09 Şubat 2012 Perşembe

22.01.2008 00:00:00 671  defa okundu.

KACABILIRSINIZ AMA SAKLANAMAZSINIZ

Ahmet ve Nihat adinda iki arkadas varmis.

Ayni okulda okuyorlarmis. Ahmet Istanbulda yasayan, evi, arabasi yeterince
parasi olan biriymis. Nihat memleketten Istanbul’a gelmis zor sartlar
altinda yasayarak okuyormus. Bunlar zamanla daha da iyi arkadas olmuslar.

Ahmet Nihat’in durumuna üzülüyor, yardim yollari ariyormus. Nihati evine
almis. Yedirmis içirmis. Cebine para koymus. Üstünü giydirmis. Kendine
aldigi yeni kiyafetlerini bile ona vermis. Artik beraber gül gibi yasayip
gidiyorlarmis. Bir gün Ahmet camdan disari bakiyormus. Karsidan gelen uzun
süredir hayran oldugu ve yakinda acilmak istedigi kizi görmüs. Ve sonra
arkadan Nihat’in onu takip ettigini. Nihat eve gelmis ve Ahmet’e o kizdan
cok hoslandigini aralarini yapip yapamayacagini sormus. Ahmet kendisinin de
ondan hoslandigini söyleyememis. Arkadasinin üzülmesini istememis cünkü.
Aralarini yapmis. Derken zamanla okul bitmis. Nihat bir süre sonra Kayseriye
vali olmus. Evi arabasi, yati, kati, bir sürü parasi olmus. O kizla da
evlenmis. Ama Ahmet tam tersi. Evini arabasini kaybetmis. Bütün parasi
bitmis. Yatmaya yeri yemeye yemegi kalmamis. Ac sefil gezerken komsulari,

- Senin bir arkadasin vardi Nihat diye. O Kayseriye vali olmus, neden ondan
yardim istemiyorsun, belki sana bir is verir demisler.

Ahmet reddetmis hemen.

- Bunu kabullenemem demis.

Komsular ne kadar israr ettiyse de bir türlü kabul ettirememisler. Ahmet
icin daha zor günler baslamis. Bakmis olacak gibi degil komsularini dinleyip
tutmus Kayserinin yolunu. Valilige gelmis.

Ordaki odacilardan birine Nihat beyi görmek istiyorum demis. Odaci Nihat
beyin yanina girmis cikmis ve

-Sizi gormek istemiyor demis.

- Nasil olur demis Ahmet. Ona Istanbuldan cok yakin arkadasin Ahmet geldi
deyin.

Odaci tekrar gitmis ve,

-Nihat bey sizi tanimadigini eger daha fazla israr ederseniz kovduracagini
soyledi demis.

Ahmet duyduklarina inanamamis. Nasil olur da, yemeyip yedirdigi, giymeyip
giydirdigi, sevdigi kizi bile verdigi can ciger arkadasi Nihat onu tanimaz.
Yikilmis bir sekilde valilikten cikip dogru Nihatin evine eskiden hoslandigi
kizin yanina gitmis. Belki yardim eder diye. Kapiyi calmis. Birinin gelip
dürbünden kendine baktigini hissetmis. Ama kapiyi acmamis kadin. Bir kez
daha yikilmis. Disari cikip kendini toplamaya calisirken yanina yasli bir
amca yaklasmis. Ahmetin durumundan cok etkinlenmis adam. Olayi anlatmasini
istemis. Ahmet’te oldugu gibi anlatmis. Adam cok uzulmus. Demis ki..

-Bak evladim. Seni cok sevdim. Dürüst bir insana benziyorsun. Bak benim
surada bir sarraf dukkanim var. Gel istersen benimle calis. Hem para
kazanirsin hem de yatmaya yerin olur.

Ahmet hemen kabul etmis ve calismaya baslamis. Gel zaman git zaman dükkana
baska bir yasli amca gelip gitmeye baslamis. Cok iyi arkadas olmus Ahmet’le.
Birgün bu yasli amca elinde bir kutuyla gelmis dükkana.

- Bak ben bir yere gidiyorum. Eger 3 ay icerisinde dönmezsem bu kutu
senindir, istedigin gibi kullan. demis.

Ahmet kutuyu almis, odasinda bir yere koymus. 3 ay gecmis, 4 ay gecmis, 6 ay
gecmis amca hala gelmemis. Sonunda Ahmet kutuyu acmaya karar vermis. Bakmis
icinde, elmaslar, mücevherler, altinlar, bir sürü de para varmis. Ne
yapacagini sasirmis. Hemen patronuna gidip durumu anlatmis. Patronu da artik
o kutunun kendisinin oldugunu istedigi gibi kullanabilecegini soylemis. Bir
de öneride bulunmus.

-Bak sen bu isi iyice ogrendin. Gel sana bir kuyumcu dükkani acalim. Gül
gibi gecinip gidersin. Hemen dükkani acmislar. Ahmet almis basini yürümüs.
Ev,araba, yat, kat. Zengin olmus kisacasi. Bir gün dukkana bir anne kiz
gelmis. Kizdan hoslanmis Ahmet. Zamanla görüsmeye baslamislar, derken
nisanlanmislar. Dügün vakti gelmis. Davetiyeler hazirlanirken kiz valiyi de
cagiralim demis. Ahmet kabul etmemis. Nasil olur demis kiz. Biz bu sehrin
ileri gelenlerindeniz, valiyi cagirmasak olur mu? Ahmet yine kabul etmemis.
Kiz israrla neden boyle davrandigini sordugunda anlatmis Ahmet. Sorunun bu
sekilde cözülmeyecegini soylemis kiz. Biz cagiralim, o yaptigindan utansin
demis. Ve ona da bir davetiye yazmislar.

Dügün günü gelmis catmis. Davetliler tek tek gelirken heyecan icindeymis
Ahmet. Nihat’in gelip gelmeyecegini düsünüyormus. Derken esiyle kapida
görünmüs Nihat. Ahmet, ilk baslarda gözgöze gelmemeye calismis. Nihat ne
yana gitse öbür tarafa kaciyormus Ahmet. Hic gözgöze gelmemeye calisiyormus.
Dayanamamis birden. Piste cikmis, almis mikrofonu eline. Baslamis anlatmaya.

- Zamaninda ben durumum iyiyken sevgili valimiz Nihat beyle ayni okulda
okuyorduk. O zamanlar Nihat beyin durumu bu kadar iyi degildi. Nihat’i evime
aldim. Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim. Sevdigim kizi bile ona verdim.
Bir gün benim durumum kötülesti. Elimde avucumda ne varsa kaybettim. O kadar
zor durumdaydim ki Nihat’a yardim istemeye gittim. Ama o beni tanimadigini
soyledi, kovdurdu. Ordan cikip esinin yanina gittim. Ama o kapida benim
oldugumu bildigi halde kapiyi acmadi. Sok olmustum. Disariya cikip kendime
gelmeye calistigim anda bir amcayla karsilastim. Sagolsun bana bir is,
yatacak bir yer verdi. Orada calisirken cevrem genisledi. Baska bir amcayla
tanistim. Gel zaman git zaman o amca elinde bir kutuyla geldi yanima. Bir
yere gidecegini 3 ay icerisinde dönmezse kutunun benim olacagini soyledi.
Gelmedi. Kutuyu actim. Icinde beni bugünlere getiren yüklü esyalarla ve
paralarla karsilastim. Sonra kendime bir kuyumcu dükkani actim. Orada
sevgili nisanlimla tanistim. Ve evleniyorum. Anlattiklarim yalansa yalan
desin Nihat bey.demis ve birakmis mikrofonu.

Herkes saskinlik icinde Nihat beye dönmüs. Aciyarak bakmislar bir Ahmet’e,
bir Nihat’a. Nihat bir cevap vermek zorunda kalmis. Almis mikrofonu.
Baslamis anlatmaya.

- Evet Ahmet’in söylediklerinin hepsi dogrudur. Yalan diyemem. Zamaninda
bana cok yardim etti, hakkini ödeyemem. Sagolsun benim mutlu bir evlilik
yapmama öncülük etti. Ama esimi zamaninda sevdigini bilmiyordum. Durumunun
kötüye gittigini, bir gün bana gelecegini biliyordum. Hep o günü bekledim.
Ve sonunda geldi. Onu kapidan kovdurdum dogrudur. Ama niye kovdurdum. Eger
ben o zaman ona yardim etseydim gururuna yediremeyecekti. Belki de bir süre
sonra intihar edecekti. Iyi bir arkadasimi kaybetmek istemem. Burdan
çiktiktan sonra direk esime gidecegini biliyordum. Hemen esime telefon
actim. Ona Ahmet’in gelecegini, kapiyi acmamasini söyledim. Acmadi. Derken
bizim evin karsisinda bir sarraf dükkani isleten arkadasim var. Ona hemen
telefon actim. Bizim evden cikan bir adam görürse onu ise almasini yardimci
olmasini istedim. Ise aldi, yatacak yer verdi. Bir gün babami gönderdim ona.
Canyoldasligi etsin diye. Iyi arkadas oldular. Sonra babama bir kutu verdim
Ahmet’e versin diye. O kutu babamin degildi. Benim de degildi. O zaten
Ahmet’indi. Ona borcumu hicbir zaman ödeyemem. Ahmet kutuyu aldi. Iyi
kullandi ve bugünlere geldi. Bir gün annemle kizkardesimi gönderdim. Durumu
nedir bir kontrol edin diye. Orada kizkardesimle birbirlerini görüp asik
olmuslar, evleniyorlar.

Birakmis mikrofonu. Ahmet’le beraber herkes saskinlik icinde kalmis.

Bir an gözgöze gelmisler. Derken birbirlerine sarilip özür dilemisler. Güzel
bir dügün olmus, beraberce mutlu yasamislar...

Kacabilirsiniz ancak saklanamazsiniz!

 

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Ölüm... - 15 Ekim 2009 Perşembe 15:33
Vay Be, İnsanlık Hâlâ Ölmemiş... - 27 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Hayat Arkadaşı mı, Köle mi? - 30 Mayıs 2009 Cumartesi 00:00
Kibir Üzerine - 17 Nisan 2009 Cuma 00:00
Dostluk İpi - 03 Nisan 2009 Cuma 00:00
Kadın ve Meyve - 11 Mart 2009 Çarşamba 00:00
Keçiboynuzu Nedir? - 27 Şubat 2009 Cuma 00:00
Sevgililer Günü ve Çikolatalı Trüf - 11 Şubat 2009 Çarşamba 00:00
Mukabele Edilmezse, Zalimin Hasmı Bizzat Hz. - 04 Şubat 2009 Çarşamba 00:00
Oduncu İle Yılan Hikayesi - 26 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Gurbette Bayramlar - 02 Aralık 2008 Salı 00:00
Deniz Asker ve Vatan Sevgisi - 25 Kasım 2008 Salı 00:00
Serap Atay, Çaresiz; Hiç Göremediği Abisine Nasıl Kavuşur - 20 Kasım 2008 Perşembe 00:00
GÜLSEN ASLAN NASIL KURTULUR - 28 Ekim 2008 Salı 00:00
Rumuz: Eda - 15 Ekim 2008 Çarşamba 00:00
Doktor Mustafa Yilmaz ve Mediha Ögretmen - 24 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
Çatlak Kova! - 12 Mayıs 2008 Pazartesi 00:00
NEDEN BABA ?? - 25 Mart 2008 Salı 00:00
Arkadaş mi Dost mu? - 10 Mart 2008 Pazartesi 00:00
Bir Babanin Oğluna Nasihatlari - 29 Şubat 2008 Cuma 00:00
Bir Annenin Kizina Nasihatleri - 22 Ocak 2008 Salı 00:00
İçimizden Biri - 22 Ocak 2008 Salı 00:00
KACABILIRSINIZ AMA SAKLANAMAZSINIZ - 22 Ocak 2008 Salı 00:00
BEKLENTISIZ SEVMEK - 22 Ocak 2008 Salı 00:00
Rumuz Seher - 11 Ocak 2008 Cuma 00:00
Rumuz Kader! - 27 Aralık 2007 Perşembe 00:00
Rumuz: Gurbetci - 29 Kasım 2007 Perşembe 00:00
Rumuz Çaresiz Emel - 20 Kasım 2007 Salı 00:00
Rumuz:Yesim - 16 Kasım 2007 Cuma 00:00
Herkese Selamlar - 14 Kasım 2007 Çarşamba 00:00

Son Yorumlar

Abidin Emmi
Okullara andımız kaldırılsın Kaldırıldı Üniforma giyilmesin Tamam çıkarıldı Milli Güvenlik dersleri kaldırılsın Kaldırıldı Öğrenciler sınıfta bırakılmasın Tamam sınıfta bırakılmadı Öğrencilere cetvelin ucuyla dahi vurulmasın Tamam pekiii Sayın Sendika başkanı demokratikleşme adına Eğitimde binbir türlü değişikliğe gidiliyor Hiç öğretmenlerden soruyormusunuz pekii Eğitimin kalitesimi artıyor? Tanıdığım bir çok öğretmene soruyorum kesinlikle hayır diyorlar Pekiii Öğrencilerin kalitesimi artıyor Tanıdığım öğretmenler okullardan öğrencilerin kafası bomboş öğrenciler mezun ediliyor diyorlar. Öğretmenler diyorki okula gelen Müfettişler artık öğrencinin bilgi seviyesini ölçmeye gelmiyorlar Ya neye geliyorlar Duvarda şu levha niye yok şu çizelge neye yok onu kontrol ediyor diyorlar Tüm bunların sonucunda Neymiş Avrupa Birliğine bakın bizim şu kadar okumuş öğrencimiz var diyecekmişiz. Yeğenim Sivasın bir ilçesinde Meslek Lisesi öğretmeni. Soruyorum öğrencileriyin seviyesi ne durumda diye. Özellikle Matematik dersindeki seviyeleri ilkokul 2 veya 3 sınıf düzeyinde diyor. Öğretimde demokratikleşme sevdasından kurtulup eğitimde kadrolaşma,sendikalaşma sevdasından kurtulup birazda eğitimin kalitesini artırmaya ne zaman başlayacaksınız acaba
07.02.2012 11:07:41

bd
Kırıkkalede hiç mi adam kalmadı ne?Kırıkkaleli değilse adam değil mi? Kırıkkaleye en büyük zararı yine kırıkkaleliler vermiştir.
07.02.2012 09:26:40

Şeref
İlimizde böyle bir kuruluşun hizmet sunması bizim için bir şans. Başta Başhekim Sayın Adnan TEZEL olmak üzere tüm çalışanları kutlar,başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim. Teşekkürler.
05.02.2012 22:36:45

zafer tekin
abicim samimi isen yolun ve ufkun açık olsun,ismimiz soyismimiz aynı bazen isimler ve soyisimler aynı şeyi ifade eder,yani o ismin veriliş sebebi vardır.başarılar bende veterinerlik görevimle vatanıma hizmet ediyom ama bazı utanılacak durumlar var bizim meslekte herkez utanmaz ama utanan vardır,kolay gelsin görevinde başarılar
05.02.2012 14:32:30

a.vural
2007 seçimleri idi bizlerde akp li olarak adaylarımızın konuşmalarını takip ediyorduk ve takip ettiğim kadarı ilede hakikaten Musafa beyin çok güzel fikirleri vardı kendisi üniversite kökenli olduğu için şöyle diyordu Allah'ın izni ile milletvekili seçilirsem MKE nin yönetim yapısı özel sektör şartlarına uygun olacak vede teknolojisini en son teknoloji le yenileyip dünya standartlarının üzerine getirteceğiz ve de eskiden olduğu gibi mke de en az 10-12 bin işçinin çalışabileceğini söylüyordu vede gayet mantıklı ve doğru şeylerdi ve Allah nasip etti kardeşim milletvekili oldu ama biz Milletvekili kardeşimizin mke ile ilgili herhangi bir girişimini hatta özel sektörle mke yi buluşturacak herhangi bir projeyi, teknoloji yenileme ile ilgili herhangi bir projeyi10-12 bin işci alımı ile ilgili herhangi bir projeyi göremedik siz milletvekili iken yöremizle ilgili hiç bir çalışma yapmazsanız benim Başbakanım bunları görmiyecek mi Beyler Türkiyenin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Beydir o da doğruları bilir ve görür benim gördüğüm açidan da Mustafa beyin üzülerek söyluyorum MKE Genel Müdürlüğü için en ufak bir şansı yoktur daha doğrusu Milletvekili olmadan önceki fikirlerini Hayata geçiremediği için şansın kaybetmiştir özünde de çok mütevazı,çalışkan vede dürüst bir kişi olmasına rağmen bence şansı yoktur tabi bu benim dışar dan gördüğüm eğer Mustafa bey yukarda saydığım olaylarla ilgili girişimleri olmuş vede bende bunu atlamış isem o zamanda kendiisinden özür dilerim ama bildiğim kadarı ile mke nin personel sayısında düşüş oldu ,teknoloji ile ilgilide pek gelişme olmadı gibi ama genede Mustafa beyin gazeteniz aracılığı ile bir cevabını beklerim Sayın Milletvekilim seni yinede seviyoruz saygılarımla
05.02.2012 10:34:37