07 Şubat 2012 Salı

22.01.2008 00:00:00 805  defa okundu.

İçimizden Biri

 

Evliliğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu. Yine böyle bir tartışma anında eşi bütün bağları kopardı ve 'Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak' diyerek rest çekti.

 

Eşini kaybetmeyi göze alamazdı. Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hala onu ölürcesine seviyordu. Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını. Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak, böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı. Babasına lazım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can 'Baba ben de seninle gelmek istiyorum' diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.

 

Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı. Minik can sürekli babasına 'Baba nereye gidiyoruz ?' diye soruyor ama cevap alamıyordu. Öte yandan nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu. Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi. Sonra diğer malzemeleri taşıdı. En son da babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi. Tipi adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı. Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü. Öyle üzgündü ki Dünya başına göçüyor gibiydi. O bu duygular içindeyken babası yüreğine bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu. Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi yanaklarını ve ellerini defalarca öptü. Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can'ın elini tutup hızla barakayı terk etti.

 

Arabaya bindiler. Can yol çıktıklarında ağlamaya başladı neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu. Can 'Baba sen yaşlandığında bende seni buraya mı getireceğim' diye sorunca Dünyası başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı. Barakaya ulaştığında 'Beni affet baba' diyerek babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış ve çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Oğlu 'Baba beni affet, sana bu muameleyi yaptığım için beni affet' diye hatasını belli ediyordu.. Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu...

 

'Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın. Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum

 

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Ölüm... - 15 Ekim 2009 Perşembe 15:33
Vay Be, İnsanlık Hâlâ Ölmemiş... - 27 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Hayat Arkadaşı mı, Köle mi? - 30 Mayıs 2009 Cumartesi 00:00
Kibir Üzerine - 17 Nisan 2009 Cuma 00:00
Dostluk İpi - 03 Nisan 2009 Cuma 00:00
Kadın ve Meyve - 11 Mart 2009 Çarşamba 00:00
Keçiboynuzu Nedir? - 27 Şubat 2009 Cuma 00:00
Sevgililer Günü ve Çikolatalı Trüf - 11 Şubat 2009 Çarşamba 00:00
Mukabele Edilmezse, Zalimin Hasmı Bizzat Hz. - 04 Şubat 2009 Çarşamba 00:00
Oduncu İle Yılan Hikayesi - 26 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Gurbette Bayramlar - 02 Aralık 2008 Salı 00:00
Deniz Asker ve Vatan Sevgisi - 25 Kasım 2008 Salı 00:00
Serap Atay, Çaresiz; Hiç Göremediği Abisine Nasıl Kavuşur - 20 Kasım 2008 Perşembe 00:00
GÜLSEN ASLAN NASIL KURTULUR - 28 Ekim 2008 Salı 00:00
Rumuz: Eda - 15 Ekim 2008 Çarşamba 00:00
Doktor Mustafa Yilmaz ve Mediha Ögretmen - 24 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
Çatlak Kova! - 12 Mayıs 2008 Pazartesi 00:00
NEDEN BABA ?? - 25 Mart 2008 Salı 00:00
Arkadaş mi Dost mu? - 10 Mart 2008 Pazartesi 00:00
Bir Babanin Oğluna Nasihatlari - 29 Şubat 2008 Cuma 00:00
Bir Annenin Kizina Nasihatleri - 22 Ocak 2008 Salı 00:00
İçimizden Biri - 22 Ocak 2008 Salı 00:00
KACABILIRSINIZ AMA SAKLANAMAZSINIZ - 22 Ocak 2008 Salı 00:00
BEKLENTISIZ SEVMEK - 22 Ocak 2008 Salı 00:00
Rumuz Seher - 11 Ocak 2008 Cuma 00:00
Rumuz Kader! - 27 Aralık 2007 Perşembe 00:00
Rumuz: Gurbetci - 29 Kasım 2007 Perşembe 00:00
Rumuz Çaresiz Emel - 20 Kasım 2007 Salı 00:00
Rumuz:Yesim - 16 Kasım 2007 Cuma 00:00
Herkese Selamlar - 14 Kasım 2007 Çarşamba 00:00

Son Yorumlar

Abidin Emmi
Okullara andımız kaldırılsın Kaldırıldı Üniforma giyilmesin Tamam çıkarıldı Milli Güvenlik dersleri kaldırılsın Kaldırıldı Öğrenciler sınıfta bırakılmasın Tamam sınıfta bırakılmadı Öğrencilere cetvelin ucuyla dahi vurulmasın Tamam pekiii Sayın Sendika başkanı demokratikleşme adına Eğitimde binbir türlü değişikliğe gidiliyor Hiç öğretmenlerden soruyormusunuz pekii Eğitimin kalitesimi artıyor? Tanıdığım bir çok öğretmene soruyorum kesinlikle hayır diyorlar Pekiii Öğrencilerin kalitesimi artıyor Tanıdığım öğretmenler okullardan öğrencilerin kafası bomboş öğrenciler mezun ediliyor diyorlar. Öğretmenler diyorki okula gelen Müfettişler artık öğrencinin bilgi seviyesini ölçmeye gelmiyorlar Ya neye geliyorlar Duvarda şu levha niye yok şu çizelge neye yok onu kontrol ediyor diyorlar Tüm bunların sonucunda Neymiş Avrupa Birliğine bakın bizim şu kadar okumuş öğrencimiz var diyecekmişiz. Yeğenim Sivasın bir ilçesinde Meslek Lisesi öğretmeni. Soruyorum öğrencileriyin seviyesi ne durumda diye. Özellikle Matematik dersindeki seviyeleri ilkokul 2 veya 3 sınıf düzeyinde diyor. Öğretimde demokratikleşme sevdasından kurtulup eğitimde kadrolaşma,sendikalaşma sevdasından kurtulup birazda eğitimin kalitesini artırmaya ne zaman başlayacaksınız acaba
07.02.2012 11:07:41

bd
Kırıkkalede hiç mi adam kalmadı ne?Kırıkkaleli değilse adam değil mi? Kırıkkaleye en büyük zararı yine kırıkkaleliler vermiştir.
07.02.2012 09:26:40

Şeref
İlimizde böyle bir kuruluşun hizmet sunması bizim için bir şans. Başta Başhekim Sayın Adnan TEZEL olmak üzere tüm çalışanları kutlar,başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim. Teşekkürler.
05.02.2012 22:36:45

zafer tekin
abicim samimi isen yolun ve ufkun açık olsun,ismimiz soyismimiz aynı bazen isimler ve soyisimler aynı şeyi ifade eder,yani o ismin veriliş sebebi vardır.başarılar bende veterinerlik görevimle vatanıma hizmet ediyom ama bazı utanılacak durumlar var bizim meslekte herkez utanmaz ama utanan vardır,kolay gelsin görevinde başarılar
05.02.2012 14:32:30

a.vural
2007 seçimleri idi bizlerde akp li olarak adaylarımızın konuşmalarını takip ediyorduk ve takip ettiğim kadarı ilede hakikaten Musafa beyin çok güzel fikirleri vardı kendisi üniversite kökenli olduğu için şöyle diyordu Allah'ın izni ile milletvekili seçilirsem MKE nin yönetim yapısı özel sektör şartlarına uygun olacak vede teknolojisini en son teknoloji le yenileyip dünya standartlarının üzerine getirteceğiz ve de eskiden olduğu gibi mke de en az 10-12 bin işçinin çalışabileceğini söylüyordu vede gayet mantıklı ve doğru şeylerdi ve Allah nasip etti kardeşim milletvekili oldu ama biz Milletvekili kardeşimizin mke ile ilgili herhangi bir girişimini hatta özel sektörle mke yi buluşturacak herhangi bir projeyi, teknoloji yenileme ile ilgili herhangi bir projeyi10-12 bin işci alımı ile ilgili herhangi bir projeyi göremedik siz milletvekili iken yöremizle ilgili hiç bir çalışma yapmazsanız benim Başbakanım bunları görmiyecek mi Beyler Türkiyenin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Beydir o da doğruları bilir ve görür benim gördüğüm açidan da Mustafa beyin üzülerek söyluyorum MKE Genel Müdürlüğü için en ufak bir şansı yoktur daha doğrusu Milletvekili olmadan önceki fikirlerini Hayata geçiremediği için şansın kaybetmiştir özünde de çok mütevazı,çalışkan vede dürüst bir kişi olmasına rağmen bence şansı yoktur tabi bu benim dışar dan gördüğüm eğer Mustafa bey yukarda saydığım olaylarla ilgili girişimleri olmuş vede bende bunu atlamış isem o zamanda kendiisinden özür dilerim ama bildiğim kadarı ile mke nin personel sayısında düşüş oldu ,teknoloji ile ilgilide pek gelişme olmadı gibi ama genede Mustafa beyin gazeteniz aracılığı ile bir cevabını beklerim Sayın Milletvekilim seni yinede seviyoruz saygılarımla
05.02.2012 10:34:37