Fenomenimiz İsmail beyi tanımak korkunç zor bir durum! Size birçok yönünü tanıtmıştım ama çok bilinmeyen bir yönünü daha dün keşfettim. Bunu sizlerle paylaşmak istediğimden bilgisayarımın başına geçtim.Size ulaşmak için bu yazıyı yazmaya koyuldum.
Acaba nasıl yazsam ? Diye düşünmeye başladım.Hani bilirsiniz İsmail bey Sıvacılar birliğinin kurucusu, malacıların duayeni kestaneyi haç şeklinde çizerek kavurmayı Fransa’da öğrenmiş,sigara külünü, kül tablası olsa da yerlere çırpma alışkanlığından vaz geçmeyen,Sekreter kelimesini telaffuz etmede zorlandığı için” sekneder “ şeklinde söyleyen biri. Üst düzey bir amirin yanında dili sürçse de, ağzından sekreter yerine sekseder çıkarsa diye çok büyük bir korku taşıyorum. Hani geçenlerde yazmıştım Makro Market diyemediği için hep Marko Market dediğini. Pantolon yerine pontul dediğini de duyarsanız şaşmayın.
Geçenlerde büyük bir spor kompleksinde yapılan “Altın Kızlar Voleybol Turnuvası “final maçını seyretmek için İsmail Kısabacak ve iyi mala vuran sıvacılar birliği üyeleri kapalı spor salonunda yerlerini aldılar.Hani bilirsiniz futbol, hentbol gibi spor karşılaşmaları belli bir süre ile sınırlıdır. iki devre olarak oynanır. Hakemler, maç esnasında çeşitli sebeplerle oynanmamış addedilen süre kadar maçın sonunda ekleme yaparak belirlenmiş olan süreyi tamamlarlar. Ama tenis ve voleybol maçları böyle değil. Burada set usulü geçerlidir.Fenomenimiz bunun farkında değil tabi ki.
Maç başlar ,uzar gider… İsmail bey yerinde duramaz. Çok hareketli bilirsiniz.Bir an önce bitsin ister.Orada saha sorumlusu birini yanına çağırır “Evladım kaç dakika kaldı ? “ Diye sorar.
İsmail bey bir çam devirdiğini oradakilerin alaycı gülüşmelerinden anlamıştır, ama ne yapsın? Fransa’da o kadar zamanı boşa harcamıştır. “Ah deli kafam neden bunu öğrenmedim.” Diye kızar kendi kendine.
Neyse maç biter. Biraz sonra ödül töreni başlar. İsmail Kısabacak Ödüllerden birini hak sahibine sunması için anons edilir:
“Sıvacılar birliğinin kurucusu ve iyi mala vuranların banisi sayın İsmail Kısabacak beyefendiyi birinci olan kızlarımıza ödüllerini vermek üzere davetimi arz ederim.Buyurun sayın Kısabacak!”
Siz bilmezsiniz aziz okuyucularım .İsmail bey, yaz aylarında mutlaka Cannes şehrine gider, oradaki bütün sahilleri gezer. Buradaki turunu Cannes Film festivali ile tamamladığı için voleybol sporu ile ilgili bu küçük ayrıntıyı öğrenmeye fırsat bulamamıştır.
Bu kadar kusuruna bakmayınız. Bilirsiniz Bizim papatya karıları etrafında toplayıp ülke ülke fing atan first lady’miz Lav maker (Kanun yapıcı) diyeceği yerde Love maker (Aşk yapıcı )dedi idi de ne oldu? Başarılı diş işlerimiz sayesinde vatanımız bir şey kayıp etmedi idi.
İsmail bey sadece kalan süreyi sormuştu. Fazla büyütmeyin canım!