidim - 27 Şubat 2008 Çarşamba 00:00
LALE VE LADEN - 22 Şubat 2008 Cuma 00:00
AHDE VEFALI OLMAK - 10 Şubat 2008 Pazar 00:00
Ve ey, ve ey AYSONA - 01 Şubat 2008 Cuma 00:00
HRANT DİNK CİNAYETİ ÜZERİNE.... - 25 Ocak 2008 Cuma 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (2) - 21 Ocak 2008 Pazartesi 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (1) - 17 Ocak 2008 Perşembe 00:00
YASLI ADA,YASSI ADA..BAŞVEKİLİ YARGILAYAN ADA... - 12 Ocak 2008 Cumartesi 00:00
Kimse yokmu derneği ve güneydoğu - 06 Ocak 2008 Pazar 00:00
Çocukluk yıllarında, Bizim mahallemiz.. - 30 Aralık 2007 Pazar 00:00
ACZ ŞERHİ - 24 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
Gün ola, bayram bizim bayram ola... - 18 Aralık 2007 Salı 00:00
Abdülhamidi Tanımak..Abdülhamidi Anlamak... - 13 Aralık 2007 Perşembe 00:00
Hey Gidi Günler - 06 Aralık 2007 Perşembe 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11