14 Şubat’ta her yıl kutlanır. Evet 14 Şubat aslında Türk milleti olarak bizim neyimiz? Veya nemeciğimiz? Vallihi hiç alakamız yok. Gelmiş geçmiş tarihimize bakın. Sevgili okuyucularım. Ne milli nede dini böyle bir günümüz yok. Asırlardır bu kefereler saf ve tertemiz insanlarımızı bu tip abuk sabuk günleri yurdumuza dayatmalarla kabul ettirmişlerdir.
Örneğin”Anneler günü, babalar günü” peki annesi babası olmayanlar ne yapacak?
Efendim bir günümüz daha var oda her haftanın “Salı günü” işe başlanmazmış. Başlanırsa iş sallanır bitmezmiş. Çünkü “İstanbul” Salı günü fethedilmiş. Bizansın tohumları bizansın yasını bana da tutturmaya çalışıyorlar. Onun için sevgililer günü de öyle.
Bakınız, sayın okuyucularım. İşin aslı eski roma imparatorluğu kilisesine dayanır. İsmini “Valentine” adında bir papazdan alır. (st.Valentine Day) dır. “zamanın roma imparatoru orduya asker bulmakta zorlanıyordu. Ona göre bunun sebebi erkeklerin ailelerini ve aşklarından vazgeçmiyor oluşuydu. Bu sebeple evlilik ve nişanlanmayı yasaklamıştır. Aziz Valentine adındaki papaz ise çiftleri gizli gizli evlendirmeye devam ediyordu. Bunun sonucunda yakalandı. Ve ölüm cezasına çarptırıldı.” Tabi bu valentinayla ilgili efsanelerden sadece biri. Tarihte inancı yüzünden 14 Şubat’ta öldürülen üç tane valentine olduğu düşünülüyor.
Görülüyor ki, bu kutlamaya çalıştığımız sevgililer günü değil. Geberiklerin matem günüdür. Benim neyime roma imparatorunun papazının matemini kutlamak. Yoksa sevgili okuyucularım sevmek veya sevgiliyi yılda bir kere hatırlayana ben öküz diye bakarım. Yoksa sevgi daima kalbin sahibidir. Kiracısı filan değil. Halbu ki, sevgi gözde başlar, dudakta birleşir kalpte yerleşir. Öyle seneden seneye hatırlanan sevgilinin özelliği olur mu hiç? Bu iş geçen kanının gölgesine benzer. Duracağım duracağım bir yıl sonra ya bir YTL lik yapma çiçek ereceğim eline, yada yetmiş YTL lik tek taşlı yüzük vereceğim. Bir yılda o sevgili ya robot olmuştur yada heykel. Get baba get. Aklına mukayyet ol.