TSK’nın dağlarda tepelerde terörist temizliğine çıkması mı, yoksa Yunanistan Başbakanının ilk defa Türkiye’nin başbakanını ziyaret etmesi mi?
Veya içişleri bakanlığının yaptığı düzenlemeler mi?
Hayır bunların hiç biri değil.
Çünkü, terörist temizliği uzun bir süre önce başladı ve sürüyor.
Yunanistan’ın Türkiye ziyareti de değil asıl konu.
İçişleri bakanlığının yaptığı muhtelif düzenlemeler hiç değil.
Bir anda gündemi değiştiren, Türban meselesinin çözüme kavuşturulması için atılan adımlardır.
Daha doğrusu AKP ile MHP arasında başlayan Türban konusuna önerdikleri çözüm veya çözümsüzlüktür.
Hatırlayanlar var ise; MHP Türban konusunda iktidara yani AKP hükümetine sonsuz destek vereceğini beyan etti.
Ardından MHP genel başkanı Bahçeli, bir öneri getirdi.
Başbakanın ise bu öneriye “yetersiz” açıklaması gecikmedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise hadise magazinimsi bir üslupla katılarak, Türban başka başörtüsü başka demekle yetindi.
Şimdi TSK’nın dağlardaki terörist temizliği adeta gündemden düştü(!) ve Türban meselesi neredeyse ağızlarda sakız haline dönüştü.
-Bahçeli konuşuyor
-Başbakan cevap veriyor
-Baykal ise daha başka bir yöne çekiyor.
Şimdi sormak gerekiyor, durup dururken onca aylar geçmesine rağmen bu mesele neden bir anda gündeme geldi.
Türban yasağı ne şekilde olursa olsun çözüme kavuşturulacak ise mesele yok.
Yok eğer her zaman olduğu gibi Türban siyasi bir malzeme olarak kullanılacak ise işte burada dur demek lazım.
İşin ilginç yanı genel başkanlar düzeyinde tartışmaya açılan Türban konusuna, yerel siyasette hiç kimsenin müspet veya menfi şeklinde olsa dahi bir fikir üretmemesidir.
Sanki Türban sadece üst düzeyde bir sorun(!)
Hayır efendim, bu konu esasen halkın, Üniversitelerde kızları okuyan aileler ile genç kızların sorunudur.
Bu nedenle tepki önce halktan ve gençlerden çıkmalı, daha sonra bu meseleyi çözmek için üst düzeyde girişimlerde bulunulmalıdır.
Etrafınıza bir bakın, Türban serbestliği diye meydanlara dökülen, konuşan yerel bir siyasetçi veya vatandaş var mıdır?
Yok elbette.
Sizde diyeceksiniz ki, ses yok ama çözümlenmesi için ses veya meydanlara inilmesi gerekiyor?
Gerekmiyor tabi ama ne zaman Türban konusuna üst düzeyde çözüm aransa, çözümsüzlük olmadı mı?
Yıllardır çözümsüz olarak kalmadı mı?
Siyasi malzeme olarak kullanılmadı mı?
O zaman yapılması gereken husus kendimce, AKP hükümeti bu işi malzemeye dönüştürmeden çözmelidir.
Hem de MHP ve CHP’nin de içinde bulunduğu bir konsensüs sağlayarak.
Bu hususu ısıtıp ısıtıp meydana getirmek kimseye yarar getirmiyor.
Toplum zarar görüyor toplum.
Toplumsal çatışma doğuyor.
Türban taraftarları ve karşıtları diye bölünüyoruz.
Milletimizi bu hale getirmeyin, zaten milletin midesini ve cebini düşünmekten mecali kalmadı.