Büyük acının yaşandığı o faciadan bu yana hâlâ göz yaşları dökülüyor.
Kırıkkale’deki anma törenine katılanlar da göz yaşları ile programı izlediler.
Emin olun herkes ağladı.
Anma töreni dolayısıyla düzenlenen makale ve şiir yarışmalarında dereceye girenlere ödülleri de verildi.
Bu yıl ben de bir makale kaleme aldım.
Makalemde olayın evrenselliğine, insanlığa bırakılan mirasa, konuyla ilgili yanlışlıklara ve bu olaydan çıkarılması gereken derslere dikkat çekmeye çalıştım.
Birincilik bekliyorduk ama ancak üçüncü ilan edildik.
Önemli değil…
Hasan Ulusoy, çok değerli ve uzunca bir şiir yazmış.
Tam bir mersiye olmuş.
Destanlaştırmış olayı.
Fakat ancak o da üçüncü ilan edilebilmiş.
Bana sorarsanız birincilikten bile fazlasını hak etmiş…
Müthiş bir emek vermiş, olayı baştan sona anlatmış çünkü.
Vallahi hayran kaldım, tebrik ediyorum.
Bu olay çok müthiş bir gerçeğe işaret eden bir olay.
Herkese miras bir acı gerçekten.
Düşünsenize, Peygamber Efendimiz’in toz kondurmadığı torunu başı kesilerek şehit ediliyor.
Hz. Zeynep’in dediği gibi bu ne büyük bir olay, bir matem, kara bir gün.
Bunu yapanların yüzü gülebilir mi?
Bu olayın yaşandığı topraklarda huzur olabilir mi?
Neresi bu topraklar?
Kufe, Bağdat…
Yani bugünkü Irak…
Düşünün, Irak’ın yüzü hiç gülmüş mü?
Olayın yaşanmasından bu yana bu toprakların yüzü hiç gülmemiş.
Ne müthiş gerçek bu biliyor musunuz?
Olay, bu yönü ile çok büyük bir hadisedir.
Başka ve en büyük yönü ise, Peygamber sülalesine kast eden yanıdır.
Düşünün, Peygamber Efendimiz’in çocukken sırtında taşıdığı Hz. Hüseyin (as) vücuduna saplanan oklar, mızraklar, en son Peygamber Efendimiz’in öpmeye doyamadığı boynuna saplanan bir ok ile şehit ediliyor.
Başı kesiliyor ve bir mızrak ucunda dolaştırılıyor.
Bunu yapanlar, bu olayın yaşandığı yer iflah olabilir mi?
Bu acı ve bu acı olaydan hepimize çıkarılan dersler var.
Bu acı olay hepimizin mirasıdır.
Bu acı olay ve kıyam ile İslamiyet daha bir pekişmiştir kanımca.
Olaya bu gözle de bakmak gerekir.
Büyük acıyı her yıl yaşarken, bunu düşünmek gerekir.
Bir yudum suya hasret giderken 72 kişiyi her yudum suda düşünmek gerekir.
Suya ne büyük değer verilmiştir biliyor musunuz bu olay ile…
Bu kıyam, tevekkül, teslimiyet, cihat ve inanç, ibadet bakımlarından büyük derinlikler içermektedir.
Bunu iyi anlamak lazım.