Günümüz Türkiye’sinde bağımsız yaşamamızda bir yol haritası olan Milli Mücadeleye ilham veren Misak-ı Milli 28 Ocak 1920 Çarşamba günü son Osmanlı Mebusan Meclisinin gizli oturumunda Ahd-i Milli Beyannamesi adı ile Edirne Mebusu Şeref Bey tarafından okunarak Felah-ı Vatan grubu tarafından kabul edilmiş 12 Şubat 1920’de tüm dünya’ya duyurulmuştur.
I.Dünya Savaşı sonunda Mondros ile yurdun birçok bölgesi işgal edilmiş bu fiili işgalin resmi ilanı ise Sevr’dir Sevr’e göre kutsal vatan Anadolu’nun küçük bir parçası Türklere kalacaktı. Mustafa Kemal bu kötü oyunu Misak-ı Milliyi hazırlayarak bozmuştur.
Mustafa Kemal Misak-ı Milli Erzurum ve Sivas Kongresi kararları temel alınarak hazırlanmış Meclis-i Mebusan’a katılmak için Ankara’ya gelen vekillerden tek, tek görüş alınarak hazırlanmış Trabzon Mebusu Hüsrev Gerede’ye verilerek İstanbul’a gönderilmiştir.
Bu zor şartlarda milletvekillerinin ortaya koyduğu özgürlük bildirgesi olan Misak-ı Milli dünya emperyalistlerine başkaldırının başlangıcıdır.Tam bağımsızlık anayasasının kanla yazıldığı bir belgedir.
Amasya protokolünden sonra ulusal mücadeleye meşruluk kazandıran ikinci belge ile milli mücadelenin hedefi belirlenmiştir.
Misak-ı Milli’nin kabulü İngiltere’nin İstanbul’u resmen işgal etmesine sebep olmuş bunun karşılığında Türk Milleti topyekün Milli mücadeleye katılmıştır.
Misak-ı Milli sınırları oldukça esnektir esas olan Türk’ün yaşadığı yerlerdir. Misak-ı Milli’de halk oylaması öne sürülerek barışçı olduğumuz gösterilmiş aynı zamanda nüfuslarının çoğunun Türk olduğuna güvenilmiştir.
Mustafa Kemal 1933 yılında Amerikalı General Mac Arthur’a “Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım.Selanik’te dahil Batı Trakya’yı Türkiye hudutları içine katacağım” diyerek Misak-ı Millinin gerçek sınırlarını çizmiştir.
Türk’ün öz yurdu olan Batı Trakya, Batum, Musul, Kerkük, Telafer, Halep, Kıbrıs ve Ege Adaları öz sahiplerini beklemektedir. Türk Milliyetçilerine düşen görev ise inançla, sabırla Mustafa Kemal’in çizdiği hedefi ulusal sınırlarımıza katmaktır.
Misak-ı Milli Türkün Tarih boyunca haykırdığı bağımsızlık bildirgesinin sonuncusudur. Orta Asya’da Kürşat ne ise Orta Anadolu’da da Mustafa Kemal odur.
Misak-ı Milli’nin kabul edilişinin yıldönümü olan bu günlerde geleceğimizin teminatı gençlerimize çok iyi anlatılmalı, kavratılmalı 2023’ün Türkiye’sinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedeflerine ulaşmış bir Türkiye’ye sahip olmalıyız.
Oysa ki günümüzde siyasi erk sahipleri Musul ve Kerkük’ü kırmızı çizgimiz ilan ederken bugün pembeleşmiş olan bu sınırlar karşısında biçare kalmışlardır.
Korkarım bu kırmızı çizgileri Sevr sınırlarına kadar çekeceklerdir.