Suçlamalar açığa çıktığı andan itibaren beyefendi “yaptığım iş kamuya ait kutsal bir iştir, o nedenle aklanıncaya yada suçum sabit görüldüğünde cezamı çekene kadar, kurumun zarar görmemesi adına bulunduğum görevden istifa ediyorum” diye açıklama yapmışr ve ilgili yerlere istifasını sunmuş…
Sonrasında,
O hanım efendiyi mahkemeye vermiş ve mahkemede hanım efendinin kendisine iftira attığını ispat etmiş…
Lüksenburg’da bir il belediye başkanının eşi, çalıştığı kurumda selefeden gelen paranın cazibesine kapılıp zimmetine geçirince, işiyle hiç alakası olmamasına rağmen belediye başkanı olan koca, derhal oturduğu makamdan istifa etmiş…
Ve istifa dilekçesinde şöyle bir gerekçe sunmuş!..
“Evini düzgün yönetemeyen insanın, koca bir şehri yönetmesi olanaksızdır.
Onurum ve ismim,
Namusum ise;
insanlara verdiğim söz ve bu sözün devamlılığıdır…
Mademki, hayatımı paylaşmak üzere söz verdiğim insanı kendim gibi ilke ve prensip sahibi yapamadım, o halde bende hak etmediğim koltuk ta oturmam… ”
Geçen hafta ulusal basından tüm Türkiye’nin okuduğu kıytırık tan haberler di bunlar tabi ki!..
Daha önceleri de vardı buna benzer haberler beşinci-onuncu sayfada yer doldurmak adına konulmuş, ama insan yinede düşünmeden edemiyor,neden böyle kıytırık tan haberler bizim ülkemizde yayınlanmaz diye.
Niye?
Çünkü bizim ülkemizde hiçbir seçilmiş yada atanmış kişi, iş yaptırmaya gelen bir bayana tacizde bulunmaz!..
Hiçbir yetkilinin hanımı,
Çocukları,
Akrabaları,
Arkadaşları,
Veya yandaşları,
Selefeden de olsa kendilerine sunulan maddi-manevi hediyeyi! (art niyetlilerin rüşvet dediği) kabul etmez…
Bizde namus dediğiniz zaman akla önce,
Verilen sözün unutulması,
Yapılan emanete hainlik edilmesi gelmez…
İktidar sahibinin sütüne bırakılmış yetkilerin,
Ve dahi,
Devlet malının korunması,
Yapılan görevin millet namına ifa edilmesi,
Eş,
Dost,
Akraba,
Partili gibi yandaş taifenin nüfus ve yetkiyi kullanarak,
Fakirin,
Düşkünün,
Yetimin,
Bilumum gurebanın hakkına tecavüz etmesi namustan sayılmaz!..
Bizde en büyük namus,
Para kazanmak,
Ve paraya giden her yolu kullanmaktır…
Hal böyle olunca,
Elin Gavurunda yaşanılan bu türden kıytırık haberler bizde olmaz, olsa bile haber değeri taşımadığından hiçbir gazetede hak ettiği sütunu almaz…